Trendyol’da Satacak Ürün Bulalım

Trendyol'da Satacak Ürün Bulalım

Bildiğimiz gibi Trendyol son zamanlarda pazaryerleri arasında pazar payı olarak birinciliğe oturmuş durumda. Birçok satıcı siparişlerinin çoğunu Trendyol’dan alıyor. Trendyol’un bunu nasıl başardığına değinmeden hepimizin ilgisini çekecek farklı bir konuya girmek istiyoruz. pazar yerlerinin aylık yaptığı satışlara baktığımız zaman ilk sırada Trendyol’un ikinci sırada Hepsiburada’nın üçüncü sırada da N11’in olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca Ne Satılır kullanıcıları da Trendyol ürün araştırma sistemimizi açmamızı istiyor.

Çünkü gün geçtikçe Trendyol’dan satış yapmak isteyen kişi sayısı bir hayli arttı. Bu bağlamda size Trendyol için test ettiğimiz ürün araştırma sistemimizden bahsedeceğiz. Hazırsanız hemen konumuza geçelim. Ne Satılır ile ürün analizi nasıl yapılır?

Ne Satılır İle Ürün Analizi

Ne Satılır’ın ürün araştırması kısmına girdiğimiz zaman halihazırda var olan pazar yerlerinin yanında Trendyol logosunu da yakında göreceğiz. Bu pazaryerinin ürün araştırma sistemine baktığımız zaman tıpkı diğer pazaryerleri gibi stabil bir şekilde çalışabiliyor. Banyo, spor, plates, çocuk ve outdoor gibi kategorileri tıkladığımız zaman sistem karşımıza en çok satan ürünleri kolay bir şekilde koyabiliyor. Karşımıza çıkan ürünlere baktığımızda 13 bin, 10 bin yorumlu ürünleri görüyoruz.ücretsiz ürün araştırma

 

Eğer sermayeniz büyükse ve kendinize güveniyorsanız bu ürünler ile çok satan markalara rakip olabilirsiniz ama işinizin çok zor olduğunu şimdiden belirtmek isteriz. Ancak bizim bu sistemdeki hedefimiz size çok satan ürünleri göstermekten ziyade rekabet açısından avantajlı olacağınız ürünleri de bulmak. Yani çok satan ürünlerin normal olarak rekabeti de çok yüksek olacağı için o ürünle sipariş almak bir hayli zor olacaktır.

Fakat biz size çok satan/satacak ve rekabeti de makul seviyede olan ürünleri de buluyoruz. Yani daha az rekabetin olduğu çok satacak ürünleri analiz ediyoruz. Bunu da filtreler kısmı ile sağlıyoruz. Filtreler kısmından aradığınız ürünün minimum ve maksimum fiyatını ve aylık satış adetini belirleyebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra aradığınız ürünün minimum ve maksimum aldığı yorum sayısını da isteğinize göre seçebiliyorsunuz. Puanı da aynı şekilde belirledikten sonra arattığınızda karşınıza filtrelediğiniz özelliklere uygun ürünler çıkacaktır.

Bir diğer önemli nokta da favoriler. Karşınıza çıkacak olan ürünlerin Trendyol müşterileri tarafından favorilenmiş olmasını istiyorsanız bu kutucuğu işaretleyebilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir konu var. Favorileri işaretlediğiniz zaman aradığınız ürünün aylık satış adetini düşürebilirsiniz. Bu noktada mantıklı bir denge yakalamak ve bu denge ile hareket etmek sizin işinize fazlasıyla yarayacaktır.

Arattıktan sonra karşınıza yaptığınız filtrelemeler dahilinde ürünler çıkacaktır. Eğer filtrelemeleri doğru bir şekilde ayarladıysanız hem bütçeniz hem de dükkanınıza uygun ürünler yakalayabilirsiniz. Ancak eğer karşınıza çıkan ürünler hala sizi fazlasıyla aşıyorsa bu sefer rakamları biraz daha düşürmeniz gerekiyor demektir. Örneğin ürünlerin yorum sayısı burada çok önemli bir faktördür. Eğer yorum sayınızı belirlemezseniz sistemimiz otomatik olarak en yüksek yorum sayısını baz alır.

Fakat yorum sayısı yüksek olan ürün rekabetin ve beraberinde maliyetin ve sermayenin de yüksek olduğu anlamına gelir. Eğer siz hala karşınıza çıkan ürünleri pazarlayabileceğinizi düşünmüyorsanız bu noktada filtreleme seçeneklerindeki yorum sayısını düşürebilirsiniz.

Tüm bu düzenlemeleri orantılı ve mantıklı bir şekilde yaptığınız zaman karşınıza çıkan listeye dikkatle göz gezdirebilirsiniz. Eğer doğru filtreleme yaptıysanız karşınıza mutlaka cebinize ve stratejinize uygun ürünler çıkacaktır. Ürünleri dikkatle incelediğiniz zaman sizin için ne kadar satılabilir olup olmadığına karar verebilirsiniz. Örnek olarak diyelim ki karşımıza 2021 ajandası çıktı. Bu tarz ürünleri kendisi üretip yani kendi markasını kurup pazarlayan pek çok satıcı olabiliyor.

Yıl sonuna doğru güzel bir strateji belirlendiği zaman ajandalar oldukça fazla satın alınabiliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir konu var. Ajandaların senenin ortasında satmasını beklememek lazım. Bu sebeple 2021 ajandaları 2020 sonlarında daha fazla satış elde etmiş olur. Eğer satmayı planladığınız ürünün böyle bir niteliği varsa istatistiki araştırmalar yaparken bu konuları da ele almanız gerekmekte. Karşınıza çıkan listeden ürünlerin yıl içerisinde nasıl bir fiyat değişimi yaşadığını da görebilirsiniz. Bu fiyat değişimlerine göre aylık ya da haftalık planlar yapabilir ona göre yeni ürün listelemelerinizi ya da gelir-gider tablonuzu düzenleyebilirsiniz.

Trendyol Kategori Rekabeti

Eğer satmayı hedeflediğiniz ürünü bulduysanız ya da gözünüze kestirdiğiniz bir ürünü araştırmak istiyorsanız. Ürün sayfasına giderek kategori bazlı araştırma yapabilirsiniz. Yine ajanda örneğinden gidecek olursak ajandanın bulunduğu bir alt kategoriden diğer ajandaları görebilirsiniz. Kategori sayfasının üst kısmından açabileceğiniz Ne Satılır paneli ile kategorideki ürünlerin daha derin ayrıntıların ulaşabilirsiniz.

Burada dikkat etmeniz gereken konulardan en önemlisi rekabet edebileceğiniz ya da size uygun olan ürünü bulmanızdır. Bir satıcının kaç ürünle hangi kategoriyi nasıl domine ettiğini araştırabilir ve sattığı ürünlerin yorumlarına beğenilerine ya da satış adetlerine bakarak kendinize bir yol belirleyebilirsiniz. Sadece karşınıza çıkan rakamlara göre karar vermemeli kendi analiz stratejinizi de benimsemelisiniz.

Ürünleri özel olarak araştırmalı ve detaya inmelisiniz. Ne kadar detaya inerseniz çok daha nitelikle analizler elde edebilirsiniz. Örnek olarak şu an için düşüte olan bir ürün, sistemimizde son haftalara göre değerlendirildiği için 30 günlük potansiyelinde bazı sapmalar yaşayabilir. Bu gibi durumları göz önünde bulundurmak ve bu nedenle uzun vadeli araştırmalar yapmak daha faydalı olabilir. Bizim sistemimiz size, incelediğiniz ürünün 30 günde size ne kadar ciro getireceğini söylemiyor. Satışlar sistemde kayıtlı olduğu şekilde devam ederse ürünün size ne kadar ciro getireceğini analiz ediyoruz.

Bu gibi ayrıntıları da belirtmekte fayda var. Sizler ürün analiz sistemimizi kullanarak çeşitli platformlarda çeşitli kategorilerden yüzlerce ürünü kendi filtrelemelerinize göre inceleyebilir ve pazaryerlerinde satmak istediğiniz ürünü şimdiden bulmaya başlayabilirsiniz. Doğru filtreleme yaparak ve kategorileri doğru analiz edip satıcıları da doğru araştırarak hem bütçenize hem de iş fikrinize uygun olan ürünü Ne Satılır kalitesi ile kolayca bulabilirsiniz.

Yapacağınız bu kategori rekabeti ile hangi ürünlerin hangi kategorilerde ne kadar dengeli satışlar elde ettiğine ulaşabilirsiniz. Kategori bazlı araştırmalarda çok daha tok sonuçlar elde edebilirsiniz. Ancak bu noktada yapacağınız filtrelemelere de dikkat etmelisiniz.

Pazaryerlerinde Ürün Analizinin Önemi

Eğer bir e-ticaret girişimcisiyseniz ve pazaryerlerinde satışlar yapmak istiyorsanız başarılı bir şekilde araştırma ve analiz yapmanız gerekmekte. Bu konuda Ne Satılır Türkiye’nin en başarılı araçlarını sizlere sunmakta. İster ürünleri ister kelimeleri ve anahtar kelimeleri isterseniz de kategorileri araştırabilir ve kendi bütçenize uygun fikirleri satmayı deneyebilirsiniz. Pazaryerlerinin yoğun bir trafik ile dolu olması sizi belli başlı stratejilere de mecbur bırakıyor.

Doğru fiyatlandırma, doğru ürün görseli ve açıklaması gibi bazı detayları kaçırmamalı ve önemli kriterlere göre ürünlerinizi listelemelisiniz. Ne Satılır’ın filtreleme araçlarını kullanarak doğru sonuçlara ulaşabilirsiniz. Sonrasında ürünü bularak doğru bir kategori analizi ile karşınıza hem bütçenize hem de konseptinize uygun ürünleri çıkartabilirsiniz. Ne Satılır, yeni serverları ile hızlı bir şekilde sizlere hizmet vermeye devam ediyor. Pazaryerleri üzerinden satışlar yapmak istiyorsanız Ne Satılır araçlarını kullanarak yapacağınız analizlerle cirolarınızı artırabilirsiniz.

Türkiye’de E-ticaret VS Yurt Dışında E-ticaret (Hangisi Daha Avantajlı?)

Türkiye’de E-ticaret VS Yurt Dışında E-ticaret

“Türkiye’de mi satış yapmalıyım yoksa yurt dışında mı?” akılları bir hayli kurcalıyor. Fakat bu iki unsurun birbirine tamamen tezat çok net ayrımları bulunmuyor. Bu blog yazımızda bu iki satış yönteminin kendine göre avantaj ve dezavantajlarını ele alacağız. İlk olarak aktarmak istediğimiz konu yurt dışında ve yurt dışına satışın avantaj ve dezavantajları. Gelin bu konuya bir bakalım.

Yurt Dışına / Yurt Dışında Satışın Avantaj ve Dezavantajları

Avantajlar

1- Döviz

Yurt dışında satış yaptığımız zaman döviz gibi bir avantaja sahip oluyoruz. Her ne kadar kur değişimleri nedeniyle sürekli fiyat güncellemesi yapmak zorunda kalıyor olsak da döviz kazandığımızda elde edebileceğimiz gelir de yüksek olabiliyor.

Yurt dışında satış yaptığımızda kur sorunundan büyük ölçüde kurtulmuş oluyoruz fakat giderlerimiz de elde edeceğimiz kazanca oranla artmış oluyor.

2- Ölçeklenebilirlik

Amazon tarafında oluşturulan başarılı bir işletme çok kısa bir sürede yüksek bir ivmeye ulaşabiliyor. Yurt dışında satış yapmanın bir diğer avantajı da budur. Olur da e-ticaret sitenizi satmaya karar verirseniz bu işi Türkiye’de yapmanız bir hayli zor olacaktır.

Fakat yurt dışında büyüttüğünüz ve güzel bir noktaya getirdiğiniz bir e-ticaret sitesini satabilmeniz hem çok kolay olacaktır hem de güzel bir gelir potansiyeli vardır. Konuya sadece e-ticaret sitesi olarak da bakmamak lazım. Pek çok kişi bir şekilde Amazon dükkanlarını da satışa çıkartabilmekte.

3- Talep

Türkiye’deki e-ticaret talebinin her geçen gün daha da arttığını farkındayız. Özellikle pandemi döneminde insanlar internetten satış yapmak istemeye başladı. Fakat yine de alım gücü ve nüfus açısından baktığımız zaman Amazon’un talep konusunda çok daha güçlü olduğunu görebiliyoruz.

Bu yüzden Türkiye’de e-ticaret yapmak ile yurt dışında e-ticaret yapmak arasındaki talep konusunda ülkemiz hala geri planda kalıyor. Yurt dışında insanlara ürünleri daha az düşündürerek daha fazla harcayabilecekleri şekilde satabilirken Türkiye’de henüz bu rahatlığa sahip değiliz.

4- Başlangıç Bariyerleri

Amazon’da satışa başlamak Türkiye’ye kıyasla çok daha kolay. Her ne kadar hesaplar bazı nedenlerden dolayı kapansa da bir dükkan açmak ve içine ürünler koyup satışlarını sağlamak çok daha sistematik bir şekilde ilerliyor.

Türkiye’de ise bir e-ticaret sitesi açılmak istendiği zaman karşımıza pek çok aşama çıkıyor. Bu aşamalar şirket kurulumu, vergi işlemleri, çalışanların maaşı ve sigortası derken her geçen gün daha fazla yorucu bir hale geliyor.

Çünkü yasal işlemleri atladığınız zaman yüksek cezalarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Amazon’da ise bu durum çok daha kolay ve düzenli bir şekilde işliyor.

5- Danışmanlık Potansiyeli

Eğer markanızı belli bir yere getirebilmişseniz. Yani ürünün üretilmesi, geliştirilmesi, kargolanıp teslimatının yapılması gibi süreçlerde bulunmuşsanız bu size çok değerli bir bilgi birikimi katacaktır. Bu sayede çeşitli danışmanlık firmalarında güzel maaşlarla çalışabilme fırsatı yakalayabiliyorsunuz.

Dünyaya ürün satışı yapan e-ticaret sitelerine ya da pazar yerlerine hakim olduğunuz zaman bu sitelere danışmanlık hizmeti veren firmalar tarafından da teklifler alabiliyorsunuz. Fakat bu durum Türkiye’de bu kadar kolay bir şekilde işlemiyor. Çünkü Türkiye’deki e-ticaret pazarı yurt dışına kıyasla çok daha küçük olduğu için danışmanlık hizmeti veren firmalar da çok az olduğundan bu alanda tecrübe kazanmanız size bir meslek kazandıramıyor.

Dezavantajlar

1- Döviz

Döviz, aslında hem avantaj hem de dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar kur farkından dolayı güzel gelirler elde edebiliyor olsak da aynı kur farkından dolayı çeşitli işlemlerin ve süreçlerin giderleri de çok fazla oluyor. Her şeyden önce yurt dışında satış yapabilmek için Türkiye’ye kıyasla çok daha fazla bir sermayeye ihtiyacımız var.

Ürünü tedarik etmek ve Amazon depolarına yollamak sonra oradan satışını gerçekleştirip müşteriye ulaştırmak hep bir gider aşamasından geçiyor. Bu da Türkiye’de yaşayan birisi için hata payının olmadığı anlamına geliyor. Zira ufak bir hata çok büyük bedellere sebep olabiliyor.

2- Rekabet

Yurt dışında satış yapmanın en büyük dezavantajlarından bir tanesi de rekabettir. Dünya çapında bir pazar yeri olan Amazon’da her geçen gün binlerce kişi dükkan açmaya çalışıyor. Bu da beraberinde ürününüzü satmaya çalışırken kıyasıya mücadeleye gireceğiniz rekabetin arttığını gösteriyor. Eğer para kazanmak istiyorsanız rakiplerinizden daha ileride olmalısınız.

Ürün fotoğraflarınızı profesyonel bir şekilde çekmeli, açıklamalarınızı ayrıntılı ve etkileyici bir şekilde yazmalı ve fiyat politikanızı doğru belirlemelisiniz. Aksi takdirde harcayacağınız on binlerce dolar çöpe gidebilir. Bu durum Türkiye’de çok daha az maliyetli ve az rekabetli olduğu için yurt dışında satış yapmanın dezavantajlarından bir tanesi de rekabettir.

3- Çinliler

Çinliler, Amazon’da satış yapmak istemiş pek çok kişiyi hem e-ticaretten hem de Amazon’dan soğutmuş insanlardır. Aynı listeden ürün satmaya çalıştığınız zaman ya da onlara bir şekilde rakip olduğunuz zaman mağazanızın kapatılmasına kadar pek çok şey başınıza gelebiliyor.

Yani ortada biraz bel altı rekabet var ve Çinliler bu rekabeti çok abartmış durumda. Onlara rakip olursanız başınıza kesin bir şeyler gelir gibi bir durum elbette yok fakat tehlikeli olduklarına dair pek çok olay yaşanmış.

4- Sert Amazon Politikaları

Amazon, Türkiye’deki diğer pazar yerlerine kıyasla çok daha sert politikalara sahip. Ne olduğunu anlamadığınız bir konudan hesabınız ve mağazanız kapatılabiliyor.

Türkiye’deki pazaryerlerini bu açıdan satıcılarına çok yumuşak davrandığını söyleyebiliriz. Fakat Amazon, küçük bir konudan direkt olarak suspend kararı verebiliyor. Bu da sonrasında çok can sıkıcı olabiliyor.

5- Karmaşıklık

Amazon, Türkiye’deki pazaryerlerine kıyasla çok daha karmaşık bir sisteme ve ara yüzüne sahip. Bu da Amazon’a yeni başlamış olan girişimci adaylarına çok zor zamanlar geçirtebiliyor.

İlk önce arayüzün anlaşılması ve sonrasında dükkanın açılıp ürünlerin girilmesi fiyatlandırmaların yapılması ve buna benzer pek çok teknik detayın öğrenilmesi haftalar alabiliyor. Bu da beraberinde öğrenilmesi gereken bir paneli getiriyor.

6- Türkiye’de Satış

Yurt dışındaki avantaj ve dezavantajlara baktığımız zaman Türkiye’nin genel durumunu ortaya kolay bir şekilde çıkartabiliyoruz. Türkiye, rekabet açısından avantajlı bir sektöre sahip.

Aynı zamanda marketinizi hızlı bir şekilde büyütebiliyor ve az bilinen pazarlama stratejilerinin arasından sıyrılarak güzel satışlar elde edebiliyorsunuz. Düşük maliyetler ile güzel bir site ya da mağaza kurarak kaliteli ürünler satabiliyorsunuz. Fakat her avantajın yanında mutlaka dezavantajlar da oluyor.

Türkiye’de satış yapmanın en büyük dezavantajlarından bir tanesi yüksek giriş bariyeridir. Ülkemizde satış yapabilmek için pek çok yasal aşamayı geçmeniz gerekiyor. Bu da ilk zamanlar biraz baş ağrıtıcı olabiliyor. Pazaryerlerinin de pek çok konuda eksik olması

Türkiye’de satış yapmanın dezavantajlarından bir tanesi. Eğer yurt dışından ürün tedarik etmek isterseniz kur bariyerine takılıyorsunuz. Dolayısıyla ülke içinde ne bulursanız onu satma derdine düştüğünüzü için doğru bir girişimcilik de ortaya koyamıyorsunuz. Bunların yanı sıra hesaplama bilmeyen satıcılarla rekabet etmeye çalışmak zamanla çok can sıkıcı bir hale gelebiliyor.

Tüm bunların üstesinden gelebilmek için pazaryerlerinden ve pazarlamadan ziyade Türk insanını tanımak ve ona göre hareket etmek gerekiyor.

Sonuç

Sonuca gelecek olursak her iki konunun da kendine göre büyük avantaj ve dezavantajları bulunuyor. Fakat ortaya daha nitelikli ve kalıcı bir iş koyabilmek adına yurt dışında satış yapmanın çok daha mantıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yüzden insanlar önce Türkiye’de kendilerini finansa edebilecek bir sistem kurup sonrasında Amazon’a yoğunlaşabiliyorlar. Bu da güzel bir strateji olabilir.

Türkiye’den Yurt Dışına Marka Ürün Al – Sat Yapmak

aliexpress arbitrage

Türkiye’den yurtdışına ürün al-sat yapmak hemen hemen ülkedeki tüm e-ticaret girişimcilerinin isteğidir. Özellikle bu pandemi döneminde pek çok kişi bu konuyu araştırıp bilgi edinmeye çalıştı. Çünkü herkesin bildiği gibi pandemi döneminde Türkiye’deki e-ticaret hacmi fazlasıyla arttı. Hal böyle olunca aklında internetten satış yapmak isteyen ya da yapan herkes bu işi yurtdışına taşımayı planladı. Şimdi gelin bu konu üzerine yaptığımız yayına bir göz atalım.

Türkiye’den Yurt Dışına Marka Ürün Al – Sat Yapmak

Türkiye’den yurt dışına ürün satmak ya da yurtdışından ürün almak için arbitrajın ne olduğuna iyi bakmak gerekiyor. Arbitraj, e-ticaret sektörünün en önemli terimlerinden ve işlemlerinden bir tanesidir. Arbitraj sayesinde yurt dışına oldukça uygun fiyatlardan ürün gönderimleri fazlasıyla mümkün oluyor.

Eğer kargo şubenizle yaptığınız görüşmelerde yurt dışına gönderimlerin çok pahalı olacağı yönünde bir geri dönüş aldıysanız üzülmenize hiç gerek yok. Aliexpress’in yurt dışına ürün gönderilmesi konusunda işletmelere sağladığı çok güzel avantajlar var.

PTS gibi kargo firmaları ile anlaşarak oldukça ucuz fiyatlandırmalar ile ürün gönderimi yapabilirsiniz. Arbitraj konuşulacaksa eğer en önemli konulardan birisi ürün bulmak ve bu pratiği düzenli hale getirmek. Ürün bulmak için belli başlı araçlar kullanılabiliyor. Bu araçlardan bir tanesi de Datamatrix.

Bu araç hem ülke hem de kategori ve alt kategoriler bazında araştırmalar yapabiliyor. Bu araç ile hem en çok aranan kelimeleri hem de en çok satan ürünleri araştırabiliyorsunuz. Bu kelimeler ve filtrelemeler ile de belli başlı hacimlere ulaşabiliyorsunuz.

Örneğin oyuncak ve hobi kategorisinde bir araştırma yaptığımız zaman en çok “Barbie” kelimesinin araştırıldığını görebiliyoruz. Bu kelime, ilk başlarda bir marka olarak aratılmış gibi zannedilse de aslında insanların oyuncak bebek aradığını biliyoruz. Hacim araştırmalarında bu tarz detayları da hesap etmek arbitraj konusunun en önemli ayrıntılarından bir tanesidir.

Datamatrix’in yanı sıra Ne Satılır ile de bu hacimlere basit ve kaliteli bir şekilde ulaşabilirsiniz. Anahtar kelimeler ya da kategori isimleri ile araştırmalar yaparak sonrasında çeşitli filtrelemeler ile sonuçları daraltarak istediğiniz sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bu şekilde hem istediğiniz ürünü bulmuş hem de doğru analizler ile hareket etmiş olursunuz.

Satan Ürünü Bulma

Çeşitli analiz araçları ile araştırmanızı yaptıktan sonra elde ettiğiniz kelimeleri ya da ürünleri Aliexpress’ten bulmanız gerekmekte. Çünkü ürün sayfasında da belli başlı analizler yapmanız gerekmekte. Bunun için Aliexpress’e gidip arama kısmına söz konusu kelimeyi aratabilirsiniz.

Aliexpress’in bu noktada bizlere sunduğu güzel bir filtreleme aracı var. Araştırmasını yapacağınız ürünü ya da kelimeyi kendi seçtiğiniz fiyat aralıklarında arayabiliyorsunuz. Sonrasında incelemek isteyeceğiniz ürünü seçtikten sonra ürün sayfasına girerek belli başlı incelemelere başlamanız gerekiyor. Ürünün fiyatına, başlığına, açıklamasına ve çeşitli kampanyalarına göz gezdirebilirsiniz. Ürün başlığında anahtar kelimelerin bulunması, ürünü güzel bir şekilde anlatan görsellerin olması bu konuda oldukça önemli detaylardan bir tanesi.

Tüm bu işlemlerden sonra ürünü Türkiye’de bulmamız gerekiyor. Burada dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi de ürünün fiyat takibini yapmak. Ne Satılır’ın ücretsiz olarak sunduğu 6 aylık fiyat takibi aracını kullanarak ürünün hangi fiyatlara ne zaman düştüğünü görebilirsiniz. Ürünün şimdiki fiyatını baz alarak kendi kar marjınızı ve maliyetinizi çıkarttığınızda aslında ürün çok daha düşük fiyatlara da satılabiliyorsa yanlış hesaplama yapmış olabilirsiniz.

Fiyatlandırma ve Arbitraj

Şimdi ürünü bulduktan sonra sıra bu ürünü Aliexpress’te fiyatlandırmaya geliyor. Öncelikle ürünümüzün KDV’sini iyi bilmemiz gerekiyor. Her ürünün kategori ile alakalı olarak KDV’si farklıdır. Genel geçer bir bilgi ile hareket edilirse ilerleyen zamanlarda sorunlarla karşılaşılabilir. Bundan sonra operasyon giderlerinin hesaplanması lazım.

Bu da ürünün teslimatının yapılması sürecinde harcanması gereken para demek oluyor. Ürünün gramajını ve boyutunu öğrenip ona göre kargo şirketine ne kadar para ödeneceği öğrenilmeli. Aliexpress’in anlaşması olduğu kargo şubelerinin internet sitelerinden bu konu ile ilgili bilgi alınabilir. Burada Aliexpress’in keseceği komisyonu da hedeflemek gerekiyor. Şirket şu an genel anlamda %8 komisyon kesiyor.

Burada önemli bir konu karşımıza çıkıyor. Aliexpress’ten satış yapan e-ticaret girişimcilerinin hemen hemen hepsinin ortak bir sorunu var. Ürünler toptan satın alındığı zaman pazaryeri depolarından satıcıya gönderiliyor. Satıcı kendisi ürünü kargolayıp faturasını üstüne yapıştırıp müşteriye kargoluyor. Bu durumda herkes ürünlerin kargo şubesinin deposuna gönderilip gönderilemeyeceğini soruyor.

Bu konuda al sat yapanlar için yeni bir çözüm var. Bu sorunların içinde olan bir girişimcinin kurduğu aktarmerkezi.com, satın alınan ürünlerin direkt olarak aktarılacağı bir depo olarak tanımlanabilir. Bütün operasyonel işlemler de Aktar Merkezi ile hallediliyor. Bu sayede satıcılar ürünü paketlemeyle, faturalamayla ya da kargolamayla uğraşmayıp tüm enerjilerini pazarlamaya ve ürün geliştirmeye harcayabiliyorlar. Tüm bunların yanı sıra Aktar Merkezi ile ürün, müşteriye çok daha hızlı ulaşmış oluyor.

Aliexpress’ten arbitraj yapma konusunun bir diğer önemli ayrıntısı da listelenen ürünlerin fiyatlarını doğru bir şekilde belirlemek. Dolar kuru nedeniyle Türkiye’den yurt dışına ürün satışı yapmak ürün listeleme konusunda epey yanıltıcı fiyatlandırmalara sebep oluyor. 100 TL’lik ürünü 100 Dolar’a satmaya çalışmak beklenen sonucu yüksek oranda vermeyecektir. Arbitraj mantığına göre ürünü doğru fiyat ile listelemek ve rekabete dayalı satmaya çalışmak çok daha avantajlı olacaktır.

Aliexpress’e Yeni Eklenen Ürünler

Bazı satıcılar, Aliexpress’in yeni eklenen ürünleri kategori başında göstermediğini düşünüyor. Fakat kategori sayfasına baktığımız zaman doğru filtreleme ile son eklenen ürünlerin en başta olduğunu net bir şekilde görebiliyoruz. Yani aslında Aliexpress, yeni satıcılara ve yeni ürünlere fazlasıyla önem veriyor.

Bu yüzden ürünü ilk listeleme aşamasında doğru bir strateji ve fiyatlandırma ile tamamlamak çok önemli. Ürün ilk olarak nasıl yayınlanırsa Aliexpress’te o ürünün lansmanını o şekilde yapmış olmakta. Bu noktada ürünü olabildiğince düşük kar marjı ile listelemeyi ve olabildiğince fazla sipariş almayı hedeflemelisiniz. Bu sayede ürünün yorumları ve yıldız puanı her sipariş sonrasında artacaktır. Yani kendinize ilerleyen zamanlarda içine gireceğiniz rekabet ortamı için güzel bir zemin hazırlamış olacaksınız. Bundan sonra ürün fiyatını yavaş yavaş artırmak ve ürünün devamlılığını sağlayabilmek çok önemli oluyor.

Bu noktada Aliexpress’e düzenli olarak ürün yüklemek ve tokenları yenilemek büyük önem arz ediyor. Eğer pazaryerinden satışlar yapmak istiyorsanız düzenliliğinizi sağlamalısınız. Aksi taktirde birkaç ürün ekleyip dükkanı öylece bırakanlardan olursanız hüzünlü bir sona hazırlanmalısınızdır.

Satıcı Segmentlerine Göre Ciro Dağılımı

Satıcı segmentleri, pazaryerlerinin en önemli kavramlarından bir tanesidir. Aliexpress’e baktığımız zaman şu an satıcıların %5’i master, %11’i pro, %8’i star ve %76’sı giriş seviyesi olarak karşımıza çıkıyor. Master seviyesine ulaşmak istiyorsanız dükkanınızda fazlasıyla ürün olması gerekiyor.

Master seviyesi satıcıların mağazalarına baktığımız zaman ortalama 1079 adet ürüne sahip olduklarını görüyoruz. Bu satıcıların 15 aydır satış yaptığını da es geçmemek lazım. Master harici satıcılara baktığımız zaman ise bizi ortalama 632 ürün karşılıyor. Bu satıcılar da ortalama 6 aydır satış yapmakta. Yani mağazanıza her gün ya da her hafta düzenli ürün girmeniz geleceğe yatırım konusunda çok avantajlı olabilir.

Pazar Yerlerinde Satış Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Satış Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüz e-ticaret sektöründe en çok ciro hepimizin de bildiği gibi pazar yerlerinden geçmekte. Bireysel internet sitelerinin yaptığı aylık ya da yıllık cirolar ile pazar yerlerinin yaptığı cirolar arasında dağlar kadar fark olduğu için genç girişimciler e-ticaret sektörüne pazar yerlerinden girmek istiyorlar. Fakat bunun ciddi bir konu olduğunu unutmamak lazım.

Pazar yerlerinin, tüm satıcıların bir araya gelmesi nedeniyle yoğun bir trafik barındırdığı su geçirmez bir gerçek. Fakat bu da aynı oranda rekabet demektir. Türkiye pazarını incelediğimiz zaman girişimcilerin pazar yerlerinde geniş kitlelere ulaşması çok daha muhtemel görünüyor.

Ancak pazar yerlerinin barındırdığı trafik aynı zamanda satıcıların birbirleri ile rekabete girmesine neden oluyor. Şimdi gelin size pazar yerlerinde satış yaparken dikkat edilmesi gereken konulara değinelim.

Diyelim ki genç bir girişimcisiniz ve internetten ürün satarak para kazanmak istiyorsunuz. Aklınızda ister kendi ürününüzü satmak olsun ister toptan alacağınız ya da başkasına ürettireceğiniz bir ürünü satmak olsun. Bu durumda satış yapabileceğiniz belli başlı platformlar var. Bunlardan birisi Pazar yerleri diğeri de size ait bir e-ticaret sitesi.

Dilerseniz kendinize ait bir e-ticaret sitesinden de satışlar yapmaya başlayabilirsiniz ancak bu sefer büyük pazarlama çalışmaları yapmanız gerekebilir. Genç girişimciler bunun yerine pazar yerlerine girerek doğru hamleler ile pastadan pay kapmaya çalışıyor. Fakat bu noktada da dikkat edilmesi gereken önemli konular var. Şimdi gelin pazar yerlerinde satış yaparken dikkat edilmesi gerekenlere hep birlikte bakalım.

Ürün Fotoğrafı

ürün fotograf çekimi

Pazar yerlerinde satış yaparken pazarladığınız ürünün müşteriye sunduğunuz fotoğrafına dikkat etmelisiniz. Belki de satacağınız ürünü onlarca satıcı farklı şekilde satmaya çalışıyor olacak. Bu yüzden ürününüz hakkında güzel bir açıklama yapmaz ve detaylı fotoğraflar kullanmazsanız müşterinizi bir başka satıcıya kaptırabilirsiniz.

Dükkanınıza koyacağınız ürün fotoğrafınız, ürününüzü en iyi anlatan şekilde olmalıdır. Kolay anlaşılabilir ve detaylı fotoğraflar kullandığınız takdirde ziyaretçilerinizden tam not alabilirsiniz. Özellikle tekstil, ev dekorasyonu ya da buna benzer bir kategoride ürünleriniz varsa doğru fotoğraflara kesinlikle ihtiyacınız olacak.

Aynı ürünün yüzlerce farklı satıcıda bulunduğu pazaryerlerinde aslında büyük bir rekabetin içine girmiş oluyorsunuz. Haliyle ziyaretçilerinizin de ürününüze girdiği zaman ilk karşılaştığı şey ürününüzün fotoğrafı oluyor. Bu yüzden ürün fotoğrafına büyük önem vermelisiniz.

Ürün İsmi

Türkiye’de olan tüm internet sitesi platformları Google aramalarına göre hareket ediyorlar. Ürün isminizi doğru bir şekilde belirleyemezseniz ürününüzü Google’da aratan potansiyel bir müşterinin karşısına çıkmanız zorlaşacaktır.

Örneğin evcil hayvanlara yönelik bir oyuncak satmayı planlıyorsunuz. Bu durumda en çok aranan “evcil hayvan oyuncağı” anahtar kelimesinin ürün isminizde ve açıklamanızda geçirmezseniz bu aramayı yapan evcil hayvan sahiplerinin karşısına çıkmanız zorlaşacaktır. Bu da rakiplerinizin şansını artıracaktır.

Bu yüzden ürünlerinizin hem açıklamalarını hem de isimlerini güzel bir şekilde belirlemelisiniz. Google anahtar kelime planlayıcı aracı ile anahtar kelime araştırmaları yapmalı ve ürünlerinizi bu şekilde oluşturmalısınız.

Ürün Açıklaması

Pek çok satıcı ürünlerini Pazar yerlerinde listelerken açıklamalarını önemsemiyor. Bir ürün ziyaretçisi o ürünün potansiyel müşterisi olabilmesi için ürünün en ince ayrıntısına kadar incelemek ister. Çünkü bir ürüne para vermek isteyen ziyaretçi nasıl bir ürüne para vereceğini ayrıntılı bir şekilde bilmek ister. Örneğin bir yazıcı satıyorsunuz.

Bu yazıcı modelinin tüm detaylarını ziyaretçiye vermeniz gerekmekte. Yazıcının dakikada kaç sayfa basabildiğini, tanklı mı tonerli mi olduğunu, fotoğraf kalitesinin nasıl olduğunu ya da hangi kağıt türleri ile uyumlu olduğunu… Bu tarz bilgileri müşteriye vermeniz gerekmekte. Aksi takdirde ziyaretçi ürün için ayırdığı parayı çok daha ayrıntılı detay aldığı başka bir satıcıya verecektir.

Ürünün satışı yapıldıktan sonra müşteriye göndereceğiniz fatura ve garanti belgesinin gönderileceğini belirtmeli ve kargo takip numarasının da müşteriye belirtileceğini eklemelisiniz. Bu tarz açıklamalar ziyaretçide güven oluşturur ve ziyaretçinin sizin ürününüzü alması daha muhtemel olur.

Fiyat / Kargo Takibi

kargo anlaşması

Herkesin bildiği gibi internetten satış yapmanın en önemli konusu düşük fiyat ve ücretsiz kargodur. Ürünü satın almak isteyen bir ziyaretçi ilk olarak ürünün ücretsiz kargolanıp kargolanmadığına bakmakta. Eğer ücretsiz kargo yoksa aynı ürünü başka bir satıcıdan alabiliyorlar. Bu da eğer siparişi ücretsiz bir şekilde kargolayamıyorsanız sizin için büyük bir dezavantaj oluyor. Bu noktada sizin bazı tüyoları denemeniz gerekebilir.

Örneğin pek çok satıcı ürünü ücretsiz bir şekilde kargoya veremese bile liste fiyatının üstüne kargo ücretini koyuyor ve bu şekilde ücretsiz kargo olarak satışını gerçekleştiriyor. Bu yöntem bazı durumlarda işe yarayabiliyor. Ancak yine de olay sadece ürünün ücretsiz kargolanıp kargolanmadığında değil. Ürünün alternatifleri ile arasındaki uyumu yakalayıp liste fiyatını ona göre belirlemelisiniz.

Unutmayın büyük bir Pazar yerinde pek çok satıcı ile rekabet içerisinde olacaksınız. Bu da fiyat takibi yapmanızı ve buna göre bir strateji geliştirmenizi gerektiriyor.

Müşteri Yorumları

Genel olarak e-ticaret sektöründe müşteri yorumlarının ne kadar değerli olduğunu herkes bilir. Siz ücretsiz kargo da yapsanız, fiyatı düşük de belirleseniz insanlar kötü bir müşteri yorumu gördüğü zaman o üründen direkt soğur. Çünkü kimse ne olursa olsun mağdur olma riskine girmek istemez. Bu yüzden pazar yerlerinde satış yaparken müşteri memnuniyetine önem verilmesi gerekiyor. Kargo paketinin içine müşterinizi sevindirecek küçük hediyeler bırakabilir, ya da çeşitli siparişlerde müşterinize indirim kodları verebilirsiniz.

Bu tarz jestler müşterilerin aklında markanızın kalmasını kolaylaştırır. Bu sayede olumlu yorumlar alabilir ve güzel bir marka bilinirliği oluşturabilirsiniz. Ancak müşterilerinizi memnun etmeniz için hediye ve jestlerin de dışına çıkmanız gerekir. Sipariş paketini güzel bir şekilde hazırlamalı, ürününüzün kırılmamasına özen göstermeli ve siparişlerin vaktinden teslimata çıkmasını sağlamalısınız. Doğru zamanda teslim edemezseniz bu sizi kötü anlamda etkileyecektir.

Pazar Yerlerinde Komisyon Oranları

Pazar yerlerinde dükkan açıp satış yapmaya hazırlanacak olan girişimcilerin dikkat etmesi gereken bir başka konu da pazar yerlerinin keseceği komisyon oranları.

Ürünlerinizi satarken fiyatlandırmanızı bu konuyu dikkate alarak yapmalısınız. Trendyol, N11, HepsiBurada ya da GittiGidiyor gibi pazar yerleri satışlarınızdan belli bir kesinti yapar. Bu kesintiyi cironuza göre doğru bir şekilde hesaplamalı ve stratejilerinizi ona göre devam ettirmelisiniz.

Müşteriye Değer Verin

E-ticaretin altın kurallarından bir tanesidir müşteriye değer vermek. Ne yazık ki pek çok satıcı sadece ürünlerini satmaya odaklandığı için müşterinin ne kadar değerli olduğunu unutuyor. Fakat bir marka olarak internetten ticaret yapılabilmesi için marka bilinirliği ve müşteri memnuniyeti gibi konular önemsenmelidir.

Aksi takdirde ne kadar doğru fiyat belirlemesi yapsanız da ne kadar güzel ürün açıklaması yazsanız da ya da ürün fotoğraflarını ne kadar iyi çekseniz de bir işe yaramayacaktır. Bunların yanı sıra müşteriyi önemsemek ve onların mağdur olmaması için çabalamak da çok değerlidir.

Pazar yerlerinde satış yaparken dikkat edilmesi gerekenlere bu şekilde değinmiş olduk. Yukarıda bahsettiğimiz konular elbette temel başlıklardı. Sizler zamanla elde ettiğiniz tecrübeleri değerlendirmeli ve yolunuzu bu tecrübeler dahilinde sürdürmelisiniz. Ve elbette bol bol araştırma yapıp bol bol dinlemelisiniz 😊.

E-Ticarette Varyantlı Ürün Nedir? Varyant Nasıl Oluşturulur?

varyantlı ürün

Varyant, e-ticaret sektörünün en önemli kavramlarından bir tanesidir. Çoğu sektör girişimcisinin sonralardan öğrendiği ve kullanıldığı zaman hem müşteri memnuniyetine hem de sitenin kullanımına büyük etki eden bu kavram, biraz kafa karıştırıcı olsa da aslında çok basit bir anlam taşımaktadır. Şimdi gelin önce bu kavramın ne olduğuna, e-ticaretteki yerine ve sonrasında nasıl kullanılabileceğine detaylıca bir bakalım.

Varyant Ne Demek?

Varyant, sözlük anlamına baktığımız zaman bir sonucun farklı yolları demektir. Yani bir hedefin, ana yoldan ayrılarak farklı ara yollar ile aynı ya da benzer sonuca ulaşmasıdır.

Temel olan sonuca çeşitli tercihler ile ulaşmak anlamına gelen varyant, e-ticaret sektörünün en kullanışlı işlemlerinden birisidir. Günlük hayatımızda da pek çok kere kullandığımız bu sistem, dijital tarafta çok daha kullanışlı ve bulunduğu platformu anlaşılır kılan bir hale gelmiştir.

Varyant, günlük hayatımızda herhangi bir ürün satın alırken, ya da çeşitli konularda seçimler yaparken sıkça kullandığımız bir kavramdır. Haliyle e-ticarette de farkında olmasak bile sıkça kullanıyoruz. Özellikle kişiye özel ürünlerde çokça kullanılan varyant sistemi, müşterinin kendi isteğine göre ürünü özelleştirmesine yarar.

Örneğin elinizde bir gömlek var. Bu gömleğin renk, beden, desen ya da cebinin olup olmaması gibi özellikleri birer varyanttır. Ya da kişiye özel bir ürün satıyorsunuz diyelim, bu ürüne yazı, fotoğraf ya da buna benzer çeşitli kişiye özel unsurlar eklenmesi müşterinin seçeceği varyantları oluşturur. Müşteriniz, varyantlara göre ürünün fiyatının ne olacağını öğrenir. Hem yazı hem fotoğraf istiyorsa farklı sadece yazı istiyorsa farklı fiyat ile karşılaşır. İşte bu sistemi sağlayan kavram varyanttır. Şimdi gelin e-ticaretteki yerine çok daha detaylıca bakalım.

Varyantlı Ürünlerin Avantajları

E-ticaret girişimcilerinin çözmekte biraz zorlandığı konulardan bir tanesi olan varyantlı ürün sistemi, sitenin ve ürün sayfasının çok daha kullanışlı olmasını sağlıyor. Eğer çok fazla özelliği bulunan bir ürün satıyorsanız varyant sistemini kullanarak müşterilerinizin çok daha rahat seçimler ile alışveriş yapmasını sağlayabilirsiniz.

Bu hem ziyaretçilerinizin internet sitenizde daha fazla vakit harcamasını sağlayacak hem de sipariş vermelerini kolaylaştıracaktır. Böylelikle kullanışsız bir internet sitesi yüzünden müşteri kaçırmamış olacaksınız.

Şimdi kişiye özel bir tablo ürününü ele alalım. Bu ürünü müşterilerinizin dilediği şekilde özelleştirebileceğini söylüyor ve pazarlamasını da bu şekilde yapıyorsunuz. İnsanlara kendilerine göre düzenlenebilen tablolar sattığınızı söylüyorsunuz. İnsanları bu şekilde internet sitenize çektikten sonra söylediklerinizi gerçekten vermeniz gerekiyor.

Çünkü insanlar tabloya çeşitli çerçevelerden bir tanesini seçmek, tablonun herhangi bir köşesine yazı yazdırmak, tek bir fotoğraf yerine yan yana iki adet fotoğraf bastırmak, kumaş kalitesini seçmek ya da buna benzer farklı seçimlerde bulunmak isteyebilirler. Siz tüm bu istekleri varyant olarak ürüne eklemediğiniz zaman müşterinize söylediğinizi veremediğiniz için siparişi kaçırmış olursunuz.

Ancak söylediklerinizi güzel bir varyasyon sistemi ile oluşturup bunların da fiyatlarını yapılan seçimlere göre belirlerseniz ziyaretçilerinizin diledikleri gibi seçimler yapmasını ve ortaya çıkan ürünün fiyatının ne olduğunu öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Şu an pek çok e-ticaret sitesinde ya da pazaryerinde varyant sisteminin kapsamlı veya basit halini görebilirsiniz.

Pazaryerlerinde Varyantlı Ürün

E-ticaret sektörüne yeni giren girişimciler ilk olarak pazaryerlerinde bulunmayı tercih ediyor. Elbette kendi sitelerini açan ve oradan satışlar elde etmeye çalışanları da oluyor ancak çoğunluk olarak girişimciler e-ticaret pazaryerlerinden giriyor.

Pazaryerlerinde ise varyantlı ürün oluşturma konusu biraz daha farklı. Pazaryerleri satıcılarına diledikleri gibi varyant oluşturmasına izin vermiyor. Bunun sebebi platform üzerindeki düzeni korumak ve müşteri memnuniyetini düşürmemek olarak yorumluyoruz. Bilindiği üzere varyantlı ürünler e-ticarette ürün kaynaklı yaşanan sorunlar içerisinde ciddi anlamda büyük bir paya sahip.

Yani varyantı doğru bir şekilde belirleyemeyen ya da bu sistemi aşırı karmaşık bir şekilde oluşturan satıcılar ne yazık ki müşterilerin doğru ürün seçimi yapamamasına sebep oluyor. Bu da pazaryerlerinin satıcılara varyant konusunda istedikleri özgürlüğü vermek istememesinin en büyük sebebi olabilir.

Bazı pazaryerlerinin varyant tanımları fazlasıyla kısıtlanmıştır. Yani satıcılar yalnızca platform tarafından belirlenen varyantları kullanarak satış yapabilmekteler. Bu yüzden bazı pazaryerlerinde dilediğiniz gibi varyant belirleyip ürünlerinizi satışa çıkartamıyorsunuz.

Bu durum satmak isteyeceğiniz ürünleri de epey kısıtlamakta. Dilediğiniz ürünü pazaryerlerinde satamamanızın sebebi bu. Ancak satıcılar sınırlı sayıdaki varyant tanımlarını kullanarak bazı ürünleri çeşitli yollarla satmayı başarıyorlar. Fakat bu durum elbette pek sağlıklı değil.

Varyantlı Ürün Nasıl Oluşturulur?

Varyant, yukarıda da belirttiğimiz gibi bir ürünün seçilebilir diğer özelliklerini barındırır. Satmak istediğiniz ürün müşteri tarafından özelleştirilebilir bir ürünse ya da çeşitli varyasyonları varsa varyant sistemi oluşturarak bu ürünü ziyaretçinize kusursuz bir şekilde sunabilirsiniz.

Varyantlı ürün nasıl oluşturulur sorusuna net bir şekilde cevap vermek doğru değildir. Çünkü kullandığınız platforma göre varyant oluşturma sisteminiz farklılık gösterebilir. Eğer WordPress üzerinden kurduğunuz bir sitede varyantlı ürün oluşturmak istiyorsanız ürün için önce nitelik oluşturmalı sonra da ürün sayfasının alt kısmından o nitelikler ile varyasyon oluşturmalısınız.

Ancak bir pazaryerinde satış yapmayı planlıyorsanız o zaman bulunduğunuz pazaryerinin varyantlı ürün kısıtlamalarını iyice öğrenmeniz gerekiyor. Şu an Hepsiburada, GittiGidiyor ve Trendyol en çok kısıtlamada bulunan platformlar arasında.

Bu platformlardaysanız ürününüze sınırlı sayıda varyant ekleyebilirsiniz. Örneğin sadece beden, renk ve boyut varyasyonlarını ekleyebilirsiniz. Fakat N11’deyseniz biraz daha özgür hareket edebiliyorsunuz. N11’de beden, renk ve boyutun yanı sıra uzunluk ya da model seçeneklerini de belirleyebiliyorsunuz. Tabii bu seçeneklerin isimlerini de değiştirebiliyorsunuz. Bu sebeple pazaryerinde varyantlı ürün oluşturmak hangi pazaryerinde olduğunuza göre değişmektedir.

Varyantlı Üründe Fiyat Belirleme

Varyantlı ürünlerde fiyat belirleme konusu pek çok e-ticaret girişimcisi tarafından sıklıkla karıştırılmaktadır. Sistemin çalışma mantığı normal bir ürünün fiyatını belirlemeye göre daha farklı olduğu için insanlar varyantlı ürün hazırlamayı zamanla öğrenebiliyorlar.

Ancak sistemin nasıl çalıştığının mantığı kavranırsa fiyatlandırma konusunda da rahat hareket edilebiliyor. Varyantlı ürünün çalışma mantığı, bir ürünün tercih edilebilir/özelleştirilebilir yanlarının bir araya gelmesini barındırıyor. Bir araya gelen sonuçtaki ürüne de farklı fiyatlar verilebilir. Örneğin çerçevesi olmayan ama sağ alt kısmında yazı bulunan bir tablo ile hem çerçevesi olan hem de sağ ve sol alt kısmında yazı bulunan kişiye özel bir tablonun fiyatı aynı olmamalıdır.

Çünkü ikisi de farklı varyasyonlardaki iki ayrı üründür. Bu gibi durumlara dikkat etmelisiniz. Yoksa ürünün fiyatı yanlış oluşturulduğu için gelir gider kısmında bazı hatalarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Sonuca gelecek olursak varyantlı ürünler e-ticaret sektörünün çok önemli bir kavramıdır. Ancak doğru kullanılmadığı zaman kötü sonuçlara sebep olabilir. Pazaryerinde karmaşık bir ürün sayfası oluşturabilme ihtimali yüzünden pek çok platform bu sistemi büyük ölçüde kısıtlamıştır ancak bireysel internet sitelerinde rahatlıkla kullanılabilir.

Doğru kullanıldığı zaman özelleştirilebilir ürünlerin satışında oldukça işe yarayabiliyor. Çeşitli varyasyonlardaki ürünlere çeşitli fiyatlar belirleyebilir ve hem emeğinizin karşılığını alabilir hem de maliyet-ürün sisteminizi tam anlamıyla oturtabilirsiniz. Bunun için sitenizin bulunduğu platformu iyice incelemeli ve eğitim videolarına göz atmalısınız.

Mağaza Puanı Nasıl Yükselir? Pazaryerlerinde Mağaza Puanının Önemi

Mağaza Puanı Nasıl Yükselir

Yeni e-ticaret girişimcilerinin ilk olarak başvurdukları platformlardan bir tanesi elbette pazar yerleri. İster işletme olun ister genç bir girişimci olan internetteki çeşitli imkanlar ile çeşitli platformlardan ürün satışı yapabilirsiniz.

Daha önce pazar yerlerinde satış yapmadan önce ve yaparken dikkat etmeniz gereken konulara değinmiştik. Bu yazımızda da pazar yerlerinde satış yaparken elde edeceğiniz mağaza puanına nasıl ve neden dikkat etmeniz gerektiğine değineceğiz.

Pazaryerlerinde satış yaparken mağaza puanınızın sizin marka güvenilirliğinizin ve müşteri memnuniyetinizin en açık göstergesi olacaktır. Müşterilerinize ne kadar değer verdiğiniz ile alakalı olarak bazı değişkenlere sahip olan bu puan, markanızın en önemli unsuru olacak. Her pazaryerinin mağaza puanı belirlerken farklı kriterleri olabiliyor.

Örneğin N11 müşteri yorumlarına göre bu puanı belirlerken, Trendyol ve Hepsiburada gibi platformlar satıcının sipariş sürecini nasıl yönettiğine daha çok odaklanıyor. Şimdi gelin lafı daha fazla uzatmadan pazaryeri mağaza puanına etki eden unsurlar listemize geçelim.

Pazaryeri Satıcı Puanına Etki Eden Unsurlar

Mağaza puanına etki eden unsurları fazlasıyla dikkate almalısınız. Ürünlerinize bakan bir potansiyel müşteriye ancak elde edeceğiniz puan ile güven verebilirsiniz. Düşük puanlı bir işletmeden kimse memnun kalamayacağını düşünerek alışveriş yapmaz.

Ürünü Kargoya Teslim Etme Süresi

Mutlaka hepimiz internetten alışveriş yapmışızdır. Satın aldığımız bir ürünün hemen bize gönderilmesini isteriz. Bu yüzden siparişlerimizin kargoya verilmesini dört gözle bekleriz. E-ticarette müşteriyi bekletmek büyük bir eksi puandır.

Bu yüzden aldığınız siparişleri söz verdiğiniz tarihlerde kargoya teslim ettiğiniz zaman bu maddeden artı puan kazanırsınız. Eğer söylediğiniz gibi hareket edemezseniz müşterinizin sizden ikinci sefer alışveriş yapmasını beklemeyin.

Ürünü zamanında kargoya teslim edebilmenizin en önemli noktası stok planınızı doğru yapmanız. Elinizde olmayan ürünü stokta gösterirseniz ve bu şekilde sipariş alırsanız ürünü zamanında kargoya teslim edemeyecek ve hem müşteriyi memnun edemeyecek hem de mağaza puanınızı düşürmüş olacaksınız.

Bir de nokta da paketleme sürecini güzel yönetmeniz. Ürünlerinizi sipariş geldiği zaman hızlı ve pratik bir şekilde paketlenecek şekilde saklamanız işinizi çok kolaylaştıracaktır.

 Siparişin Müşteriye Teslim Süresi

Siparişi kargoya doğru zamanda teslim ettiğiniz zaman tüm işi üstünüzden atmış olmuyorsunuz. Ürünü kargoya verdikten sonra da teslimat sürecini sıkı takip etmelisiniz. Siparişi müşteriye hızlı bir şekilde ulaştırabilmeniz için iyi bir kargo şirketi ile anlaşmalısınız.

Müşterinizi takip numarası ile bilgilendirip siparişin teslimat takibini yapmalı ve bunu da pazaryerine bildirmelisiniz. Aslında bu noktada mağaza puanının sağlığı için yapabileceğiniz tek şey iyi bir kargo firmasıyla anlaşmak. Ancak bir kargo firması ne kadar da iyi olsa bazı aksilikler yaşanabiliyor. İşte tam da bu sırada sizin konuya ne kadar hakim olduğunuz ve çözüm odaklı olan bakış açınız büyük önem kazanıyor.

Ürün İade – İptal Oranları ve Onay Süreçleri

Ürününüzü sattıktan ve teslimatını sağladıktan sonra da işinizi bitmiyor. Kaliteli bir satıcı olmanın en önemli aşamalarından bir tanesi satış sonrası hizmettir. Müşterinizin herhangi bir sorununa hızlı bir şekilde geri dönüş yapmalı ve onun mağdur olmasını engellemelisiniz. Ürününüzü hatalı gönderebilirsiniz ya da teslimat sürecinde paket zarar görmüş olabilir.

Bunun gibi pek çok durumda müşteriniz ile iletişime gidip onun memnuniyetini kazanmak zorundasınız. Eğer müşteriniz iade ya da değişim talebinde bulunursa bu işlemi geciktirmemelisiniz. Çünkü pazaryerlerinde bu gibi durumlara fazlasıyla önem verilir. Siz müşterinizi memnun edemediğiniz zaman müşteriniz hem sizden hem de bulunduğunuz pazaryerinden şikayetçi olacaktır.

Bu sebeple pazaryerleri satıcılara belli başlı kurallar getirmekte. Bunlardan bir tanesi de hiç şüphesiz ürün iade ve iptallerinin onay süreçleri. Bu süreçleri doğru bir şekilde yönettiğiniz zaman mağaza puanınız yükselecektir.

Doğru Paketleme

Siparişlerinizi müşterinize sağlam bir paket ile göndermelisiniz. Ürünlerinizi kargoda kırılmayacak şekilde paketlerseniz herhangi bir kırılma ya da benzeri sorunla karşılaşmazsınız.

Bu durum aynı zamanda müşterinizin paketi açarken işinizi güzel yaptığınıza dair güven duymasını da sağlar. Ayrıca paketlerin içine koyacağınız küçük hediyelerle de müşterinizi memnun ederek akıllarında kalmanızı kolaylaştırabilirsiniz.

Bu tarz küçük hediyeler insanları ikinci bir siparişte aynı markaya yönlendirebiliyor. Bu tarz durumlar hem müşterinizi memnun etmenizi, marka bilinirliğinizi artırmanızı bunlara bağlı olarak da mağaza puanınızı yükseltmenizi sağlayacaktır.

Baktığımız zaman pazaryerlerindeki mağaza puanının önemini bir kez daha görüyoruz. Bu puanın düşmesiyle birlikte markaya ve satıcıya ne tür zararlar geleceğini de görmüş olduk.

Eğer siparişlerinizi zamanında  göndermezseniz, satışınızı herhangi bir sebepten iptal ederseniz, teslimatlarınızı geciktirirseniz, iadelere ya da değişimlere geç dönüş yaparsanız ve satışı yapılan üründen farklı bir ürün gönderirseniz alacağınız şikayetler nedeniyle mağaza puanınız düşecektir. Bu da satışlarınızı tahmin bile edemeyeceğiniz seviyede etkileyecektir.

Kötü mağaza puanına hiçbir müşteri güvenmez. Bu yüzden ürünlerinizi özenle paketlemeli ve sipariş takibini yapmalısınız.

Mağaza Puanınız Çok Fazla Düşerse Ne Olur?

Mağaza puanınız sizin güvenliğinizdir. Bu puanı ne kadar yüksek tutarsanız müşterilerinize o kadar güvenilir görünürsünüz. Puanı düşük bir satıcıdan kimse alışveriş yapmak istemez. Bu da elbette cirolarınızı büyük oranda etkileyecektir.

Ancak etkileneceğiniz tek nokta bu olmayacaktır. Pek çok pazaryeri mağaza puanı düşük satıcıları platformlarında tutmak istemez. Yani mağaza puanınız düştükçe ya ceza yersiniz ya da uyarı alırsınız. Bu durum devam ederse pazaryeri sizinle daha fazla çalışmak istemeyecektir. Yani dükkanınız kapanacaktır.

Bu yüzden mağaza puanınızı olabildiğince yüksek tutmalı ve müşterilerinizi memnun etmelisiniz. Unutmayın müşterinizi ne kadar memnun ederseniz başarıya ulaşmanız da o kadar kolay ve güçlü olur.

Mağaza Puanı Parayla Yükselir Mi?

Hiçbir pazaryeri para karşılığında mağaza puanı yükseltme işlemi yapmıyor. Fakat bazı satıcıların etik ve doğru olmayan yollarla kendi puanlarını yükselttiği de hepimizin bildiği bir gerçek.

Satıcılar, kendi ürünlerini kendi hesaplarından satın alıyor ya da tanıdık birisine satın aldırıyor, sonrasında da ürüne olumlu yorum girerek puanın yükselmesini sağlıyor. Ancak bu uzun vadede yeterli bir çözüm olmuyor.

Çünkü siz yoğun olarak olumsuz yorum alıyorsanız kendi kendinizi puanlayarak bu durumu düzeltmeniz epey zor olacaktır. Bunun yerine işinize odaklanmanız ve bir şeyleri doğru yaparak müşterilerinizi memnun etmeniz çok daha kolay olacaktır.

Düşük Mağaza Puanına Nasıl Cezalar Geliyor?

Eğer mağaza puanınız günden güne düşüyorsa müşterilerinizi memnun edemiyorsunuz demektir. Yani ya siparişi kargoya geç veriyorsunuzdur ya müşteriye yanlış ürün gönderiyorsunuzdur ya iade işlemlerini geç yapıyorsunuzdur ya da siparişleri özensiz paketliyorsunuzdur.

Bu gibi durumlarda mağaza puanının düşmesinin yanı sıra bazı cezalar yiyebiliyorsunuz. Çünkü sizler aslında hem kendi marka memnuniyetinizi hem de bulunduğunuz pazaryeri platformunun marka memnuniyetini hiçe saymış oluyorsunuz.

Bu gibi durumların artmasıyla pazaryerleri satıcılara bazı para cezaları ve çeşitli kısıtlamalar verebiliyor. Bu cezalara yakalandığınız zaman durumu kurtarmak ve tekrar eskisi gibi başarılı bir satıcı olmak çok uzun vadede gerçekleşebiliyor. Bu yüzden müşterilerinizi olabildiğince memnun etmeli ve gerekirse kendinizden fedakarlık edip siparişlerinizi olumlu yorumlara çevirmelisiniz. Aksi takdirde hiç de istemeyeceğiniz sonuçlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

E-Ticaret Sitesi Kurmak İçin Gerekenler Nelerdir?

E-Ticaret Sitesi Kurmak İçin Gerekenler

E-ticaret sitesi kurmak için gerekenler nelerdir ve e-ticaret sektörüne yeni giren ve girmeye hazırlanan kişilerin dikkat etmesi gereken konular hangileridir?

Bu sorular e-ticaret sitesi kurmayı düşünen herkes tarafından sıkça sorulmaktadır. Henüz hangi ürünü nasıl bir sistem ile satacağını bilemeyen kişiler dışarıdan baktığı zaman bir site kurmak ve o site üzerinden satış elde etmeye çok zor bakabiliyorlar. Ancak bu durum dışarıdan göründüğü kadar zor değildir.

Eticaret sitesi kurmak için gerekenler karşılandığı ve sabırlı olunduğu zaman sipariş almamanız için hiçbir sebep yoktur. Şimdi gelin internetten satış yapabilmeniz için ilerlemeniz gereken adımlara bir göz atalım.

Geride bıraktığımız 5 yılda Türkiye’deki e-ticaret hacmi büyük bir oranda arttı. Bu oran 2020 yılında daha da katlandı. Sebeplerinden birisi de elbette pandemi süreci. Evlerinde kalması gereken koca bir nüfus internetten alışveriş yapmaya ve bir şeyler satmaya odaklandı.

Bu da ülkemizdeki e-ticaret hacmini hem satın alım hem de satış yapma konusunda büyük oranda etkiledi. Haliyle pek çok kişi de internetten bir şeyler satmaya odaklandı. Bu yüzden herkes e-ticaret sitesi kurmak için gerekenler ve ihtiyaç duyulanlar şeklinde konulara odaklandı. Peki bir e-ticaret sitesini kurabilmeniz için hangi aşamaları geçmeniz gerekiyor?

E-Ticaret Sitesi Kurarken Gerekenler Nelerdir?

1- Zaman Ayırmayı Bilmek ve Sabırlı Olmak

Eğer internetten satış yapmak istiyorsanız bunu ciddi bir şekilde düşünmelisiniz. Kimse kolay bir şekilde bu işe girip para kazanamıyor. Ciddi bir şekilde girip sabırlı olmanız gerektiğinin farkında olursanız başarıya ulaşabilirsiniz. Genel olarak pek çok kişi dijitalden satış elde etmeyi basit bir internet sitesi kurarak başarabileceklerini sanıyorlar fakat durum bundan çok daha farklı bir şekilde seyrediyor.

Ziyaretçilerinize kaliteli bir ürün sayfası sunmanız, başarılı ve aktif bir sosyal medya sayfası sunmanız gerekmekte. Bunlar da zaman isteyen şeyler olduğu için sabırlı hareket etmeniz lazım. Eğer bu işe ciddi bir şekilde girmek istiyorsanız hele bir de ekibiniz varsa çok güzel işler yapacaksınız demektir. Eğer bu işe nasıl bir yatırım yapmanız gerektiğinin farkındaysanız direkt ikinci aşamaya geçebilirsiniz.

2- Vergi Mükellefi Olmak

E-ticarete yeni başlayacak olanlar vergi mükellefi konularına hakim olmalıdır. Büyük bir işe giriyorsanız devlete vergi ödemesi yapmanız gerekmekte. Aksi takdirde ileride büyük cezalar yiyebilirsiniz. Yani büyük paralar kazanmayı hedefliyorsanız işi usulüne göre yapmanız gerekmekte.

Eğer hali hazırda bir şirketiniz varsa e-ticaret için yeniden şirket açmanıza gerek yok. Bir firmanız yok ise, şahıs şirketi kurmak veya adi ortaklık kurmak en maliyetsizi olur. Bu şirketlerin ortalama maliyeti 400 TL ile 1000 TL arasında değişmektir. İsterseniz limited şirket ya da anonim şirket de kurabilirsiniz ancak bunun maliyeti şahıs şirketine ve adi ortaklığa göre çok daha maliyetli olacaktır.

E-ticaret sektörüne girmek istiyorsanız bir şirket sahibi olmanız ve vergi levhanızı aktif hale getirmelisiniz. Bunları yapmadığınız takdirde sitenize ödeme sisteminizi kuramaz ve sipariş alamazsınız.

Bir şekilde ödeme sistemini kursanız bile yüksek satışlara ulaştığınız zaman maliye tarafından takip edilecek ve belki de kötü sonuçlarla karşı karşıya kalacaksınız. E-ticaret sektöründe bu konulara dikkat etmek gerekiyor. Şimdi gelelim bütçe ayarına.

3- Harcamalar için Bütçe Ayarlamak

E-ticarete girerken dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi de bütçe planlamasıdır. Paranızı doğru bir şekilde kullanmazsanız yapacağınız reklam çalışmaları, yatırımlar ve diğer harcamalar plansız olacağı için hiç beklemediğiniz bir sonuç ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Bu yüzden bütçe planlamanızı doğru bir şekilde yapmalı ve bu plana sadık hareket etmelisiniz.

Bütçenizi belirlerken firma kurulum maliyetlerini, ürün maliyetlerini ve diğer tüm harcamalarınızı ayrıntılı bir şekilde raporlamalısınız. Bu raporlamayı yanlış yaptığınız takdirde bütçeniz yanlış bir şekilde harcanacak ve belki de çok önemli bir noktada ulaşabileceğiniz sonucu kaçıracaksınız.

E-ticaret sitenizin büyüme stratejisine bağlı olarak bütçe planınızı kontrollü bir şekilde değiştirebilirsiniz.

4- Profesyonel Bir Site

E-ticaret sektörüne girmeye hazırlanıyorsanız ihtiyacınız olan bir diğer konu da kaliteli bir alışveriş sitesidir. İnternet siteniz olmadan da çeşitli sosyal medya platformlarından ya da pazaryerlerinden siparişler alabilirsiniz ama bir internet sitesine sahip olmanız sizi pek çok konuda daha avantajlı yapar. İhtiyaçlarınızı güzelce belirlemeli, sitenizi nasıl kuracağınıza karar vermeli ve ödeme sisteminizi hazır etmelisiniz.

Ödeme sisteminizin siparişlerinizden ne kadar komisyon ve işlem ücreti keseceğine de dikkat etmelisiniz. İnternet sitenizi isterseniz bir e-ticaret paketi ile kurabilir isterseniz de çeşitli platformlardan kendiniz oluşturabilirsiniz. WordPress ve Shopify en çok kullanılan e-ticaret platformlarıdır. İnternet sitenizi bu iki platformdan kolay bir şekilde kurabilir ve ürünlerinizi satışa hazır hale getirebilirsiniz. Şimdi gelelim bir e-ticaret sitesi için ihtiyaç duyulan başka bir konuya.

5- Pazarlamaya Odaklanın

İnternetten satış yapmak istiyorsanız ihtiyacınız olan bir başka konu da hiç şüphesiz pazarlamadır. Çeşitli sosyal medya platformları üzerinden takipçi kazanarak satışlar elde etmeyi düşünmek hızlı bir şekilde gelir elde etmek istiyorsanız size istediğiniz sonucu vermeyebilir.

Bu yüzden hem Google hem de Facebook ile Instagram üzerinden reklamlar vermeli ve hem marka bilinirliğinizi artırmalı hem de internet sitenize trafik çekmelisiniz. Reklamlar olmadan ürünlerinizi büyük kitlelerin karşısına çıkartmanız epey zor olacaktır. Bu yüzden güzel bir reklam stratejisi geliştirmeniz ve bu strateji ile satışlar elde etmeye çalışmanız önemli sonuçlar doğurabilir.

Temel olarak bir e-ticaret sitesinin kurulumunda pek çok şeye ihtiyaç duyuluyor. Eğer bu sektörde yeni bir girişimciyseniz listeyi sizin için biraz daha uzatabiliriz. Ürün fotoğrafları konusu ile yazımıza devam edelim.

Ürün Fotoğrafları Nasıl Olmalı?

E-ticaret sitesinin en önemli unsurlarından bir tanesi de ürün fotoğraflarıdır. Ürünlerinizi doğru ve ayrıntılı bir şekilde ziyaretçinize sunamadığınız zaman potansiyel müşteriler yakalamanız zorlaşacaktır. İnsanlar satın almak isteyecekleri ürünün her ayrıntısına ulaşmak isterler.

Siz bu tatminkarlığı insanlara sunamazsanız sipariş kaçırmanız muhtemeldir. Bu yüzden ürünlerinizi güzel bir şekilde fotoğraflamanız ve ürün açıklamasını da güzel bir şekilde doldurmalısınız. Bu şekilde yapacağınız çalışma insanların ürünlerinizi daha ayrıntılı tanımasını sağlayacaktır. Bu da çok daha kolay sipariş alabileceğiniz anlamına geliyor.

Sipariş Paketleme

E-ticaret sektörüne yeni giren girişimcilerin pek dikkat etmediği konulardan bir tanesi de siparişlerin paketlenme sürecidir. Siparişlerinizi özenli bir şekilde paketlemezseniz bu müşteri memnuniyeti ve marka bilinirliği konusunda eksik puan alacağınız anlamına geliyor. Müşterileriniz kendilerine gönderilen ürünün güzel bir şekilde dikkatlice paketlenmesini ister.

Üstünkörü bir kutuya atılmış ve kargolanmış özensiz paketler müşterinin sizi kötü bir marka olarak tanımasına sebep olur. Bu da aynı müşterinin sizden ikinci siparişi vermeyeceği anlamına gelebilir. Eğer ürünlerinizi güzel bir şekilde paketler ve bu konuda müşterilerinizden tam not alırsanız siparişlerinize verdiğiniz önem müşterilerinizin arkadaşları tarafından da bilinir. Bu da hem marka bilinirliğini artırır hem de küçük çaplı viral bir reklama evrilir.

E- ticaret sektöründe dikkat edilmesi gereken pek çok konu vardır. Bizler bu blog yazımızda yeni girişimcilerin dikkat etmesi ve atlamaması gereken durumlara değinmek istedik. Başarılı bir yol izlemek istiyorsanız işinizi ciddiye almalı ve sabırlı olmalısınız.

İnternetten Para Kazanmanın Yolları (2021 Güncel)

Teknolojinin ve dijital dünyanın her geçen gün daha da gelişmesi ve insanlara sunduğu fırsatların artması, sizleri internetten para kazanmanın yollarını araştırmaya itmiş olabilir.

Eğer tam da bu amaç için buradaysanız bu blog yazısını okumaya devam edin.

İnternetten Para Kazanmanın Yolları

İnternetten para kazanmak pek çok kişi için saçmalık gibi dursa da bugün yüz binlerce insan ya bir e-ticaret sitesi ile ya da blog sitesi ile yüklü miktarda paralar kazanabiliyor. Artık ülke ekonomileri geleneksel ticaret yollarının yanı sıra dijital dünyadaki şirketlerin elde ettiği gelirler ile güç buluyor. Hepimizin yakından bildiği Amazon, bugün dünyanın en büyük e-ticaret sitesi olarak nitelendiriliyor.

Yine Facebook, dünyanın en büyük sosyal ağı olarak nitelendiriliyor. Zamanında küçük adımlar ile başlayan bu iki serüven, şu an dünyanın en güçlü adımlarına dönüşmüş durumda. Eğer siz de küçük adımlar ile sabırlı bir şekilde ilerleyip güzel bir gelecek kurmak istiyorsanız bu blog yazısındaki internetten para kazanma yollarını dikkatle okumalısınız. Şimdi geçelim internetten nasıl para kazanılacağına.

Öncelikle, internetten para kazanmanın yolları derken size kolay yoldan para kazanmak gibi bir terimi ifade etmek istemiyoruz. İnternetten para kazanmak yoğun bir şekilde sabır, enerji ve motivasyon ister. Kolay yoldan kazanılan hiçbir para kalıcı olmaz. Fakat internet üzerinde kuracağınız kendi markanız size bir ömür yetebilecek paralar kazandırabilir. Blog sitesi ile başlayalım.

1. Güzel Bir Blog Sitesi Kurabilirsiniz

İnternetten para kazanmak denildiği zaman akla ilk gelen seçeneklerden bir tanesi blog sitesi kurmaktır. Eğer araştırmayı, bir şeyler anlatmayı ya da yazmayı seviyorsanız, herhangi bir konuda uzmanlığınız ya da hobiniz varsa bir blog sitesi size çok şey kazandırabilir. Google, bir internet sitesinde insanlara yararlı bilgiler veren siteleri destekliyor.

Hepimizin de bildiği gibi Google, dünyanın en büyük arama motoru olarak kabul ediliyor. Herhangi bir bilgiye ihtiyaç duyduğumuz zaman bakacağımız ilk yer Google oluyor. Eğer siz de insanların merak edeceği, araştırma yapacağı konularda başlıklar yazarak Google’ı doldurursanız internet sitenize gelen ziyaretçi kadar da Google size para öder. Sitenizde gösterdiğiniz reklamlar ve bu sayede dönen ticaret size para olarak geri döner. Ancak bir blog sitesi açarken şunları asla unutmamalısınız:

1. Sağlık, finans, insan ilişkileri, hobiler veya kişisel gelişim gibi ölümsüz bir tema seçin;

2. Herhangi bir konuda her zaman en iyi kaynağı oluşturmaya odaklanın;

3. SEO eğitimi alın ve sitenizi arama motorlarında yukarılara taşıyın;

4. Popüler bloggerlar ve influencerlar ile etkileşime geçin.

Bu sayede içeriklerinizi kaliteli bir şekilde hazırlayabilir ve ziyaretçilerinize sunabilirsiniz. İçeriklerinizin kalitesine ne kadar önem verirseniz internet sitenizin de yükselme ihtimali o kadar artar.

2. Bir Affiliate Web Sitesi Oluşturun

Öncelikle affiliate mantığını anlatmamız gerekiyor. Affiliate, bir internet sitesi kurup çeşitli ürünlerin incelemelerini yapmak ve paylaşmak, sonrasında ise insanlar bu incelemelerden satışa yönlendirmektir.

Eğer potansiyel müşteriler sizin incelemelerinizden müşteriye dönüşürse ürünün gelirinden komisyon alırsınız. Bu da ne kadar çok ürün incelemesi yaparsanız para kazanma ihtimalinizi o kadar çok artırır. Bu yöntem size çok para kazandırmıyor gibi görünebilir ancak sadece affiliate mantığı ile çalışan milyon dolarlık internet sitelerinin olduğunu bilmeniz gerek.

Ürünlerin incelemelerini yaparken son derece ayrıntılı ve doğru hareket etmelisiniz. Affiliate web siteleri Türkiye’de henüz çok yaygın değil. Bu yüzden bir affiliate sitesi açarak hiç ummadığınız gelirler elde edebilirsiniz.

3. Bir E-Ticaret Sitesi Açın

İnternetten para kazanma denildiği zaman akla hemen bir e-ticaret sitesi kurmak ve ürün satışları yapmak gelir. En çok tercih edilen yollardan bir tanesi de budur. Çünkü insanlar internetten ürün satmaya çok daha sıcak ve somut yaklaşmaktadır. Fakat ne yazık ki önce bir siteyi sonra ürünü hazır etmek ve bu ürünün ve markanın pazarlamasını yapmak tahmin edildiği kadar basit değil.

Bu yüzden hem maliyeti minimuma indirmek hem de gereksiz harcama yapmamak adına e-ticaret sitesi kurarken ve reklamlar verirken son derece mantıklı ve bilgili hareket etmelisiniz. Bu madde hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz buraya tıklayarak E-ticaret paketleri ile ilgili blog yazımıza gidebilirsiniz. Şimdi gelin internetten para kazanma konusunun e-ticaret maddesine daha yakından bakalım. Aşama aşama ilerleyelim.

· Ürün Araştırması Yapın

ücretsiz ürün araştırma

İnternetten para kazanmak için bir e-ticaret sitesi kurmayı tercih ettiyseniz internet sitenizi kurmadan önce ürün araştırması yapmalısınız. Ürününüzü istatistiklere göre araştırmalı asla kendi kişisel düşüncelerinize göre hareket etmemelisiniz.

Pazaryerinde en çok satış yapan kategorileri ve ürünleri incelemeli, yurtdışındaki trend ürünleri de göz önünde bulundurmalısınız. Doğru pazar için doğru ürünü bulduktan sonra sıra domain satın alıp sitenizi kurmaya geliyor.

· Domain Alıp Sitenizi Kurun

Ürününüzü bulduktan sonra aklınızdaki konsept ya da ürün ile alakalı bir domain satın aldıktan sonra sitenizi kurmaya başlayabilirsiniz. Siteniz ürününüzün tasarımıyla son derece alakalı olmalıdır.

Uyumsuz bir ürün-site ilişkisi kurarsanız bu size marka bilinirliği açısından kötü bir sonuç olarak dönecektir. Kimse düzgün bir şekilde kurulmamış siteyi hatırlamaz. Sitenizi kurduktan sonra reklam stratejilerinizi denemeye başlayabilirsiniz.

· Reklamlar Verin

İnternet sitenizi kurduktan sonra reklamlar vermeye başlayabilirsiniz. Dijital pazarlama, e-ticaret için olmazsa olmazlardandır. İsterseniz kusursuz bir internet sitesi kurun pazarlamanızı doğru bir şekilde yapamazsanız başarılı bir sonuca varamazsınız.

4. Dropshipping Yapın

Dropshipping, yine internetten para kazanmak isteyenlerin sıklıkla denediği e-ticaret yöntemlerinden bir tanesidir. Aslında e-ticarete girmek isteyenlerinde ilk denediği yöntemlerden bir tanesidir. Çünkü dropshipping giriş maliyeti epey düşük bir e-ticaret sistemidir.

Elinizde olmayan ürünleri önce satar sonra satın alarak müşteriye kargolarsınız. Bunun için isterseniz bir üretici ile sipariş başına anlaşır isterseniz de internette halihazırda perakende satılan ürünlerin üstüne karınıza koyarak satışınızı gerçekleştirebilirsiniz. Bu konuda daha fazla bilgi almak isterseniz buraya tıklayarak “Türkiye’de Dropshipping Nasıl Yapılır?” yazımıza ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de dropshipping yapmak yurtdışına kıyasla çok daha zordur. Çünkü üretici çok az olduğu için istediğiniz ürünü satmaya pek fırsatınız olmayabiliyor. Bu yüzden Türkiye’deki bazı e-ticaret girişimcileri direkt olarak yurtdışında satışlar yapmaya çalışıyor. Aliexpress gibi pazaryerlerinden ürünlerini çeken girişimciler Avrupa ülkelerine ya da Amerika’ya buradan satışlar yapıyor.

Türkiye’de dropshipping yapmak her ne kadar ilk başta kolay gibi görünse de size sunduğu güzel başlangıç fırsatlarının yanında epey zorluk yaşatacaktır. Bu sebeple konuyu iyice araştırıp ondan sonra kontrollü bir şekilde bu işe girmenizi öneriyoruz.

5. Web Hosting Reseller

Web Hosting Reseller, internetten para kazanma yollarından bir tanesidir. Hosting reseller hizmeti ile basit bir şekilde sunucu oluşturabilir ve markanızı bunun üzerinden oluşturabilirsiniz. Bu sayede gücünü cPanel gibi güçlü sistemlerden alan web hosting hesapları ortaya çıkartabilirsiniz. Disk alanı, bant genişliği gibi özel kaynak limitleri belirleyebilirsiniz. cPanel, bir hosting hesabı için sık kullanılan sistemlerden bir tanesi olduğu için kullanıcıları bünyenize çekmeniz çok kolay olacaktır.

Eğer 7/24 destek ekibiniz de olursa insanlara harika hizmetler verebilirsiniz. Bu iş size diğer maddelere kıyasla daha uzak gelebilir ama Türkiye’de bu hizmeti veren firmalar henüz kusursuz çalışmadığı için kaliteli bir sistem ortaya koyabilir ve kalıcı büyük müşteriler yakalayabilirsiniz. Bu da size çok güzel paralar kazandırabilir.

6. Reklam Alanı Satın

Eğer çok fazla trafik alan bir internet siteniz varsa bu trafiği kullanarak güzel kazançlar elde edebilirsiniz. Hepimizin bildiği gibi bazı internet sitesi reklamları çok can sıkıcı olabiliyor. İçerikleri okumamıza ya da konuyu takip etmemize engel olan reklamlar hem bizi rahatsız ediyor hem de zaten amacına ulaşamıyor.

Ancak siz trafik alan bir internet sitesine sahipseniz içerikleriniz ile ilgili reklamları internet sitenizde göstererek hem reklam geliri elde edebilir hem de reklamdan yolladığınız müşteriler üzerinden komisyon alabilirsiniz. Bu yöntem şu an blog ve forum siteleri tarafından sıkça kullanılmaktadır. İnternetten para kazanma konusunun en sık tercih edilen yöntemlerinden bir tanesi olan reklam alanı satmak, eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız size güzel kaynaklar da sunmaktadır.

Google AdSense muhtemelen bu konuda en sık duyduğunuz sistemlerden birisi. Google AdSense ile bir reklam ağına katılarak kolay bir şekilde onay alabilirsiniz. Onay aldıktan sonra, sitenize reklamlar ekleyebilirsiniz.

Eğer siteniz aylık milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyorsa bu siteden elde edeceğiniz gelir hiç tahmin bile edemeyeceğiniz seviyelerde olabilir. Ayrıca doğru reklam stratejisi kullanırsanız gerçekleşmesine sebep olduğunuz e-ticaret sitesi satışlarından da güzel komisyonlar elde edebilirsiniz.

7. Hizmet Satışı Yapabilirsiniz

Eğer dijital dünyada işe yarar bir beceriniz varsa bu becerinizi paraya çevirebilirsiniz. Hizmet satışı yapmak “İnternetten nasıl para kazanılır?” sorularına en sık yanıt verilen yöntemlerden bir tanesidir. Dijital dünyada satabileceğiniz tek şey fiziksel bir ürün değildir. Dijital hizmetleri de güzel bir şekilde bir e-ticaret sitesi gibi pazarlayabilir ve gelir elde edebilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse bir eğitim bloğu açabilir ve internet üzerinden uzmanı olduğunuz konunun derslerini verebilirsiniz. İster Sağlık Koçu olun, ister psikoloji danışmanı olun, isterseniz de meditasyon danışmanı olun. İnternet üzerinden pek çok konuda özel eğitimler verebilir ve bunu bir gelire dönüştürebilirsiniz.

Ya da diyelim ki freelance bir yazar olmak istiyorsunuz. Belli başlı konularda araştırma yapmayı ve bunu kaliteli özgün içeriklere çevirmeyi seviyorsanız harika bir makale yazarı/editör olabilirsiniz. Bildiğiniz gibi internet sitelerinde çeşitli blog yazılarına ihtiyaç duyan pek çok girişimci bulunuyor. Siz de kendinizi geliştirerek ve bu becerinizi doğru bir şekilde doğru insanlara ulaştırarak yazarlık yapabilir ve bundan gelir elde edebilirsiniz.

8. E-Posta Pazarlaması Yapabilirsiniz

Her gün gelen kutunuza onlarca e-posta düştüğünü biliyorsunuz. Bu e-postalar kimi zaman bir arkadaşınızdan kimi zaman da bir markadan geliyor. Daha önce internetten herhangi bir markanın ürününü satın aldıysanız bu marka size siparişiniz sonrasında çeşitli kampanyalar dahilinde e-postalar atmaya devam edecektir. Ancak bazılarına nereden üye olduğunuzu bile bilmiyor olabilirsiniz. İşte siz de bu işi yapabilirsiniz!

Bir e-posta bülteni oluşturarak bu bülten içerisine çeşitli kitlelerden insanları toplayabilirsiniz. TheSkimm gibi milyon dolarlık işletmelerin sadece bu işi yaptığını düşünecek olursak böyle bir iş modelinin ne kadar para kazandırdığını rahatlıkla tahmin edebiliriz. Niş bir pazar için kaliteli bir e-posta bülteni hazırlayabilirseniz bu bülten size söz konusu sektörde ve pazarda çok güzel geri dönüşler sağlayabilir.

Bunun için yapmanız gerekenler oldukça basit. Gelin bu konuya bir bakalım:

· Hizmet vermek istediğiniz niş bir pazar belirleyin ve bu pazara göre e-posta tarzınızı ayarlayın.

· Bir e-posta pazarlama sağlayıcısı seçin.

· Basit bir açılış sayfası oluşturun ve bu sayfaya trafik almaya çalışın.

· İlgili listeye düzenli olarak eposta göndermeye devam edin.

Bu e-posta bülteniniz ile dikkat etmeniz gereken en önemli nokta güvenilir olmanızdır. Güvenilir olmazsanız kimse size epostasını vermek istemeyecektir. Güvenilir olmazsanız bu işi asla yapamazsınız. Eğer yeteri kadar epostayı bir araya getirdiyseniz sırada bu e-postaları kullanmanız var. Bu epostalardan nasıl para kazanacağınızı bilmiyorsanız size birkaç örnek verebiliriz:

· Dijital ürünlerinizi satabilir;

· Abonelik dersleri teklif edebilir;

· Abonelerinize affiliate teklifler sunabilir;

· Sponsorluk satabilirsiniz.

9. Kripto Para Yatırımı Yapın

İnternetten para kazanmanın bir diğer yolu da kripto paralara yatırım yapmaktır. Eğer borsa, ekonomi, yazılım ve teknoloji alanları ile ilgiliyseniz 2020 yılı içerisindeki Bitcoin ve çeşitli diğer kripto paraların yükselişine tanıklık etmişsinizdir.

Ancak bu fırsatı kaçırmış olsanız bile elbette bu son şansınız değildi. Kripto paralar her geçen ay gelişmeye ve büyümeye devam ediyor. Eğer siz de çok vakit kaybetmeden doğru araştırmalar ile doğru kripto paraya yatırım yaparsanız kısa zaman içerisinde güzel paralar kazanabilirsiniz.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Kripto para borsası yatırım yapılırken çok iyi araştırmalar ile ilerlenmesi gereken bir yerdir. Doğru araştırmalar ve analizler yapmazsanız paranızın tamamını kaybedebilirsiniz. Bu da asla istemeyeceğiniz bir şeydir.

Paranızı yatırmadan önce borsanın işleyiş mantığını ve kripto para şirketini araştırmanızı öneriyoruz. Bu sayede sürecin nasıl geliştiğini ve kripto paraların hangi durumlarda yükselip düştüğünü anlayabilir, bu sayede mantıklı yatırımlar yapabilirsiniz.

Bunların yanı sıra kripto paralar üzerinden para kazanmanın belli aşamaları da vardır. Bunlar örnek olarak:

· Blok zinciri ile programlama ve çalışmayı öğrenip ona göre hareket etmek.

· Kripto para yazarlığı yapmak.

· Kripto para şirketlerinin belli departmanlarında iş edinmek.

10. El Emeği Ürünlerinizi Satabilirsiniz

Eğer harika bir el emeği yeteneğiniz varsa bu ürünleri güzel fiyatlardan satışa çıkartabilirsiniz. İster kendi kurduğunuz e-ticaret sitenizde isterseniz de herhangi bir pazaryerinde bu ürünlerin satışını gerçekleştirebilirsiniz. Marifetli ellerinizi güzel paralara dönüştürerek bunu bir meslek haline getirebilirsiniz.

Eğer bir web sitesi kurmayı bilmiyorsanız pazaryerlerinde dükkan açabilir ve satışlar elde edebilirsiniz. Eğer pazaryerinde satış yapmak istemiyorsanız Instagram hesabı da açabilirsiniz. Kişiye özel el emeği ürünler Instagram’da çok seviliyor. Açacağınız ve güzel paylaşımlar yapacağınız bir sayfa ile geniş kitlelere ulaşabilirsiniz.

Bu geniş kitlelerden siparişler alabilirsiniz. Eğer etiketler ve paylaşımlar ile uzun vadeli bir iş ile uğraşmak istemiyorsanız Instagram adresinize reklamlar da verebilirsiniz. Ancak bu noktada ayrıntılı bir araştırma yapmanız gerekmekte. Dijital pazarlamaya girmek istiyorsanız reklam bütçenizi doğru bir şekilde belirlemeli ve harcamalısınız. Peki bunu nasıl yapabilirsiniz.

El emeği ürünlerinizi satmaya ve kendi reklamlarınızı vermeye karar verdiyseniz. Önce bir Instagram adresi ve e-ticaret sitesi açmanız gerekmekte. Eğer internet sitesi kurmak istemiyorsanız sadece Instagram adresi ile de devam edebilirsiniz. Sonrasında dijital pazarlama alanında kurslar alarak okumalar yapmalısınız.

Bu size nasıl bir dünyaya gireceğiniz konusunda güzel bir fikir verecektir. Kursları alırken Instagram sayfanızda paylaşımlar yapmaya ve hesabınızı doldurmaya özen göstermelisiniz. Bu sayede zamanla hem gönderileriniz artacak hem de takipçi kazanacaksınız. Tüm bu aşamalardan sonra da yavaş yavaş Facebook Ads üzerinden reklamlar vermeye başlayabilirsiniz. Para kaybettikçe nasıl reklamlar vermeniz gerektiğini daha iyi anlayacak ve zamanla para kazanmaya başlayacaksınız.

İnternetten para kazanmak istiyorsanız yukarıda saydığımız maddelere öncelik verebilirsiniz. Hemen hemen hepsi de uzun vakit alabilir ama kalıcı bir gelir elde etmek istiyorsanız uzun vadeli yatırımlar yapmanız gerekmekte.

Ürün Fotoğrafı Çekerken Nelere Dikkat Edilmeli?

ürün fotograf çekimi

Ürün fotoğraf çekimi yaparken dikkat edilmesi gereken pek çok konu vardır. Eğer bir e-ticaret siteniz varsa bu konuları dikkate almadan satışlara başlamamalısınız. Ürün fotoğrafları, e-ticaret sitelerinin vitrinlerindeki ürünleri siteye ya da satış sayfasına gelen potansiyel müşterilere sergiler. Ne kadar doğru ve güzel bir fotoğraf kullanırsanız satışa ulaşmanız da o kadar kolay olacaktır.

Görselliğin çok önemli olduğu bir dönemde ürün fotoğraf çekimi de bir o kadar önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu oluyor. Şimdi gelin doğru ürün fotoğrafları çekebilmeniz için nelere dikkat etmeniz gerektiğine daha yakından bakalım.

Ürün Fotoğrafı Çekerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Negatif Alanları Kullanın

Fotoğrafçılık konusunda çok bir bilginiz yoksa eğer fotoğraf çekimlerinde negatif alanlar kullanmanın ne demek olduğunu muhtemelen bilmiyorsunuzdur. Negatif alan, fotoğrafın büyük bölümünde boş bir alan kullanma prensibine dayanmaktadır.

Negatif alanları ürünle alakalı olarak doğru bir şekilde kullanırsanız fotoğrafa bakan kişinin odağını doğrudan ürünün üstüne çekebilirsiniz. Bu da ürünün çok daha dikkat çekici bir hal almasını sağlayacaktır.

Odak Her Zaman Ürün Üzerinde Olsun

Ürün fotoğrafı çekerken, kameranızın odağını her zaman ürüne yoğunlaştırdın. Ürünün ve ışığın özelliklerine göre kameranızın derinlik ayarlarını doğru bir şekilde yapmaya özen gösterin.

Eğer ürün fotoğraflarını akıllı telefonunuz ile çekiyorsanız ürünün üzerine dokunarak odağı doğru bir şekilde tutmaya çalışın. Yoksa fotoğrafa bakan potansiyel müşteri ürün hakkında doğru bir izlenime sahip olmayabilir. Bu da uzun vadede satışlarınızı etkileyecektir.

Ufuk Çizgisini Bozmayın

Eğer ürün fotoğraflarınızın çok daha iyi olmasını istiyorsanız ufuk çizgisine önem vermelisiniz. Ufuk çizgisi, objenin yatay bir düzlem üzerinde düz bir şekilde görünmesini ifade etmektedir. Fotoğrafa bakan kişinin görüş açısına göre doğru bir ufuk çizgisi belirleyemezseniz fotoğraf göze hitap etmeyecek ve rahatsız edici bir durumda olacaktır.

Bu sorununuzu basit bir tripod ile çözebilirsiniz. İnternetten üzerinde küçük su terazileri olan tripodlardan aldığınız zaman kolay bir şekilde ufuk çizgisini ayarlayabilir ve harika fotoğraflar elde edebilirsiniz.

Ürün ve Arka plan Oranına Dikkat Edin

Ürün fotoğrafı çekerken bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da ürün ile arka plan oranıdır. Eğer orantısız bir fotoğraf çekerseniz sitenize gelen ziyaretçilerinizin fotoğraf hatası nedeniyle ürününüzden etkilenmemesi sorunuyla karşılaşabilirsiniz.

Ürünü yanlış konumlandırmadığınızdan ve odağın üründe olduğundan emin olmanız gerekmekte.

Konsepti Abartmayın

Ürün fotoğrafı çekerken yapılan bir diğer hata da konsepti fazla abartmaktır. Unutmayın, siz ürünü göstermeye çalışıyorsunuz.

Ürünün yanına konsept gereği odağı üründen çekecek farklı objeler koyar ve bunu abartırsanız ürününüzü doğru bir şekilde tanıtamamış olursunuz. Bu yüzden önceliğiniz beyaz arkaplanlı fon renkleri kullanmak olmalıdır.

Ürünlerinizi Temiz Tutun

Ürünlerinizin fotoğraflarını çekmeden önce onları güzel bir şekilde temizleyin. Fotoğraflarda tozlu görünmesi müşteri açısından eksi puan olarak ele alınacaktır.

Bu da işinize ve müşterilerinize saygı göstermediğiniz anlamına geleceği için hem müşteri memnuniyeti hem de marka bilinirliği açısından sağlıklı bir yol katedemeyebilirsiniz. Bu nedenle ürünlerinizi çekimden önce güzel bir şekilde temizlerseniz ürün fotoğraflarınızın çok güzel bir şekilde çıkmasını sağlayabilirsiniz.

Farklı Açılar Deneyin

Ürün fotoğraf çekimi yaparken farklı açılardan kareler yakalamayı da ihmal etmeyin. Tek düze fotoğraflar müşterinizin fotoğraflara bakmaktan sıkılmasına yol açabilir.

Bu nedenle sürekli farklı açılardan fotoğraflar çekerek ürün sayfanıza çeşitlilik ve renk kazandırabilirsiniz. Bu da hem ürünü daha dikkat çekici bir hale getirir hem de siz de ürünlerinizin fotoğraflarını çekerken sıkılmazsınız.

Gördüğünüz gibi ürünlerin fotoğraflarını çekerken hem dikkat etmeniz hem de uygulamanız gereken pek çok detay karşımıza çıkıyor.

Sizler bu saydıklarımızın yanı sıra kendi tecrübelerinize ve ürünlerinize göre farklı deneyimler elde edebilir ve bu deneyimler doğrultusunda farklı detaylar yakalayabilirsiniz. Şimdi gelelim ürün fotoğraflarının çekimi konusunda sık sorulan, yani satıcıların yaşadıkları sorunlara.

Ürün Fotoğraf Çekimi Neden Önemli?

Ürün fotoğrafları e-ticaret platformlarının en önemli konularından bir tanesidir. İnsanlara satmaya çalıştığınız ürünü doğru fotoğraflamalar ile kaliteli bir şekilde anlatmanız gerekmekte.

Eğer ürününüzü potansiyel müşterinize beğendiremezseniz aynı ürünü çok daha güzel bir şekilde sergileyen farklı bir satıcıdan satın alabilir. Bu da elbette hiçbir e-ticaret girişimcisinin istemeyeceği bir şey. Bu yüzden ürün fotoğraflarınızı çekerken bir internet sitesinden alışveriş yapacağınız hayal edip ona göre hareket etmelisiniz.

Bir mağazanın, önünden geçen insanlar için ne kadar önemliyse bir e-ticaret sitesinin ürün görselleri de o derece önemlidir.

Ürünlerinizin fotoğrafları detaylı değilse o ürün hakkında bilgi almak isteyen potansiyel müşterilerinize istediklerini veremez ve belki de mutlak bir siparişi kaçırabilirsiniz. Şimdi gelin ürün fotoğraflarının türlerine beraber bakalım.

Ürün Fotoğraf Türleri Nelerdir?

E-ticarette iki temel ürün fotoğraf türü bulunmakta. Birincisi sabit arka planda, ürünün nasıl göründüğünü göstermek amacıyla çekilen fotoğraflardır. Bu tür fotoğraflarda amaç ürünün salt olarak nasıl göründüğünü müşteriye göstermektir.

Bu fotoğraflar olabildiğinde detay barındırmalıdır. Ürün yanlardan, önden, arkadan ve üstten fotoğraflanır. İkincisi ise ürünün detaylarına inildiği konsept fotoğraflardır. Bu fotoğraflar herhangi bir detay barındırmak zorunda değildir. Amaç, ürünü çeşitli konseptler ile ilgi çekici bir şekilde müşteriye sunmaktır. Ürünün kullanım alanlarına göre çeşitli fotoğraflar çekilir ve siteye yüklenir. Bir diğer yöntem de yakın çekimlerdir. Eğer ürünleriniz bütünün alındığı çekimlerde fazla detaylı görünmüyorsa, işlemelere, ayrıntılı renk geçişlerine ya da özel detaylara sahipse yakın çekimler yapabilirsiniz.

Bu yakın çekimler potansiyel müşterilerinizin ürününüz hakkında daha doğru ve kaliteli bilgi almasına yardımcı olur. Neticede ürünün nasıl bir şey olduğundan emin olan ziyaretçi satın almak isteyebilir.

Ürün Fotoğraflarına Yazı Eklemek

Bir diğer merak edilen konu da ürün fotoğraflarına yazı eklemektir. Pek çok marka ürün fotoğraflarının üstüne herhangi bir yazı yazmaz. Bu, ziyaretçinin dikkatini dağıtabilir. Ancak sizin ürününüz ziyaretçinin hem fotoğrafa bakıp hem de açıklama okuması gereken türden bir ürünse böyle bir yola girebilirsiniz.

Fakat bunu çok fazla abartmamanızda fayda var. Ürün fotoğraflarınızı olabildiğince yazısız yayınlamanız gerekmekte. Çok zor durumda kalıyorsanız ya da fotoğraflar üzerine yazı yazılması gerektiğini düşünüyorsanız deneyebilirsiniz.

Ürün fotoğraflarında bu yöntemi tercih eden e-ticaret sitelerini inceleyebilir ve onların bu konuyu nasıl uyguladığını iyice araştırabilirsiniz.

E-Ticaret Ürün Sayfasına GIF ya da Video Koymak

Ürün fotoğraflarının yanı sıra bir diğer tercih edilen konu da GIF ya da video kullanmaktır. Bazı e-ticaret sahipleri ürünlerini daha ayrıntılı bir şekilde tanıtabilmek ve ziyaretçilerini çok daha çabuk satın almaya ikna edebilmek için bu yolu tercih edebiliyor.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta bulunuyor. GIF’leri ya da videoları doğru bir şekilde boyutlandırmalısınız. Yoksa bu dosyalar internet sitenizde çok yer kaplayabilir ve internet sitenizi büyük oranda yavaşlatabilir. Bu da ziyaretçilerin sitenizde daha zor gezinmesine sebep olacağı için ürününüze daha detaylı bakmak istemeyecektir.

Ancak GIF’lerin ve videoların ürünün tanıtımı konusunda çok etkili olduğunu da söylememiz gerekiyor. Bir e-ticaret siteniz varsa ürününüzü dikkat çekici bir şekilde tanıtabilmeniz için elinizden geleni yapmalısınız.

KPI (Key Performance Indicator) Nedir? KPI Nasıl Belirlenmeli?

kpi

Uzun süre önce hayatımıza giren KPI, beyaz yakalı çalışanların ve yöneticilerin dilinden düşmeyen bir sözcük haline geldi.

Çalışma hayatımızı derinden etkileyen çeşitli faktörleri daha kontrollü bir şekilde yönetebilmemizi ve analiz edebilmemizi sağlayan KPI, büyük şirketlerin sıkça kullandığı bir strateji biçimidir.

Şimdi gelin bu konuya çok daha yakından bakalım.

KPI Nedir?

KPI, aslında hayatımızın hemen hemen her anında kullandığımız analiz yöntemlerimizden bir tanesidir. Çocukluğumuzdan üniversite hayatımıza kadar hepimizin bir KPI değeri ve analiz süreci oldu.

Hayatımız boyunca sürekli kullandığımız bu analiz süreci şimdilerde şirket yöneticileri tarafından sık sık dile getiriliyor. KPI, biraz açtığımız zaman Key Performance Indicator yani Anahtar/Temel Performans Göstergesi anlamına gelmektedir. En genel tanımıyla yaklaşırsak bir iş sürecinin hedefi ve hedef doğrultusunda elde edilen veriler ve durumlar olduğunu söyleyebiliriz.

Yani hayatımızın her döneminde büyük bir yeri olan hedeflerin, iş hayatındaki, daha sistematik belirlenmiş ve ölçülebilir halidir diyebiliriz.

Her ne kadar çoğu çalışanın korkulu rüyası olarak anılsa da büyük bir başarının temel anahtarlarından bir tanesidir. Tutmadığı zaman terfiden olmalar hatta işten çıkarılmalar yaşansa da bir beyaz yakalının başarısını ölçen yegane süreç KPI değerleridir.

Aslında doğru belirlendiği zaman hem şirketi büyütebilecek hem de çalışanlara hiç yük olmayabilecek bu sistem, aynı zamanda çalışanların becerilerini artırabilmesine de büyük bir olanak sağlıyor. Bugün şirketlerin KPI uygulaması pek çok çalışan tarafından baskı unsuru olarak algılansa da şirketlerin büyüyebilmesi için süreci en iyi şekilde yönetmesi gerektiğini unutmamalıyız.

KPI Uygulamasının Faydaları Nelerdir?

Pek çok çalışan ya patronların çok uç noktalar KPI hedefleri belirlemesinden dolayı ya da yeterli performans ortaya koyamaması nedeniyle hedeflerini tutturamıyor.

İşte tam da bu noktada KPI aslında hem çalışanlar için hem de patronlar doğru kullanılması gereken bir strateji haline geliyor. Yöneticilerin şirketi büyütmeye çalışırken çalışanlarını tanıması ve bu doğrultuda onlara tutarlı hedefler belirleyerek KPI’larını yükseltmeleri için destek olması gerekirken aynı zamanda çalışanlar da şirketin iyiliği için performanslarını olabildiğince yüksek tutması gerekiyor.

KPI, bir şirketin büyüyebilmesi için uygulanması gerekli olan bir unsur olsa da bu noktada yöneticilere de büyük bir yük binmektedir. Performans yönetimi süreci KPI ile doğru bir şekilde uygulanırsa katedilen yolun şirket için ne kadar faydalı olduğu çok rahat bir şekilde görülebilir. Şimdi gelin KPI uygulamasını maddeler halinde değerlendirerek şirket içindeki etkisine daha yakından bakalım.

· KPI, çalışanların şirketin büyümesine ne kadar katkı yaptığını görmesini sağlar. Bu doğrultuda hırsları ve istekleri de orantılı olarak artabilir. Çalışanların belirlenen periyotta, belirlenen hedefler doğrultusunda ne kadarlık bir başarı gösterdiği de rahat bir şekilde ölçülebilir.

· KPI, yöneticilerin çalışanlarını çok daha doğru ve sağlıklı bir şekilde takip edebilmesini sağlar. Aynı ekip içerisinde farklı iş süreçlerinde görev alan çalışanların bireysel olarak nasıl bir ilerleme kaydettiğini çok daha rahat gören yönetici, iş sürecini de çok daha rahat bir şekilde yönetebilir.

· KPI, elde edilen kontrol ile derli toplu çalışmayı da mümkün kılar. Yöneticinin ve çalışanların bugünü ve yarını net bir şekilde görebilmesini sağlayan KPI, ekibin iş sürecini daha kontrollü bir şekilde üstlenmesini de destekler.

· KPI, mevcut durum ile hedeflenen durum arasındaki farkı bariz bir şekilde ortaya koyar. Bu da iş sürecinde alınması gereken yolu açıkça ekibe ve yöneticilere gösterir.

KPI belirlemenin önemine ve şirket için faydalarına kısaca değindikten sonra şimdi de eğer bir iş sürecinde KPI belirlenmez ise neler olabileceğine göz atalım. İster yeni bir girişim olun ister büyümekte olan bir şirket. Çalışma süreciniz için KPI belirlemezseniz nelerle karşılaşırsınız?

KPI Olmazsa Ne Olur?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bir şirketin büyüyebilmesi ve çalışanların çok daha sağlıklı bir şekilde takip edilebilmesi için KPI hedeflerinin belirlenmesi son derece önemlidir. Bir şeyin başarı olarak ele alınabilmesi için, özellikle iş hayatında belirli hedeflerin ve koşulların sağlanması gerekmekte. Bunların ilki süreklilik olarak nitelendirilir.

Bir amaç doğrultusunda sürekli olarak çalışma sarf edilmezse asla başarılı olunamaz. İstikrarlı çalışanlara sahip olmazsanız her zaman kaybedersiniz. Bunu da en nihayetinde ölçülebilirlik takip ederi. Eğer bir gidişatı ölçemezseniz yol üzerindeyken nasıl düzenlemeler ve revizeler yapmanız gerektiğini bilemezsiniz. Bu da iş sürecinizi yanlış bir şekilde yönetmenize neden olur.

Tüm bu durumlara göre KPI, istikrarlı ve ölçülebilir olmanın yegane anahtarlarından birisidir. Başarının ya da belirlenen hedefin doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için ihtiyacımız olan anahtar stratejilerden birisi olan KPI, doğru ayarlandığı taktirde hem çalışanlara istikrarlı bir çalışma formu hem de şirkete ölçülebilirlik anlamında rahat bir kontrol sağlar.

Eğer bir KPI belirlenmezse hem çalışanlar kontrol edilemez hem de sürecin analizi ortaya çıkartılamaz. Bu da elbette şirketin bir anda aşağıya doğru ivme kazanmasına neden olabilir. Şimdi gelin KPI’ların nasıl belirlendiğine daha yakından bakalım.

KPI Nasıl Belirlenir?

Performans yönetim sürecini en değerli konularından bir tanesi olarak bilinen KPI, çok kritik alanlarda belirlendiği zaman kritik sonuçlara ulaşmanızı sağlayabilir. Yanlış belirlenen KPI’lar da aynı şekilde şirketi büyük bir sorunun içine itebilir.

Yanlış belirlendiği zaman hem yöneticiler için hem de çalışanlar için faydadan çok zarar dönüşen KPI’lar, doğru belirlendiği taktirde inanılmaz sonuçları da beraberinde getirebilir. Peki çalışanların özgüven kaybetmesinde ya da kazanmasında sanılandan çok daha büyük rol oynana KPI’lar hangi faktörlere göre nasıl belirlenmelidir?

Gerçekçi Olun

KPI belirlerken en dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi gerçekçiliktir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bir yöneticinin çalışanına göre KPI’lar belirlemesi son derece önemlidir. Aksi taktirde çalışanın omuzlarına taşıyabileceğinden fazla yük bindirmek hem korkuya hem de özgüvensizliğe, ardından da başarısızlığa yol açabilir. Çalışanın kapasitesi, yetkinliği, ilgi alanı ve bir önceki dönemlerdeki durumuna göre belirlenen gerçekçi KPI’lar hem şirket için hem yönetici için hem de çalışanlar için son derece faydalı olacaktır.

Ölçülebilirliğe Önem Verin

KPI’ların bir diğer önemli noktası da verilen ya da belirlenen hedeflerin net ve ölçülebilir olmasıdır. Bir hedefin hedef sayılabilmesi için mutlaka sayısal bir sonuca ya da ölçülebilir bir değere sahip olması gerekiyor. Böyle bir hedef belirlemediğiniz zaman neyi ne zaman başardığınızı asla anlayamazsınız.

Hatta başarılı olup olmadığınızı bile anlamakta epey bir zorlanırsınız. Bu da iş sürecinin nasıl ilerlediğiyle alakalı konuların açıklanamaz bir hale gelmesine sebep olur ve motivasyonunuzu düşürebilir. Somut bir hedefe sahip olmazsanız sonuca odaklı olamazsınız. Bu da zamanınızı doğru bir şekilde yönetememenize sebep olur.

Zaman Odaklı Olun

KPI’larınızı belirli bir süre içerisinde ayarlamaya özen gösterin. Eğer KPI’larınızı belirli bir zaman içerisinde hedeflemezseniz zaman odaklı çalışma yapmanız hem zorlaşacak hem de sizi yavaşlatacaktır. Ofis hayatında sürekli kullanılan “Deadline” tabirine saygı göstermeniz ve bu kavramı sık sık kullanmalısınız.

İşin bitiş çizgisi sizi, işinizi zaman açısından çok daha sağlıklı bir şekilde yönetmeye itecek ve bu da düzenli bir çalışma ile sonuçlanacaktır. Ayrıca KPI’larınızı belirlerken aşağıdaki soruları kendinize sormayı da sakın unutmayın 😊

· Neyi ölçmek istiyorsunuz?

· Hangi periyotlarda uygulayacaksınız?

· Yetkili kişiler kimler olacak?

· Sayısal değerleriniz nelerdir? Zaman mı, satış mı, para mı?

·Hedefleriniz şirketin stratejik hedefleriyle ne kadar uyumlu?

·Sektördeki rakipleriniz ile kıyaslama yapabilecek misiniz?

Bir sonuca varacak olursak KPI’lardan korkmamanız gerektiğini belirtmek isteriz. KPI’lar aksine sizi başarıya götürecek çok önemli anahtarlardan bir tanesidir.

Düzenli, kontrollü, ölçülebilir ve gerçekçi çalışmalar yaptığınız zaman şirketinizin günden güne büyüdüğünü ve çalışanlarınızın da motivasyonlu bir şekilde işlerini mutluluk ile yaptığını göreceksiniz.

Mali Müşavir Ücretleri (Güncel 2021)

Mali Müşavir Ücretleri

Mali Müşavir Kimdir?

Mali müşavir, iktisat, işletme ve maliye gibi bölümlerden mezun olup devletin düzenlediği sınavlardan başarılı sonuçlar alan ve 3568 sayılı Serbest Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun hükümlerine çalışan kişidir. Başlıca defter tutmak ve beyanname vermek gibi görevlerde yetkilendirilmiş bir meslek grubudur. Mali müşavir olmak için uzun bir yol gitmek ve bunun için eğitim, staj ve sınavlarla beraber yaklaşık 8 senenizi bu mesleğe adamanız gerekiyor.

Mali Müşavirlerin Genel Görevleri Nelerdir?

· İşletmelerin gelir ve giderlerini ilgili defterlere kaydetmek

· Yeni kurulan ve hali hazırda devam eden işletmelerde muhasebe sistemlerini kurmak

· Kurulan muhasebe sistemlerini geliştirmek

· Girmiş olduğu kayıtlara göre bilanço, gelir tablosu gibi mali tabloları düzenlemek

· İşletmenin üzerine düşen vergi beyannamelerini düzenlemek

· Mükelleflerinden gelir ve gider faturalarını toplayarak muhasebe programlarına işlemek

· Mükelleflerine muhasebe ve vergi konuları hakkında danışmanlık yapmak

· Tahakkuk fişlerini mükelleflere göndererek verginin ödenmesini sağlamak

· SGK ile ilgili işe giriş/ işten çıkış/ aylık hizmet bildirgesi gibi bildirgeleri hazırlamak ve elektronik ortamda onaylamak

· Her ay sonunda banka mutabakatlarını yapmak

· Her ay sonunda bordroları hazırlayarak mükelleflere göndermek

· Vergi beyannamelerini hazırlamak ve onaylanan tahakkuk fişlerini almak

· Veri, fon, gecikme faizi ve ceza işlemlerindeki uyuşmazlıkları çözmek

· Sermaye artırımı, KDV iadesi gibi özel amaçlı tespit raporları yazmak

· Adres ve faaliyet değişikliği gibi işlemleri halletmek

· Genel kurul toplantıları için gerekli evrak işlerini yapmak

· Vergi İdare Mahkemeleri ve adli yargıda sermaye artırımı ve bankalara sunulan bilançoların incelenmesi ve benzeri konularda bilirkişi olmak

· Muhasebe evrakları ve finansal tablolar üzerinde çeşitli incelemeler ve denetimle yapmak

· İlgili konularda yazılı görüş bildirmek, rapor düzenlemek

· Kuruluş işlemlerinin yanı sıra birleşme, bölünme, devir, tasfiye gibi işlemlerde yardımcı olmak

Nasıl Mali Müşavir Olunur?

Dediğimiz gibi bu uzun bir süreç. Öncelikle Mali müşavir olabilmek için hukuk, iktisat, maliye, işletme, bankacılık, kamu yönetimi, siyasal bilimler ve muhasebe bölümlerinden en az lisans mezunu olmak ve mesleki yeterlilik sınavını kazanarak 3 yıl boyunca staj yapmalısınız. Aynı zamanda yüksek mezunlarının 2 yıl staj yapması yeterlidir. Mali müşavirlik stajı en önemli adımlardan biridir. Bu yüzden ayrı bir staj başlatma sınavı ile başlar. Eğer staj süresi sonunda girilen sınavdan başarılı olunduğunda mali müşavirlik ruhsatı almaya hak kazanılabilir. Bu ruhsatı alan mali müşavirler bölgelerindeki meslek odalarına ve tüm bölgelerin bağlı olduğu TÜRMOB’a kayıtlı olurlar. Ve bu kayıtlar isterlerse bir şirkete bağlı olarak isterlerse de kendi bürolarını açarak görevlerine başlayabilirler.

Bu Meslekte Yükselmek Mümkün Mü?

Mali müşavirler isterlerse özel bir şirkete bağlı olarak isterlerse de kendi bürolarını kurabilirler. Bir de bağımsız bir şekilde denetçi unvanına sahip olabilirler. Üstelik denetledikleri her firma için de ekstra para alabilirler. Şartları ise şunlardır;

a) Hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, siyasal bilgiler ve kamu yönetimi bölümlerinde eğitim veren fakülte ve yüksekokullarından birinden lisans seviyesinde mezun olması veya beraberinde bu fıkrada belirtilen bilim dallarından en lisansüstü diploma almış olması,

b) Meslek mensubu olması,

c) Türkiye’de yerleşik olması,

d) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olması,

e) Yüz kızartıcı suç işlememiş olması,

f)  Uygulamalı mesleki eğitimi tamamlamış olması.

Yeminli Mali Müşavir Olmak

Yeminli Mali Müşavirler olmak için;

· En az 10 yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapmış olmak,

· Yeminli mali müşavirlik sınavını vermiş olmak,

· Yeminli mali müşavir ruhsatını almış olmak,

· Kamu haklarından mahrum bulunmamak

· Medeni haklarını kullanmak ehliyetine sahip olmak gerekir.

Peki, Yeminli Mali Müşavirler kimdir? Yeminli Mali Müşavir, şirketin mali bilgilerinden ve düzeninden sorumlu kişidir. Muhasebe defteri tutmazlar. Mali müşavirlerin sahip oldukları tüm yetkiye sahiptirler ancak farklı olarak kendilerine özel tasdik yetkisi verilmiştir. Tasdik yetkisi de firmaların vergi, beyanname ve finansal kayıtlarını denetlerken bulunması gereklidir.

Yeminli Mali Müşavirlerin maaşları en düşük 2.500 TL ve en yüksek 13.270 olarak hesaplanmıştır.

Mali Müşavirlik Ücretleri Ne Kadardır?

Mali müşavirlik ücretleri birçok duruma göre değişkenlik gösterebilir. Öncelikle bu ücret illere göre ayrılmıştır. Ayrıca alacağınız hizmete şirketinizin büyüklüğüne, bulunduğunuz sektör gibi ayrıntılarla değişebilir. Örneğin büyük şehirlerde mali müşavirlik ücretleri diğer şehirlere göre daha fazladır. Şirketinizde bulunan işçi sayısı ne kadar çok ise mali müşavir ücretli o kadar artar. Ya da şahıs veya adi şirketlerin anonim ve Limited şirketlerine oranla mali müşavirlik ücreti daha azdır.

NOT:

1. Grup İller: Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Mersin İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Muğla, Sakarya, Samsun ve Tekirdağ.

2. Grup İller: Aydın, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Hatay, Kahramanmaraş, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Manisa, Trabzon, Zonguldak, Kırıkkale, Bartın, Karabük, Yalova, Düzce, Osmaniye, Çorum ve Şanlıurfa.

3. Grup İller: Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Amasya, Artvin, Batman, Bilecik, Burdur, Çankırı, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Isparta, Nevşehir, Van, Kars, Kastamonu, Kırşehir, Kilis, Niğde, Ordu, Rize, Sinop, Sivas, Tokat, Uşak, Yozgat, Aksaray ve Karaman.

4. Grup İller: Ardahan, Iğdır, Bingöl, Bitlis, Gümüşhane, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Tunceli, Bayburt ve Şırnak.

İşin Mahiyeti 1. Grup İller 2. Grup İller 3. Grup İller 4. Grup İller
– İşletme Defteri Tutma
Taşımacılık, Hizmet, Alım-Satım 157 140 123 105
– Bilanço Esasına Göre Defter Tutma
Şahıs firmaları: Alım-Satım 464 350 324 289
Hisseli Kom. Ve Limited Şti.: Alım-Satım 577 499 469 411

Beyanname Ücretleri

İşin Mahiyeti 1. Grup İller 2. Grup İller 3. Grup İller 4. Grup İller
Aylık KDV E-Beyannameleri 26 26 26 26
3 Aylık Muhtasar E-Beyannameleri 26 26 26 26
Geçici E-Beyannameler 26 26 26 26
Yıllık E-Beyannameler 35 35 35 35

Şirket Açma Ücretleri

Şirket Türü 1. Grup İller 2. Grup İller 3. Grup İller 4. Grup İller
Şahış Şirketi: İşçisiz 179 145 114 70
Şahış Şirketi: İşçili 228 179 145 114
Limited Şti. 722 644 574 500
Anonim Şti. 893 722 626 538

Mali Müşavir Maaşları 2021 Ne Kadar?

Mali müşavirlik maaşları da yaptığınız işlere bağlı olarak değişir. Çevresi geniş bir mali müşavir daha çok defter tutar, daha çok hizmet verir ve böylelikle daha çok para kazanır. Mali müşavir maaşları 2021 yılında ortalama 4-5 bin TL olmuştur. Ancak çok fazla defter tutamayan ve müşteri kazanamayan mali müşavirlerin 2-3 bin TL kazandığı da görüldü. Dediğimiz gibi maaşlar biraz da mali müşavirin yaptığı işlere bağlı bir durum. Bu alanda çok başarılı olan kişilerin de aylık kazançlarının 10-40 bin TL olduğu da görülmüştür.

Yeminli Mali Müşavir Maaşları 2021 Ne Kadardır?

Yeminli Mali Müşavirlerin farkı dediğimiz gibi yarıca danışmanlık hizmeti, vergi danışmanlık ve finansal denetim şirketlerinde de çalışabilirler. İşleri daha fazla ve büyük olduğu için de maaşları da yüksek olacaktır. Bir Mali Müşavir 4-5 bin TL kazanıyorsa aynı seviye de bir Yeminli Mali Müşavir 12-20 bin TL kadar para kazanabilir.

KOBİ Hibe Desteği (Güncel 2021)

kobi hibe desteği

Kobi Nedir?

KOBİ‘lerin, resmi literatür tanımı şu şekildedir; “250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon Türk lirasını aşmayan işletmelerdir.”

KOBİ Özellikleri Nelerdir?

· Az yatırımla çok üretim yapmak ve daha fazla çeşitlilik sağlamak,

· Teknolojik yenilikleri kullanmak

· Düşük yatırımlı işlerde de istihdam imkânı oluşturmak,

· Talep değişikliğine daha kolay uyum sağlarlar,

· Gelir dağılımındaki eşitsizlik neredeyse ortadan kalkar,

· Büyük işletmelerin tamamlayıcısıdırlar,

· Bölgelerarası dengeli kalkınmayı sağlarlar,

· Ekonomik dalgalardan daha az etkilenirler.

KOSGEB Nedir?

KOSGEB’İn açılımı “ Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı” dır. Yeni bir iş kurmak ya da mevcut işini daha çok geliştirmek isteyen kişilerin başvurduğu bir bakanlıktır. İnsanların aldığı eğitimle yeni bir gelir kapısı elde etmeyi amaçlayan bir kurumdur. Ancak KOSGEB’ başvurmak ve belli bir miktar destek almak için de belli bir sermayenizin olması gerekmektedir. Bu kurum ülkemizde ticari faaliyetlerinin ve iş hacminin daha da artması için büyük bir kaynaktır.

Hibe Nedir?

Genellikle desteklemek yani belirli bir projenin giderlerini karşılamak amacıyla bir kamu kuruluşu, işletme ya da Vakıf’ın bir eğitim kurumu, şirket ya da kişiye verdiği karşılıksız paradır. Bu karşılıksız para çoğunlukla belirli bir başvuru sürecinin sonunda verilir.

Kobi Hibe Desteği Nedir?

Kobi Hibe Desteği, devletin KOSGEB aracılığıyla küçük ve orta büyüklükteki işletmelere ve yeni bir iş yeri açmak isteyen kişilere verdiği bir destektir. Bu destek 50.000 TL’ye kadar çıkabilen bir destektir. Bu desteği almak için işinizin meslek odalarına kayıtlı olması gerekir. Tüm istenen şartları sağladığınızda devletten böyle bir destek alarak iş yerinize destekte bulunabilir ya da yeni işinize güçlü bir şekilde başlayabilirsiniz.

Kobi Hibe Desteği Kimlere Verilir?

Kobi Desteği almak istiyorsanız dediğimiz gibi meslek odalarına kayıtlı olmanız gerekiyor. Peki, sonra ne yapılması gerekiyor? Bu aşamadan sonraki ilk iş KOSGEB’in resmi sayfasından sisteme kayıt yaptırmaktır. Bu aşamadan sonra her şey belirli düzen halinde ilerler. Yaptırdığınız kayıttan sonra elinizde bir iş planıyla KOSGEB’e gidip başvurmanız gerekiyor. Eğer elinizdeki iş planı daha da geliştirilmesi gereken bir iş hatta yeni bir ürünün üretileceği bir iş ise KOSGEB bu iş planını onaylayacaktır. Eğer KOSGEB iş planınızı onaylarsa bu hibeden yararlanabilirsiniz. Bu başvurudan sonra Girişimci Destek Programına ve 72 saatlik bir uygulamalı eğitim kursuna alınıyorsunuz. Sonra ise işletmeniz için gerekli ihtiyaçları kendi imkânlarınızla karşılıyor ve yaptığınız harcamaları gidip KOSGEB’den temin ediyorsunuz.

Kobilere hibe desteğini sadece KOSGEB vermiyor. KOSGEB’ ile beraber TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Avrupa Birliği fonu da Kobilere hibe desteği vermektedir. Hibe desteği adı altında özel sektörler bulunmuyor. Özel sektörler genellikle ortaklık ve yatırım amaçlı desteklerde bulunuyor.

Peki, bu hibe hangi sektörler için veriliyor? Öncelikle büyükbaş, küçükbaş veya kümes hayvancılığıyla beraber işletme kurarak bir gelir elde etmeye çalışan yeni girişimcilere de verilmektedir.

Kobi Destek Paketi Nedir?

Kobilere maddi destek yine hem yeni girişimcilere hem de iş kalitesini arttırmak isteyen kişilere verilir.

KOSGEB Destek Paketi de bu maddi desteklerden bir tanesi. Üstelik bu paket kesintisiz bir devlet desteği de sunuyor. Yapılan açıklamaya göre;  Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank’tan yapılan ortak açıklamaya göre, Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı olarak, 48 aya kadar vadeyle yıllık yüzde 11.5 faiz oranıyla kullandırılacak krediden; cirosu 3 milyon liraya kadar olan firmalar yararlanabilecek.

Mikro İşletmeler Destek Paketi Nedir?

Bu paket de yine kamu bankaları tarafından KOBİ’lerin kira ödemeleri ve maaşla beraber tüm maliyetlerinin karşılanması, finansman ihtiyaçlarının giderilmesi ve nakit desteği sağlanmasının hedeflendiği bir paket. Bu paketten, KGF güvencesiyle cirosu 3 milyon TL’ye kadar olan işletmeler yararlanabilecek.

1 milyon TL’nin altında ciro yapan işletmeler 50 bin TL’ye kadar, 1 milyon TL ve 3 milyon TL arasında ciro yapan işletmeler ise maksimum 100 bin TL kredi alabilecek.

İşletmelerin kira ve maaş gibi temel giderlerinin karşılanması için kredinin en fazla yüzde 10’u serbest kullanım, en az yüzde 90’ı ise işletme giderlerinin yani satıcılara havale-EFT ve kart ödemeleri gibi durumlarda kullanıma izin verilecek.

Hangi Bankalar KOBİ’lere Destek Veriyor?

KOBİ kredisi sunan bankalar şunlardır;

· Akbank,

· Alternatif Bank,

· Denizbank,

· QNB Finansbank,

· HCBC Bank,

· Fortisbank,

· Garanti BBVA,

· İNG Bank,

· Ziraat Bankası,

· Türk Ekonomi Bankası (TEB),

· Halkbank,

· Türkiye İş Bankası,

· Vakıfbank,

· Yapı Kredi,

· Cepteteb.

Esnaf Kredisi nedir?

Ticari işletme sahiplerine verilen ticari bir kredidir. Esnaf kredisi, diğer kredilerden daha düşük faizli olması, birçok krediye göre daha uzun vadeli olması, kredinin 3 ayda bir ödenmesi ve kredi üst limitinin oldukça yüksek olması gibi çeşitli avantajlara sahiptir. Esnaf kredisi 2 şekilde verilir. İlk olarak işletmelerin bağlı oldukları Ticaret ya da Meslek Odaları üzerinden ikinci seçenek de özel veya devlete ait bankalar tarafından verilir.

ING Bank KOBİ Destek Kredisi Kullanımı

İNG esnaf kredisinin özellikleri şunlardır;

·         Kredi için 50 bin TL limit talep edilir,

·         İNG KOBİ kredisinin faiz oranı; aylık %0,99 uygulanır,

·         50 bin TL limitli KOBİ kredisi aylık 1.715 TL şeklinde ödenir,

·         Kredi tutarının ödeme planı taksitler şeklinde 36 ay vadeye bölünerek uygulanır.

Türkiye İş Bankası KOBİ Destek Kredisi Kullanımı

İş Bankası esnaf kredisinin özellikleri şunlardır;

· Esnaf kredisi işletmelerin boyutuna göre limit hesaplaması yapılır,

· Esnaf kredisi için aylık %0.98 değerinde faiz uygulaması yapılır,

· 50 bin TL KOBİ kredisinin aylık ödeme tutarı, 1.669,04 TL olarak hesaplanmıştır,

·  Kredi tutarının ödeme planı taksitler şeklinde 36 ay vadeye bölünerek uygulanır,

·  Kredi için tek seferlik 540 TL tahsis ücreti alınır.

Garanti BBVA KOBİ Destek Kredisi Kullanımı

Garanti Bankası esnaf kredisinin özellikleri şunlardır;

· Kredinin limiti 75 bin TL’ye kadar yükseltilir ve işletmenin boyutuna göre de daha da yüksek tutulabilir,

· Kredi tutarının ödeme planı eşit taksitler şeklinde 60 ay vadeye bölünerek uygulanır,

· 755 bin TL limitli bir krediye 60 ay vadeli ödeme planıyla aylık 1.775,09 TL taksit ödemesi hesaplanmış,

· KOBİ kredisinin geri ödenmesi için 105.680,40 TL tutar belirlenmiştir.

Esnaf Kredisi Başvuru Şartları ve Talep Edilen Belgeler?

· KOBİ niteliğine sahip işletmelerin bulunduğu sektörde oda kaydı bulunması zorunludur,

· KOBİ’lerin aylık geliri, kredi taksitinden 2 kat fazla olmalıdır,

· Kredi talep eden kişilerin, kredi notu yüksek olmalıdır,

· KOBİ kredisinin tutarına karşı, kişi kefil ve teminat göstermelidir,

· İşletmelerin adına ait gayrimenkuller, kredi süresi boyunca ipotek altına alınmalıdır,

KOBİ kredisi başvurusunda istenen evraklar:

· Kredi sahibinin kimlik belgesi eğer yoksa sürücü belgesinin bir adet fotokopisi

· İşletmelerin güncel vergi levhası

· Kobilerin ticaret sicil gazetesi örnekleri

· KOBİ belgesi ve oda kayıt belgesi

· İşletmelerin yıllık gelir tablosu ve bilanço örnekleri

· Noter tasdikli imza sirküleri örnekleri

· KOBİ’ye ait araçlarının ruhsatlarının fotokopileri

· Krediye gösterilen gayrimenkullerin tapu fotokopisi