E-Ticaret Yapmak için Gerekenler – 12 Adımda E-Ticaret Kurma Rehberi

e-ticaret-yapmak-icin-gerekenler

E-ticaret, kriz zamanlarında dahi büyümeye devam eden ve bu alanda iş yapmak isteyen binlerce girişimcinin olduğu bir dünyadır.

E-ticaret yapmak için nelerin gerektiğine dair girişimcilerin aklında pek çok soru olabilir. E-ticarete nasıl başlanır, e-ticaret nasıl yapılır ve aşamaları nelerdir, internette satış yapmak için bilinmesi gerekenler nelerdir, e-ticaret sitesi nasıl yapılır sorularının cevaplarını rehber niteliğindeki yazımızda bulabilirsiniz.

1- İş planı yapın

Her işe başlamadan önce gerektiği gibi e-ticaret için izlenmesi gereken ilk adım da plan yapmaktır. E-ticaret yapmak için kullanacağınız kaynakları, hedefinizi, müşteri kitlenizi belirlemeniz ve bütçe planı yapmanız gerekir.

Fiziksel bir dükkanda satış yapıyorsanız veya işletmelere satış yapan bir üreticiyseniz bile e-ticaret kurallarının farklı ve kendini sürekli geliştiren bir yapıda olduğunu bilmelisiniz. Bu nedenle araştırma yapmalı ve planınızı şartları gözeterek oluşturmalısınız.

Elinizdeki kaynaklar ve hedefleriniz; ürün ve tedarikçi seçiminizi, müşteri kitlenizi ve iş modelinizi doğrudan etkileyecektir.

2- İş yönteminizi seçin

Hâlihazırda mağazanız var veya zaten üretici misiniz, yoksa ürünleri tedarikçiden mi alacaksanız? Stoksuz satış (dropshipping) mi yapacaksınız yoksa bir depo kiralayıp toplu ürün mü alacaksınız? Sermayeniz bu modellerin hangisine uygun?

İnternetten satış yapmak istiyorum diyorsanız bu soruların cevaplarını verebiliyor olmalısınız.

E-ticarete başlamak isteyenlerin büyük bir kısmı, tedarikçiden ürün alarak bir web-sitesi veya internet pazaryerinde satışa sunmayı planlar. Burada en kritik adım doğru ürün ve tedarikçiyi seçmek olacaktır.

Satıcılar eğer üretici veya toptancılarsa e-ticaret yapmak çok mantıklı bir karar olacaktır. Bu aşamada yapılması gereken bir satış sitesi ve internet pazaryerlerinde mağaza açmaktır.

Eğer zaten insanların sevdiği ve sosyal medyada takip ettikleri fiziksel bir satış mağazaları varsa satışa uygun bir web sitesi açılmalıdır.

3- Zaman ayırın

Hangi yöntemi seçerseniz seçin başarılı bir e-ticaret için çalışmaya zaman ayırmanız gerektiğini bilmelisiniz.

E-ticaret; ürün ve tedarikçi seçiminden kargo anlaşmalarına, fatura kesiminden müşteri ilişkilerine kadar geniş bir alanı kapsar. Sistemi kurduktan sonra kendi kendine işleyeceğini düşünmemeli, ek iş olarak yapsanız bile sürekli takipte olmalısınız.

4- Ürün ve tedarikçi seçimi yapın

E-ticaret için yapılması gerekenlerin belki de en önemli adımı doğru bir ürün ve iyi bir tedarikçi seçmektir.

Ürünün fiyatı, kârlılığı, tedarik edilebilirliği, kargo şartları, depo koşulları, pazardaki yeri, tanıdığınız bir ürün olup olmaması kararınızı doğrudan etkileyecektir.

Ürünün fiyatı çok düşük olursa iyi bir kazanç sağlayabilmek için fazla sayıda satış yapmalısınız. Çok yüksek olursa, müşterilere güven verecek bir ortam hazırladığınızdan emin olmalısınız.

Ürün kârlılığını hesaplamalısınız. KDV, kargo ücreti ve varsa komisyon değerlerini düşerek birim satışa karşılık gelen kârlılığı hesaplamalınız. Bu sayede o ürüne karar verdiğinizde ne büyüklükte almanız gerektiğini, yanına hangi ürünleri ekleyebileceğinizi görebilirsiniz.

Eğer e-ticarete yeni başlayacak bir girişimciyseniz, ürün çeşidini ve hedef kitlenizi çok geniş tutmanız, daha kolay yönetebilmeniz açısından önerilmez. Az sayıda ürün seçimi yapabilir, sektörü tanıdıkça çeşitliliği ve hedef kitlenizi artırabilirsiniz.

Ürün tedariği yerel veya yabancı üreticiden mi sağlanıyor, tedarikçiler güvenilir mi, ne kadar sürede size ulaştırılabilir öğrenmelisiniz. Tedarikçi yerine doğrudan üreticiden almanız ürün fiyatını düşürecektir.

Ürünlerin ağırlığı ve boyutları büyükse ya da soğuk zincir ürünleriyse kargo ücreti ve depolama maliyeti de artacaktır. Başlangıç olarak desisi küçük, normal sıcaklıklarda saklanabilen ürünleri tercih edebilirsiniz.

Ürünün pazardaki yeri, talebi ve rekabeti görebilmeniz ve buna göre pozisyon almanız açısından önemlidir.

5- GTIN bilgilerini alın

Üreticiden veya tedarikçiden ürünün global ticaret kimlik numarası olan GTIN’i almalı, eğer üretici sisseniz tanımlamalısınız.

6- Şirket Kurun ve Vergi Mükellefi Olun

İnternet üzerinden satış yapmak için fatura kesmeli, bunun için de vergi mükellefi olmalısınız.

Başlangıç için şahıs şirketi kurabilir, yüksek sermayeniz ve ortağınız varsa limited şirketi kurabilirsiniz.

Kargo anlaşması yapabilmek, müşterilere güven vermek, iadeleri yönetebilmek; N11, Trendyol, Hepsiburada, Gittigidiyor gibi pazaryerlerinde mağaza açabilmek için şirket olmanız gerekir.

Şirket kurulumunun ardından fatura bastırmalı veya e-fatura almalısınız.

7- Kargo anlaşması yapın

Eğer kendi sitenizden online ticaret yapacaksanız, şirket unvanı kazandıktan sonra indirimli fiyatlardan yararlanmak için kargo anlaşması yapmalısınız.

Bir pazaryerinde mağaza açarak internet satışı gerçekleştirecekseniz pazaryerlerinin kargo anlaşmalarından yararlanabilirsiniz.

8- Web-sitesi kurun

Ürünleri seçtiniz, yasal işlemleri yaptınız, artık işin heyecanlı kısmındasınız: Web-sitesi kurma!

Marka yüzünüz olan satış sitesinin kurulumunda 3 temel kriter vardır:

* Domain (alan adı), web-sitenizin ismidir. Marka adınız veya verdiğiniz spesifik hizmete uygun alan adı alabilirsiniz.

Örneğin gıda ürünleri satan bir X markasıysanız ‘Xgida.com’ adı ya da ‘BesiktasParfum.com’ gibi anahtar kelimeler içeren adlar seçebilirsiniz.

“com” uzantısı seçmek zorunda değilsiniz, alan adı alınmışsa .shop, .store gibi uzantılar da seçebilirsiniz.

* Sunucu (hosting), tüm site verilerinizi barındıracak ve çalıştıracak altyapıdır. Açık kaynak  (open source) yazılımlarını kullanarak ücretsiz veya çok düşük maliyetlerle, popüler ve standart bir paket seçebilirsiniz.

* Ürün ve görsel bilgileri hazırlama, mümkün olan en iyi şekilde ürün fotoğrafları çekilmeli, bilgi metinleri hazırlanmalı ve siteye yüklenmelidir.

E-ticaret sitesinde olması gerekenler:

· Kullanımı kolay bir arayüz

· Mobil uyumlu tasarım

· İyi kalitede görsel

· Düzgün metinler

· SSL sertifikası

· Kolay bir alışveriş ve ödeme süreci

· Açık bir iade politikası bilgisi

· Farklı ödeme seçenekleri

· Müşteri yorumları

· Hakkımızda, iletişim ve blog bölümleri

· Sosyal medya bağlantısı

9- ETBİS’e kaydolun

Sitenizi açtıkta sonra devletin ETBİS (Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi)’ne kayıt yaptırmalısınız. ETBİS, tüketiciyi korumak ve internet ticaretini kayıt altına almak için kurulmuş ve e-ticaret firmaları için 1 Aralık 2017 tarihinden itibaren kayıt işlemi zorunlu tutulmuştur.

10- Pazaryerlerinde mağaza açın

Pazaryerlerinde mağaza açarak satış yapmak, başlı başlına önemli bir konudur.

Çünkü hem pek çok avantajı hem de zorlukları bulunur. Ancak web-sitenizin yanında N11, Hepsiburada, Trendyol, Gittigidiyor veya Amazon gibi pazaryerlerinde mağazalar açmanız kesinlikle önerilir.

Avantajları;

· Pazaryerinin reklam ve prestij gücünden yararlanırsınız.

· Kısa sürede milyonlarca potansiyel müşteriye ulaşırsınız.

· Çok daha hızlı bir şekilde müşteri güveni kazanırsınız.

· Pazaryerinin kargo anlaşmalarından faydalanabilirsiniz.

· Pazaryerinin sunduğu, ürünleri üst sıralara çıkarma gibi geri dönüşü yüksek kampanyalardan satın alabilirsiniz.

· Eski sezon veya stoğu fazla ürünleri fiyatları düşürerek hızlıca satabilirsiniz.

Dezavantajları;

· Rekabete hazırlıklı olmalısınız.

· Fiyatlarınızı rekabete göre belirlemeli ve diğer firmaların kampanyalarıyla yarışmalısınız.

· Satış frekansı ve müşterinin alışkanlığı fazla olduğu için iade ve iptaller de sitenize göre fazla olacaktır.

· Siz iyi yönetmeye çalışsanız bile kargo hataları nedeniyle kötü müşteri yorum ve puanları alabilirsiniz.

· Site kurallarına bağlı olacaksınız.

11- Pazaryeri Entegrasyonu Yaptırın

İyi bir yönetim şekliyle internet pazaryerlerinden büyük kazanç sağlamak mümkündür. Ancak takip edilmesi gereken pek çok işlem bulunur ve Pazaryeri Entegrasyonu da bu ihtiyaçtan doğmuştur.

İnternet pazaryerlerinin; toplu ürün senkronizasyonu, otomatik stok kontrolü, müşteri soru ve yorumlarının takibi, fatura kesme, kargo fişleri oluşturma, sıcak satış takibi, müşteri raporları, satış analizleri ve grafikleri gibi pek çok dinamiği vardır. Birden fazla pazaryerinde mağazanız varsa tüm süreci sağlıklı şekilde yönetebilmek iyice zorlaşacaktır.

İyi bir pazaryeri entegrasyonu ile işinizin ne kadar kolaylaştığını göreceksiniz.

Ücretsiz Pazaryeri Entegrasyon

12- Reklam ve Pazarlama Bütçesi Ayırın

Reklam ve pazarlama, bir satış seviyesini korumak ve artırmak için izlemesi gereken temel adımdır.

Ne kadar iyi bir ürün, tedarik ve satış sistemi kurarsanız kurun pazarlama stratejileriyle desteklenmesi, tanıtılması, görünür olması gerekir.

Bunun için sosyal medya platformlarının gücünden yararlanmak amacıyla düzenli olarak profesyonel postlar paylaşmalı ve hedef kitlelere reklam vermelisiniz.

Bunun dışında SEO kriterlerine uygun içerikler üretmeli, Google reklamlarını kullanmalı, pazaryerlerinin kampanyalarından faydalanmalı, kendi kupon ve kampanyalarınızı hazırlamalısınız.

E-Ticaret Entegrasyon – Tamamen Ücretsiz

ücretsiz entegrasyon

E-ticaret entegrasyon, sağlıklı bir e-ticaret sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bir e-ticaret sitesi veya internet pazaryerleri üzerinden satış yapmanın pek çok aşaması bulunur. Bunlar; ürün seçiminden başlayarak mağaza açmaya, ürün bilgilerini yüklemekten stoklar ve müşteri sorularını takip etmeye, fatura kesmekten kargo fişi düzenlemeye, kârlılık hesaplamalarından satış ve sipariş analizlerine kadar izlenmesi gereken temel e-ticaret adımlarıdır.

E-ticaret entegrasyon; tüm bu e-ticaret adımlarının, birlikte yani birbirlerine entegre şekilde çalışmasını sağlayan yazılım sistemidir. İnternetten satış yapmaya başlamak istiyorsanız takip etmeniz gereken işlemler fazla gibi görünebilir. E-ticaret entegrasyon programları bu süreci kolaylaştırmak ve satış ve sipariş sisteminizi tek bir merkezden yönetebilmeniz için tasarlamıştır.

Ücretsiz E-Ticaret Entegrasyon

E-Ticaret Entegrasyonu nedir?

E-ticaret entegrasyonu, bir veya birden fazla internet mecrasında yaptığınız satışları entegrasyon ekranı üzerinden yönetebilmenizi sağlayan bir yazılımdır.

İnternette satış yapmanın birçok ayrıntılı aşaması olduğu için profesyonel bir sistem aracılığı ile süreci yönetmek satıcılara büyük kolaylıklar sağlar. Bunun yanında satışlarını artırmaları ve yeni stratejiler geliştirebilmeleri için de analizler yapar.

ücretsiz entegrasyon

E-Ticaret Entegrasyon çeşitleri nelerdir?

E-ticaret şekilleri ve büyüklükleri değişkenlik gösterdiği için ihtiyaçları da farklıdır. Dolayısıyla e-ticaret entegrasyon özellikleri de farklılaşacaktır. Ancak bir e-ticaret entegrasyonunda ürün tanımlama, fatura kesme, sipariş takibi gibi temel özellikler mutlaka olmalıdır.

Satışlar internet ortamına uyum sağladıkça ve satış hacmi arttıkça e-ticaret entegrasyon türleri de artmaktadır. Örneğin küçük ve orta çaplı bir işletmeyseniz mutlaka Pazaryeri Entegrasyonu kullanmalısınız. Büyük çapta ve on binlerce ürüne sahip bir firmanın ise Pazaryeri Entegrasyonu dışında özel muhasebe, kargo ve pazarlama entegrasyonları da kullanması gerekir.

E-ticaret entegrasyon türleri;

·Pazaryeri Entegrasyonu,

·Pazaryeri entegrasyonunun yeterli kalmadığı alanlar için daha işlevsel biçimde tasarlanmış; Muhasebe Entegrasyonu, Kargo ve Lojistik Entegrasyonu, Ödeme Sistemi Entegrasyonu, XML Entegrasyonu, Dijital Pazarlama Entegrasyonu vb. şekilde çeşitlenebilir.

Pazaryeri Entegrasyonu

E-ticaret dendiğinde akla gelen ilk entegrasyon çeşidi Pazaryeri Entegrasyonu’dur.

Çünkü iyi bir pazaryeri entegrasyon programı içerisinde;

·Stok takibi,

·Kargo takibi,

·Ön muhasebe,

·Faturalandırma,

·API entegrasyonu,

·Mağaza soruları takibi,

·Ürün senkronizasyonu,

·Otomatik fiyatlandırma,

·Satış, ciro, kârlılık analizleri ve

·Pazaryerlerinin ödeme sistemleriyle uyumlu bir altyapı olmalıdır.

·Aynı zamanda program doğru hesaplar yapabilmeli ve pratik bir kullanıma sahip olmalıdır.

Bu sayede pazaryeri entegrasyonu e-ticaret yapmanın doğal bir parçası haline gelmiştir.

Pazaryeri entegrasyonu; N11, Hepsiburada, Trendyol, Gittigidiyor gibi pazaryerlerinde mağaza açarak internetten satış yapmak isteyenlerin uygulaması gereken bir iş modelidir.

Küçük ve orta ölçekli işletmeler için e-ticarete girişin kolay, hızlı ve fonksiyonel bir modelidir.

Örneğin e-satışa başlamak isteyen bir girişimcisiniz, bir şirket kurdunuz ve N11’de mağaza açtınız diyelim. N11 Entegrasyonu yaparak; tüm satış ve sipariş sürecinizi entegrasyon ekranınız üzerinden yönetebilir ve normalde çok zaman alacak işlemleri hızlıca gerçekleştirebilirsiniz.

Aynı zamanda diğer pazaryerlerinde de mağaza açtıysanız, hem her bir pazaryerinin satış sürecini ayrı ayrı yürütmek zorlaşacak hem de şirketinizin performansını takip etmek güçleşecektir. Burada pazaryeri entegrasyonu sayesinde, birden fazla pazaryerinde satış yapsanız bile tüm süreci tek bir ekran üzerinden, merkezi şekilde yönetebilirsiniz.

N11’in yanı sıra Hepsiburada Entegrasyon, Trendyol Entegrasyon,  Gittigidiyor Entegrasyonu, ve Aliexpress Entegrasyon da yaparak ürün bilgilerini girme, güncelleme, toplu fatura ve kargo etiketi düzenleme, ödemeler ve satış raporları takibi gibi pek çok işlemi, pazaryeri entegrasyon hesabıyla kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Diğer E-ticaret Entegrasyon Çeşitleri

Pazaryeri entegrasyonu diğer birçok e-ticaret entegrasyon çeşidinin sağladığı işlemleri gerçekleştirebilir. Satış yapısı geliştikçe ayrıntılı muhasebe girişleri, dijital pazarlama hizmetlerine bağlanma gibi ihtiyaçlar olacaktır.

Bu alanlar için geliştirilmiş entegrasyon çeşitlerine birlikte bakalım:

·Muhasebe Entegrasyonu

SAP gibi profesyonel işletme yönetimi yazılımları ile muhasebe işlemlerinin entegrasyonunu sağlar.

·Kargo ve Lojistik Entegrasyonu

Yüksek hacimli satışlar için kargo firmaları ve mağazanız arasındaki entegrasyonu kurar.

·Ödeme Sistemi Entegrasyonu

Amazon, Trendyol, N11 gibi e-ticaret pazaryerlerinde mağaza açarsanız pazaryerlerinin sunduğu ödeme sistemleri üzerinden satış yaparsınız. Bunlar anlaşmalı bankaların Sanal Posları veya PayPal benzeri ödeme sistemleridir. Bankaların ödeme sistemleri kredi kartı veya banka kartları dışında Garanti BonusFlaş gibi uygulamalar olabilir.

E-ticaret siteniz üzerinden satış yapmak ve kredi kartı ile online ödeme almak için en çok tercih edilen araç sanal postur. Sanal Pos dışında Iyzio, BKM Express gibi sistemleri de sitenize entegre edebilirsiniz.

·XML Entegrasyonu

XML (Extensible Markup Language) işaretleme dili, e-platformlar arasındaki veri alış-verişini kolaylaştırmak amacıyla verileri standardize eder.

XML entegrasyonu sayesinde ise fazla sayıda ürün bilgisini, XML dosyası aracılığıyla bir platformdan diğerine hızlı ve basit bir şekilde aktarabilirsiniz. Bunun maliyetli bir sistem olduğunu ise hatırlatmak gerekir.

·Dijital Pazarlama / Geliştirici Araç Entegrasyonu

Dijital pazarlama, satış ve sipariş sisteminizi kurduktan sonra izlemeniz ve devam ettirmeniz gereken önemli bir adımdır. Çünkü internette aynı veya benzer fonksiyonda ürün satan binlerce satıcı olabilir. Her geçen gün artan e-ticaret hacmine de bakıldığında rakipler arasından sıyrılmanın önemi anlaşılacaktır. Aynı zamanda mevcut satış büyüklüğünüzü de korumanız ve artırmanız gerekir.

Bu aşamada fark aratacak olan sistemlerden biri dijital pazarlamadır. Dijital pazarlama e-ticaretle beraber büyüyen bir sektördür ve bu nedenle pazarlama entegrasyonu da gelişmiş ve çeşitlenmiştir.

Geliştirici araçlar; sosyal medya ve çeşitli web-siteleri için reklam platformları, trafik takibi ve analiz servisleri, pazarlama otomasyon sistemleri gibi dijital pazarlama araçlarıdır.

En çok tercih edilen geliştirici araç entegrasyon programları arasında:

Google Analytics (Enhanced E-Commerce)

Google Addwords

Google Tag Manager

Google Merchant

– Facebook Remarketing

– Statcounter

– Segmentify

– Yandex Metrica gibi araçlar bulunur.

E-Ticaret Entegrasyon Sistemleri nasıl seçimelidir?

* Şirketinizin büyüklüğü, satış hacminiz, satış ve sipariş yönetimi ihtiyaçlarınız, e-ticaret deneyiminiz ve e-ticaret beklentinize göre seçilmelidir.

* E-ticarete başlayacak yeni bir e-girişimciyseniz, ürünlerinizi belirleyip satış kanallarınızı oluşturmalı ve e-ticaret entegrasyon fiyatları ve hizmetlerini incelemelisiniz.

* Küçük ve orta ölçekli firmalar için Pazaryeri Entegrasyonu büyük bir yardımcı araç olacaktır.

* Pazaryeri entegrasyon sisteminin tüm temel ihtiyaçları karşılaması ve fark yaratması gerekir.

* Nesatılır pazaryeri entegrasyonu, tüm özellikleri tamamen ücretsiz şekilde hizmete sunulan profesyonel bir e-ticaret entegrasyon modelidir.

Nesatılır Entegrasyon Farkı

Ücretsiz E-Ticaret Entegrasyon

·Tüm modülleri ücretsizdir!

·Nesatılır pazaryeri entegrasyonu; kargo, muhasebe, satış analizleri gibi özelleşmiş e-ticaret entegrasyon türlerinin sağladığı pek çok hizmeti yerine getirir.

·Akıllı ve pratik bir altyapıya sahiptir.

·N11, Hepsiburada, Trendyol ve Gittigidiyor gibi Türkiye’nin en önemli internet pazaryerleriyle uyumludur.

·Toplu kargo etiketi basabilir.

·Satış, sipariş, stok ve mağaza soruları takibi yapabilir.

·Otomatik e-fatura ve kargo şablonları oluşturur ve kaydeder.

·Sadece Nesatlır’da bulabileceğiniz ayrıntılı satış analizleri sunar.

·İl, ilçe, gün, saat, müşteri profili bazında gelir – gider analizleri gösterir.

·Yeni satış fırsatları geliştirmek ve verimliliğinizi artırmak için ortam sağlar.

·Kazanç, kârlılık, ciro hesaplamalarınızı dönemsel ve bölgesel şekilde gösterir.

·Pazaryerine özel, ürün ve satış bazında KDV, kârlılık, kargo, geri dönüş hesaplamalarınızı yapar.

Siz de Nesatılır.com’da ücretsiz üyelik hesabı açarak tüm bu avantajlardan faydalanabilirsiniz!

Ücretsiz E-Ticaret Entegrasyon

Koronavirus’ün E-ticaret Satışları ve Alıcı Davranışları Üzerindeki Etkisi 

E-ticaret, koronavirüsün yayılmasından etkilenmeye devam ediyor. İnsanların üzerinde bilinmeyenin korkusu hala devam ediyor. İyi haber  ise tüketiciler hala online alışverişe oldukça rağbet gösteriyor. Bununla birlikte bazı ürün kategorileri gelişiyor.

Bu süreçte oluşan değişkenler neticeside e-ticaret satıcılarının hızlı bir şekilde bu duruma adapte olması gerekiyor.  Bir yandan mevsimsel ve mevcut e-ticaret trendlerini takibe devam etmeli bir yandan ise bu süreçte oluşan yeni trendlere uygun şekilde hareket etmeye başlamalısınız.

Koronavirüs etkisinde e-ticaret

Bir yandan, yüksek ekonomik belirsizlik nedeniyle, bazı tüketiciler harcama yapmakta tereddüt ediyor. Öte yandan, bunlara rağmen e-ticarette  alışveriş hala yüksek seviyelerde.

Bakkaliye, yüz maskeleri, ev temizlik malzemeleri gibi birçok ürünün satışı arttı. Popüler olan ürünlerin uzun raf ömrüne sahip, çok yönlü ve zor zamanlar için yapılmış olmaları dikkat çekiyor.. Ev mobilyası satışları da yüksek seyrediyor. Çoğu ofisin koronavirüs sebebiyle kapatılması sonucu evden çalışnmak zorunda kalan  insanların rahat ve verimli çalışmasını sağlayan ürünlere olan ilgiyi yükseltmeye başladı. Buna ofis mobilyaları, lambaları dahil edebiliriz.

Birçok bağlamda insanlar çevrimiçi alışverişe eskisinden daha fazla istekli . Bu salgın sırasında birçok tüketici evini terk edemiyor ya da etmek istemiyor.

Aşağıdaki grafik, koronavirüs’ün Şubat ve Mart 2020 arasında koronavirüsten en ciddi şekilde etkilenen ülkelerden biri olan İtalyada’ki çevrimiçi satışlar üzerindeki etkisini göstermektedir .

Şubat ve Mart 2020 arasında, İtalya’daki çevrimiçi satışlar 2019’daki aynı döneme göre önemli ölçüde büyüdü. Özellikle hafta sonu boyunca e-ticaret sektörü, koronavirüs patlamasından (COVID-19) büyük ölçüde etkilendi. 7 Mart’ta çevrimiçi satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 90 oranında arttı.

Koronavirüsü iletişimin rolünü değiştirdi

Mevcut sosyal ve ekonomik iklimin bir sonucu olarak e-ticarette bazı roller daha önemli hale geldi.

Bunlardan biri iletişim. Bugünlerde sürekli kötümser haberlere maruz bırakılan insanların birçok sorusu ve endişesi var. Bunun sonucu olarak bu konuda müşteri endişelerini etkili bir şekilde ele almaya özen göstermek çok daha önemli bir hal aldı. Büyük markalarla aynı kaynaklara sahip olmayabilirsiniz, ancak yine de müşterilerinize göstereceğiniz ilgi ve alakayla onların sizin mağazanıza olan sadakatini koruyabilirsiniz.

Etik kalmak, birçok işletmeyi uzun vadede kurtarabilir

Koronavirüs salgını sonrasında, bazı satıcılar, talep edilen ürünleri şişirilmiş fiyatlarla (örn. Maskeler, el dezenfektanları) listeleyerek e-ticaret alıcılarını sömürmeye başladı . Bu süreçte insanların çaresizliğinden kazanç sağlamak size kısa vadede kar getirebilir, ancak uzun vadede e-ticaret işletmesine zarar verecektir.

Bunun yerine, şimdi müşterilerinizle olan ilişkileri geliştirmek için iyi bir zaman. Şimdi etik unsurlara bağlı kalarak özgün ve yaratıcı olmaya odaklanmak e-ticaret işletmeniz için çok daha değerli.

Korona Virüs ve Finansman Yönetimi

Üretim tesislerinin geçici olarak kapatılması, lojistikte aksamalar, stok fazlası ürünler, muhafazakar tüketici harcamaları, sabit genel giderler ve gecikmiş satıcı ödemeleri  birçok e-ticaret işletmesinin finansal ve nakit akışlarında büyük bir baskıya neden oluyor.

Pek çok e ticaret işletmesi bu dönemde oluşan harcamalar, finansal riskleri belirleme ve zararları azaltma gibi  unsurlar üzerinde durarak genel olarak finansal işlemlerini daha iyi hale getirmek için uğraşıyor.

Nakit akışlarınızı ve mali durumunuzu daha iyi yönetmenize yardımcı olmak için, belirsizliğin hakim olduğu bu dönemde sizlere yardımcı olabilecek birkaç ipucu paylaştık.

Finansal durumunuzu güncel tutun ve olası ticari etkileri listeleyin

İşletmenizin mevcut finansal durumunu anlamak ve işletmenizi ayakta tutmak, mümkün olan en iyi eylemleri belirlemek için finansal tablolarınızı güncellemeniz çok önemlidir. Finansal oranlarınızı kârlılık, likidite, kaldıraç ve verimlilik oranları kullanarak analiz edin ve bir liste haline dökün.

Listenizde oluşan eksikliklerin her birinin nakit akışlarınızı nasıl etkilediğini düşünün. Sermaye yatırımları ile ilgili olarak, farklı projelere öncelik vermeniz ve kısa vadede size rekabet avantajı sunmayacak projeleri bir kenara bırakmanız gerekecektir.

Bankacılık ortaklarınızdan ek sermaye talep edin

İşletmenizin büyümekte  olduğunu göstermek için birlikte çalıştığınız bankalarınızla detaylı bir büyüme stratejisi ve eylem planı paylaşın. Geçmişte herhangi bir işletme kredisi kullanmadıysanız, bankalar tarafından küçük ve orta ölçekli kurumsal işletmeler için oluşturulan özel kredi paketlerini araştırın.

Maliyetleri zorunlu olmayan harcamaları azaltın

Pazarlama harcamalarınızın nereye gittiği konusunda net olarak bir sonuca varın. Buna kısa vadede gerekli olmayan pazarlama harcamalarını keserek başlayabilirsiniz.

·         Estetik pahasına olsa bile paketleme maliyetlerini azaltın.

·         İdari giderleri denetleyin ve gereksiz maliyetleri belirleyin.

·         Alternatif bir tedarik kaynağı olup olmadığını araştırın, bu durumdan sağlayacağınız verimliliği hesaplayın.

Tedarikçilerinizden ödemeleriniz için uzun vadeli ödeme planı alın

Tedarikçi ödemelerini borçlandırmak için kafanızda geçerli senaryolar belirlediyseniz, tedarikçilerinizle bir görüşme başlatın. İşletmenizin mevcut durumunu ayrıntılı olarak onlara açıklayın ve ileriye dönük bir ödeme planı teklifi sunun. Tedarikçi de nakit akışı ile mücadele ediyorsa, her ikinizin de kabul edebileceği bir anlaşma yapın. Gerekirse alternatif tedarikçiler bulmayı düşünün ve ödeme görüşmelerine erken başlayın.

Covid 19 virüsünün ortaya çıkmasından bu yana, dünya çapında ticareti etkiledi. İşlerin daha da zorlaşacağı göz önüne alındığında sizleri diğer e-ticaret işletmelerinden ayıracak konulara odaklanmak işletmeniz için çok daha önemli bir noktaya geldi. Yaratıcılık, yaşanacak sürpriz durumlara  karşı gösterebileceğiniz esneklik ve değişime uyum sağlama yeteneği bunların en başında geliyor. Bu zor günler elbet geçecek. Bugünlerde vereceğiniz kararlar işletmenizi ayakta tutmanızı ve yıllar sonra bu günleri çok da kötü hatırlamamanızı sağlayabilir.

Yüksek Trafik, Düşük Satış: Ürünlerinizin Satılmamasının 3 Nedeni

Bir e-ticaret işletmecisi olarak sizin kontrolünüz dışında olan dış faktörler de dahil olmak üzere müşteri kararlarını etkileyen yüzlerce küçük neden olabilir. Bu yazımızda yeterli görüntülenmeye sahip olmanıza rağmen satışlarınızın beklentilerin altında kalmasının 3 nedeninden bahsedeceğiz.

1 | KORONAVİRÜS VE BUNUN ÇEVRİMİÇİ E-TİCARET SATIŞLARINI ETKİLEMESİ

Ekonomik belirsizlik arttıkça, potansiyel müşteriler paralarıyla daha temkinli davranıyor. Şu anda piyasalarda genel olarak bir endişe hakim. Koronavirüs’ün patlak vermesinden bu yana müşterilerin satın alımlarında farklılıklar meydana geldi.Müşteriler bu virüsün toplumda yarattığı etkisini göz önünde bulundurarak alışverişlerinde artık daha temel ürünlere yönelmiş vaziyetteler.

Bununla birlikte, insanların hastalığa yakalanma korkusuyla evlerinde olması daha fazla çevrimiçi trafiğe olanak sağladı. Caddeler üzerindeki mağazaların kapalı olması ve bu nedenle insanların çevrimiçi alışveriş yapmayı tercih etmesiyle, E-ticaret mağaza sahiplerinin ürünlerini tüm sahip oldukları medya kanallarında yoğun bir şekilde tanıtması gereken bir dönemden geçmekteyiz. Bu tanıtım süreci şu an belki hiç olmadığı kadar değerli ve önemli.

2 | YENİDEN PAZARLAMA KAMPANYALARINI KULLANARAK TRAFİĞİ SATIŞLARA DÖNÜŞTÜRME

Bazen müşteriler belirli bir zaman dilimi içinde belirli bir ürünü satın almaya hazır olmayabilirler. Karar verme süreci özellikle alışveriş yapan kişiler için uzun bir süreç olabilir. Bu karar verme süreci içerisinde ürünler arasında en  uygun ve en iyi olandan alışveriş yapmak, yorumları okumak yer alabilir. İşte tam bu anda yeniden pazarlama çalışmalarınızın devreye girmesi gerekir. Gerek Facebook gerek Instagram gibi sosyal medya sitelerinde hedef kitlenize yönelik çalışmalar ile bu dönemde aldığınız trafiği satışlarınızda pozitif bir etki yaratmasını sağlayabilirsiniz.

3 | MÜŞTERİLERİNİZİN KİM OLDUĞUNU ANLAMA

Ürününüzü kimlerin satın alma olasılığının yüksek olduğunu biliyor musunuz? Yaşlarını, cinsiyetlerini, konumlarını biliyor musunuz?

Müşteri tabanınızı tam olarak bilmiyorsanız, ürünlerinizi veya hizmetlerinizi onlara en uygun olacak şekilde pazarlamanız mümkün değildir. Bu dönemde aldığınız yüksek trafik sattığınız ürünlerle alakasız bir kitleyi mağaza sayfanıza çekiyor olabilir. Bundan kaynaklı düşük satış rakamlarına sahip olabilirsiniz. Bu noktada  bir hedef kitlesi belirlemeniz gerekir.

Hedef Kitlenizi Nasıl Belirlersiniz?

Müşterilerinizi tanımlamanın birçok yolu vardır. Müşteri kitleniz hakkında gerçekten ince ayrıntılar öğrenmek istiyorsanız Google Analytics bu konuda oldukça yardımcı olabilir. Google’ın analiz içindeki kitle aracı , müşterilerinizin demografik özelliklerini ve ilgi alanlarını anlamanıza yardımcı olacaktır.

MPN ve GTIN Nedir?

MPN ve GTIN, ürünlerin global kimlik numaralarını gösteren kodlardır.

Bu kodların genel adı Benzersiz Ürün Tanımlayıcılarıdır. Benzersiz ürün tanımlayıcıları, küresel pazarda satışa çıkarılan ürünlerin tanımlanabilmelerini sağlar ve onları benzersiz şekilde birbirlerinden ayırır. Her bir ürün kalemine, kendine özgü ve evrensel bir kod tanımlanmış olur.

Google, 2017 senesinde alışveriş reklamları için ürünlere GTIN tanımlanmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu sayede, satışa çıkan her bir ürünü sınıflandırabilir ve onları doğru noktalara yönlendirebilir.

MPN ve GTIN gibi Benzersiz Ürün Tanımlayıcıları, üreticiler tarafından belirlenir. Arama sonuçları eşleştirmeleri ve reklam yönlendirmelerinin doğru yapılabilmesi için, üreticilerin MPN ve GTIN kodlarını standartlara uygun olarak belirlemeleri şarttır.

Peki, MPN ve GTIN tam olarak nedir? MPN ve GTIN’in nasıl belirlenmesi gerekir? Barkodla farkları nelerdir? Hangi ürünler için geçerlidir? MPN ve GTIN kodlarının belirlenmesi satıcılara nasıl avantajlar sağlar? Birlikte bakalım.

Benzersiz ürün tanımlayıcıları

MPN ve GTIN, neredeyse tüm dünya tarafından kullanılan yaygın benzersiz ürün tanımlayıcılar arasında yer alır. MPN ve GTIN dışında bir diğer önemli tanımlayıcı marka adlarıdır.

Benzersiz Ürün Tanımlayıcıları, her ürün için ayrı olarak belirlenir. Örneğin bir ürünün farklı renkleri varsa renk grubunu ifade eden Benzersiz Ürün Tanımlayıcıları da farklılaşacaktır.

Her ürünün MPN ve GTIN’i bulunmaz. Ancak MPN ve özellikle GTIN’i bulunan ürünlerin reklam kapasiteleri ve kullanıcılar tarafından bulunma şansları çok daha yüksektir.

GTIN-nedir

Google, alışveriş reklamları için 50 Özel Marka’da GTIN’i 2015 yılında zorunlu hale getirmişti. 2016’da marka ve ürün kapsamı genişletildi. 2017 yılında ise aralarında Türkiye’nin de olduğu pek çok ülkede ürün reklamı yapabilmek için GTIN ile ürün tanımı zorunlu hale geldi.

Bu durumda, belirlenen Özel Markalar artık GTIN eşleştirmeleri için kullanılmıyor. Fakat üreticilerin, satışı yapılacak tüm ürünleri GTIN özelliğiyle Google’a bildirmeleri gerekiyor. Bunu Google’a nasıl bildirmeliyiz, diye düşündüyseniz, Benzersiz Ürün Tanımlayıcıları e-ticaret sistemlerinin bir parçası haline geldiği için, satış portalına ürün bilgilerini girerken istenen GTIN kodunu da eklemeniz yeterli olacaktır.

Örneğin N11.com’da satılan ürünlerin GTIN kodlu olma şartı vardır. Google Alışveriş Reklamları için gönderilen her ürünün yine GTIN numarası olması gerekir.  Böylece Google, ne satıldığını anlar ve arama sorguları ve hedef kitle için doğru ürün reklamı yapabilir.

GTIN (Küresel Ticari Ürün Numarası) Nedir?

GTIN (Global Trade Item Number), Türkçe’ye Küresel Ticari Ürün Numarası veya Küresel Ticari Öğe Numarası olarak çevrilir.

GTIN; satış ürününün hangi ülke, şirket, ürün çeşidi ve ürün alt kalemini temsil ettiğini anlamamızı sağlayan bir sayı kodudur. Türkiye dahil pek çok ülkenin, satış ürünlerine GTIN kodu vermeleri gerekir.

Kitaplığınızda bulunan yeni basım herhangi bir kitabı alın, arka kapaktaki etiketin bir kenarında ISBN ile başlayan bir kod olacaktır. Bu kod, o kitabın GTIN’idir ve tüm dünyada aynıdır.

GTIN-kod-aciklama

GTIN Özellikleri

·GTIN, ürünlerin kimlik numarasıdır.

·GTIN (Küresel Ticari Ürün Numarası / Küresel Ticari Öğe Numarası) üretici tarafından belirlenir. Yani aynı ürünü satan farklı satıcıların kullanacakları GTIN kodları da aynı olacaktır.

·Satışı yapılacak ürüne GTIN tanımlanmışsa, ürün paketi üzerindeki barkodun altındaki sayılar GTIN’i gösterir.

·GTIN kodu; Gösterge, Ülke veya Simge Kodu, Şirket Tanımlayıcısı, Ürün Referansı ve ürünün Kontrol Numarasından oluşur.

Örneğin GTIN koduna bakıldığında; Türkiye menşeli XYZ markasının Kısa Kollu Beyaz T-shirt grubundaki S beden ürün şeklinde, spesifik ürün tanımı yapılabilir.

·8-14 arasında haneye sahiptir.

·GTIN standartları GS1 tarafından belirlenmiştir. GS1 ise, iş yaşamının iletişim tekniklerine küresel bir standart getirmek için çalışan ve kar amacı gütmeyen bir organizasyondur.

·GS1’in Türkiye temsilcisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’dir. TOBB’a başvurarak ürünleriniz için GTIN satın alabilirsiniz. Yıllık olarak belirli bir ücret ödeyerek; 10 adet, 100 adet, 1000 adet gibi sayılarda, şirketinize özgü GTIN kodları alabilirsiniz.

GTIN kodunun barkodla farkı nedir?

Barkod, ürün etiketinde bulunan bilginin tanımlanabilmesi için satış sırasında okutulan 2 boyutlu koddur. GTIN ise, bu kodun sayılarla ifade edilen halidir.

Ürüne GTIN tanımlanmışsa, barkod numarası GTIN ile aynı olacaktır.

MPN (Üretici Parça Numarası) Nedir?

MPN (Manufacturer Part Number), Türkçe’ye Üretici Parça Numarası olarak çevrilmiştir.

MPN (Üretici Parça Numarası), aynı üreticinin envanteri içindeki ürünleri kendi aralarında ayırt edebilmek için verilen benzersiz ürün tanımlayıcısıdır.

Kullanıcılar olarak MPN olduklarını bilmesek de ürün kodlarıyla internet aramaları yaparız. Üretici firmanın verdiği bu kodlar çoğunlukla MPN’dir.

MPN-nedir

MPN (Üretici Parça Numarası);

·GTIN gibi bir ticari ürün tanımlama aracıdır.

·Üretici tarafından belirlenmiş bir GTIN’i yoksa MPN mutlaka olmalıdır.

·Harf ve sayılardan oluşur.

·Küresel çapta geçerliliği vardır.

·Müşteriler arama sorgularında bu kodu da kullanabilecekleri için, MPN standartlarına uyduğu sürece, hatırlanabilen farklı çağrışımlarının da olması faydalı olacaktır.

Örneğin, fotoğrafta görünen Google adaptörünün MPN kodundaki 42 sayısı, popüler bir roman olan Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde geçen bir sayıdır. Google bu sayede ürün bilinirliği ve kalıcılığını artırmayı amaçlamıştır.

MPN ve GTIN numarası nasıl alınır ve bulunur?

GTIN, Türkiye’de TOBB’dan satın alınır. TOBB, GS1 standartlarına göre satıcıya bir kod verir. Üretici ise bu kodun son hanesindeki kontrol basamağına (Kısa Kollu Beyaz T-shirt ürün gurubunun S bedeni gibi) spesifik bir ürün tanımlar.

MPN ise üretici tarafından belirlenir.

MPN ve GTIN neden gereklidir?

·Tüm dünyada geçerli ticari kimlik numaralarıdır.

·En önemlisi Google olmakla birlikte arama motorlarının sattığınız ürünü anlamasını sağlar.

·Ürünler doğru reklam kanallarına ve hedef kitleye yönlendirilebilir.

·Google, GTIN’i doğru şekilde girilen ürünlerin dönüşüm oranlarının (convension rate) %20 oranında arttığını açıklamıştır.

Hangi ürünlerin MPN ve GTIN’i olmalıdır?

GTIN, genelde marka ürünlerde bulunur. Ancak daha önce belirlenen spesifik markaların ürün grubundaki GTIN zorunluluğu kaldırılmıştır. MPN ise markaların ürün ayrımlarının yapılabilmesi için gereklidir.

·Google reklamları için GTIN zorunludur.

·Birçok e-pazaryerinde ürün tanımlarken GTIN girişi zorunludur.

·MPN marka ürünlerini ayırt etmek için önemli ve belirleyicidir. GTIN tanımlanamayan ürünler için MPN kullanılır.

Hangi ürünlerin GTIN’i bulunmaz?

·Yedek parçalar

·Ön sipariş ürünleri

·Mağaza markası olan ürünler

·Klasik veya antika değeri taşıyan ürünler

·Özgün donanım üreticisi (OEM) parçaları ve yedekleri

·Kumaş, takı, toka, sanat ürünleri, ziynet ürünleri, tasarım kıyafetler gibi el yapımı veya özel üretim ürünler

·ISBN 1970’te ISO standardı olarak kabul edilmeden önce basılan kitaplar

GTIN türleri nelerdir?

GTIN, kullanıldığı ülke ve ürün türüne göre 5 farklı formatta olabilir:

·         UPC (Kuzey Amerika’da / GTIN-12): 12 haneli sayı

·         EAN (Avrupa’da / GTIN-13): 13 haneli sayı

·         JAN (Japonya’da / GTIN-13): 8 veya 13 haneli sayı

·         ISBN (kitaplar için): 13 haneli sayı

·         ITF-14 (çoklu ambalajlar için / GTIN-14): 14 haneli sayı

Türkiye, GTIN türleri arasında en çok EAN, yani GTIN-13’ü kullanır. Bunun en büyük nedeni AB ile kurulan ticaret ilişkileridir.

Instagram Satışlarında Vergi Durumu

instagram satış yapmak vergi

Son yılların en popüler sosyal medya platformu olan Instagram, yeni bir satış kanalı olarak da yükselmeye başladı. Popülaritenin artmasıyla beraber yeni iş birlikleri, reklam modelleri, pazarlama stratejileri gelişti ve çeşitli yöntemlerle satış yapılmaya başlandı.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerden büyük kurumsal firmalara, şahıs firmalarından sosyal medya fenomenlerine kadar pek çok hesap, Instagram üzerinden ürün ve hizmet satışı yapabiliyorlar. Elektronik, pasta, çiçek, hediyelik eşya, kozmetik gibi binlerce çeşit ürün butik mağazalarda, marka hesaplarında veya kişisel hesaplarda satılabiliyor.

Instagram üzerinden satış yapmak yeni yeni oluşan bir e-ticaret şekli olduğu için vergilendirme sistemi de onunla beraber gelişiyor diyebiliriz. Instagram’da satış yapabilmek için vergi vermek aslında oldukça basit bir işlem. Ancak kimi zaman e-girişimciler, Instagram’da yasal olarak satış yapmaya başlamak için ne yapmaları gerektiğinden emin olamayabiliyorlar.

Instagram’da satış yapmak yasal mıdır, Instagram satışları için vergi ödemek veya şirket kurmak gerekir mi, Instagram satışlarında nasıl vergi verilir, hangi ürünler için vergiden muaf olunabilir, Instagram’da satış ve ödeme işlemleri nasıl yapılır, Instagram satışlarında vergi verilmezse ne olur gibi pek çok soru girişimcilerin en çok merak ettiği konulardır.

Bu yazımızda, tüm bu soruları en önemli noktalarıyla sizin için yanıtladık.

Instagram’da satış yapmak yasal mıdır?

Instagram’da satış yapmanın, kendi web sitenizde veya bir internet pazaryerinde satış yapmaktan temelde çok farkı yoktur. Hatta Instagram, iş hesapları için satış ürünlerini kullanıcıya gösterebilecekleri bir özellik de hizmete sunmuştur. Dolayısıyla yasaldır.

Diğer e-ticaret kanallarında olduğu gibi, Instagram’da satış yaptığınızda da vergi mükellefi olursunuz. Instagram satışları için fatura ve irsaliye düzenlemek gerekir. Bu şekilde yasal bir satış işlemi gerçekleştirmiş olursunuz.

Fatura ve irsaliye düzenlemeden e-ticaret yapan Instagram satıcıları da vardır. Ancak bu işlem yasal değildir ve devlet tarafından takip edilebilir.

Vergiden muaf olan ve internet üzerinden yasal olarak satılabilen istisnai e-ticaret ürünleri için yazının devamına bakabilirsiniz.

Instagram’da satış yapmak için vergi vermek gerekir mi?

Evet, her ticari faaliyetten elde edilen gelirde olduğu gibi, Instagram satışlarının kazancı için de vergi verilmelidir.

Kurumsal bir firmanın web sitesi veya çoğu e-pazaryeri üzerinden yapılan satışlarda fatura kesilir. Dolayısıyla vergili satış yapılır. Instagram satışlarında henüz buna benzer bir vergili satış sistemi bulunmamaktadır. Ancak satıcının fatura kesme ve vergi ödeme zorunluluğu devam eder.

Bunun dışında faturasız satışların zaten birçok dezavantajı olduğu görülecektir. Satıcı yasal bir statü kazanmadığı için müşteri güvenilirliği, ödeme yöntemleri, kargo anlaşması, itibar, sürdürülebilirlik, muhtemel sipariş sorunları ve iadeleri gibi pek çok konu çözümsüz kalacaktır.

Instagram’da vergisiz / faturasız satış yapmanın dezavantajları;

·Sahte hesaplar nedeniyle müşterilerde güven duygusu zedelenmiştir,

·Ödeme alımları risklidir,

·Ödeme yöntemleri kısıtlıdır,

·İadeleri yönetmek oldukça zordur,

· Kargo anlaşması yapılamaz,

·Sürdürülebilirliği düşüktür,

·Vergi dairesi tarafından büyük yaptırımlara uğrayabilir.

Instagram’da satış yapmak için şirket kurmak gerekir mi?

Instagram’da başarılı ve iyi satış yapanların çok büyük bir bölümü yasal şirket hesaplarıdır.

Diğer yandan Instagram’da ürün satmak için şirket açma zorunluluğu bulunmaz. Ancak bu durum satıştan doğacak vergi mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla Instagram’da satış yapmaya başlamak istiyorsanız bir ticaret şirketi kurmalısınız.

Bu şirketler; limited şirketi, anonim şirket ya da şahıs şirketi olabilir.

E-ticarete başlarken kurulması önerilen şirket türü şahıs şirketidir. Çünkü kurulumu ve tasfiyesi hızlı ve kolaydır, masrafları ve genel bürokratik süreci diğer şirket türlerine göre çok daha azdır. Instagram’da satış yapmak istiyorsanız bir şahıs firması kurabilirsiniz. Bu işlemi e-devlet üzerinden çevrimiçi olarak veya en yakın vergi dairesine giderek hızlıca gerçekleştirebilirsiniz. Şahıs şirketiniz kurulduktan sonra fatura, irsaliye (ya da irsaliyeli fatura) bastırmalısınız. Ardından Instagram’da satış yapmaya başlayabilirsiniz.

Şirket kurup fatura keserek Instagram’da satış yapmanın avantajları;

·Müşterilere güven verir,

·Yasal bir satıcı kimliği kazanabilir,

·Sanal POS kullanarak kredi kartıyla uzaktan ödeme işlemi gerçekleştirebilir,

·Kargo anlaşması yapabilir ve sadece şirketlerin ulaşabildiği indirimli kargo ücretleriyle çalışabilir,

·Vergi dairesine şikayet edilme riskinden kaçabilir,

·Vergiyi ödememeden dolayı oluşacak cezadan kaçınabilir,

·Muhtemel sipariş problemleri için fatura sayesinde iki taraflı güvence sağlayabilir,

·Olası birçok riski önleyerek ve markanızı destekleyerek sürdürülebilir bir e-ticaret yapabilirsiniz.

Instagram satışlarında ödeme yöntemleri nelerdir?

Instagram, aslında bir satış sitesi değildir. Bu nedenle de kendi sistemi üzerinden ödeme yapılmasını sağlayan bir altyapısı yoktur. Bunun için, ödeme işlemi Instagram’dan bağımsız olarak yapılır.

·En güvenli yöntem, Sanal POS ile kredi kartıyla uzaktan ödeme almaktır. Bunun için şahıs şirketi veya sermaye şirketi (A.Ş., LTD.) olmanız ve Sanal POS kullanarak fatura kesebilmeniz gerekir.

·İkinci yöntem banka havalesidir. Ancak alıcılar güven problemleri nedeniyle bu yöntemi genelde tercih etmezler.

·Son yöntem ise kapıda ödemedir. Kapıda nakit veya kartla ödeme alınabilir. Kartla ödeme almak için yine fatura kesme zorunluluğu bulunur. Bu yöntem; alıcılar için nispeten güvenli, satıcılar için riskli bir durum olabilir. Kapıda veya kargoda oluşacak bir problem nedeniyle müşteri alıştan vazgeçebilir.

Bu yöntemlerin profesyonel bir alternatifi için:

Instagram’da bir işletme hesabı açtınız ve alışveriş özelliğini aktive ettiniz diyelim. Alıcıların, gönderi üzerinden varsa kendi satış sitenize yönlenmelerini sağlayabilirsiniz. Alıcılar, satın alma işlemini kendi web sitenizin altyapısını kullanarak gerçekleştirebilirler.

Instagram satışlarında vergilendirme nasıldır?

Instagram satışlarının vergilendirilmesi; satılan ürüne, gelirin büyüklüğüne ve şirket türüne göre değişir.

Örneğin bazı ürünler için KDV %8 iken bazılarında %18’dir. Şahıs şirketleri için belli bir vergi dilimine kadar gelir vergisi oranı %15 iken, sermaye şirketlerinde kurumlar vergisi sabit %22’dir.

Instagram satışlarında vergiden muaf olunabilir mi?

Instagram satışlarında vergiden muaf olmak, kanunda belirtilen belli ürünler ve şartlar için geçerlidir.

Bir eleman çalıştırmamak koşuluyla; evde imal edilen havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dantel, nakış işleri ve turistik eşya, hasır, vb. ürünleri internet üzerinden vergi ödemeden satabilirsiniz. Vergiden muaf tutulabilmek için yıllık maksimum satış tutarı, o yılın asgari ücretinin yıllık brüt tutarı kadardır. Dolayısıyla bu durum, Instagram satışları için de geçerlidir. Tüm ürünleri görebilmek için ilgili maddeye bakabilirsiniz.

Instagram satışlarında vergi ödemeden satış yapılırsa ceza kesilir mi?

Instagram üzerinden vergi vermeden satış yapmak, fark edildiği takdirde vergi kaçırma kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla ceza kesilir ve yaptırımı olur.

İstisnalar hariç, satışlardan kazanılan tüm gelirlerin vergilendirilmesi gerekir. Vergi daireleri internet üzerinden kayıt dışı satışları takip edebilir. Veya faturasız gerçekleşen bir sipariş üzerine, alıcının satıcıyı vergi dairesine şikayet etme hakkı bulunur. Bu durumda kargo şirketi aracılığıyla adresinize ulaşılabilir, ardından kayıt dışı işlemler için ceza kesilir ve vergi kaçırma suçundan işlem yapılır.

Şahıs Şirketi Kurma Rehberi ve Gerekli Belgeler 2021

şahıs şirketi kurmak

E-ticaret ile satış yapmaya başlamak için önce şirket kurulması gerekir. Kişisel satış sitesinde veya bir pazaryerinde mağaza açarak ürün satmak isteyen e-girişimciler için önerilen ilk şirket türü şahıs şirketleri / şahıs firmalarıdır.

Şahıs şirketi kurmaya karar vermek ve kuruluş süreci size karışık gibi görünebilir. Şahıs şirketi kurma nedir, e-ticaret için neden gereklidir, avantajları ve dezavantajları nelerdir, şahıs şirketi nasıl açılır, şahıs firması kurma maliyeti nasıldır, 2021 yılı masrafları / giderleri nelerdir, vergi dilimleri nasıldır gibi pek çok soru bulunur. Bu yazımızda sizler için tüm şahıs şirketi kurma sürecini, basit bir rehber halinde açıkladık.

E-ticaret için şirket kurma / en uygun şirket türü nedir?

* E-ticaret yapmak için resmi bir şirket olmanız gerekir. Bu şekilde yasal olarak vergilerini veren bir işletme kimliği kazanırsınız.

* E-ticaret için seçebileceğiniz 3 farklı şirket türü vardır: Anonim Şirket, Limited Şirket ve Şahıs Şirketi.

* Şahıs şirketleri; e-ticarete başlamak için en uygun şirket türüdür. Çünkü kurulumu ve gerekirse tasfiyesi kolay, vergileri ve masrafı düşüktür. Yasal olarak e-ticaret yapmak için gerekli tüm temel işlevlere sahiptir.

Şahıs Şirketi Nedir?

Şahıs şirketi, şahıs olarak çalıştırılan işletmenin resmi vergi mükellefi olmasıdır diyebiliriz.

Hukuki anlamıyla şahıs şirketi, aslında farklı şirket türlerini ifade eder. E-ticaret yapmak içinse, konuşma dilinde şahıs şirketi / şahıs firması / şahıs işletmesi açmak şeklinde kullanırız. Şahıs şirketi kurmanın resmi adı gerçek kişi mükellef kaydıdır.

Şahıs Şirketinin Avantajları Dezavantajları Nelerdir?

Şahıs Şirketinin Avantajları

·Kurulumu kolay ve hızlıdır.

·Ortalama 1-2 iş günü içinde kurulabilir.

·Sermaye zorunluluğu bulunmaz.

·1 kişi tarafından kurulabilir ve işletilebilir.

·Mali müşavir ve muhasebe ücretleri diğer şirket türlerine göre düşüktür.

·Belli bir dilime kadar vergi oranları diğer şirket türlerine göre düşüktür.

·Bürokratik yoğunluğu daha azdır.

·Maliyetleri daha azdır.

·Eğer gerekirse 1 iş günü içinde kapanabilir.

Şahıs Şirketinin Dezavantajları

·Sermaye şirketleriyle karşılaştırıldığında (LTD ve A.Ş); müşteriler, bankalar, kredi kurumları ve diğer şirketler için prestiji daha düşüktür.

·Vergi oranları başta daha avantajlıyken, kâr miktarı arttıkça bu durum değişir.

Sermaye şirketlerinin kurumlar vergisi 2021 yılında sabit %22 iken, şahıs şirketlerinin gelir vergisi değişen net kâr miktarları için %40’a kadar çıkmaktadır.

Şahıs Şirketi Kurarak E-ticaret nasıl yapılır?

Şahıs şirketleri, temel e-ticaret işlevlerinin tamamını yerine getirebilir.

·Amazon, N11, Trendyol, Hepsiburada gibi pazaryerlerinde mağaza açarak ürün satışı yapabilmek için şirket olmanız gerekir. (Gittigidiyor’da zorunlu değil.) Şahıs Şirketi açarak, şirket bilgilerinizle bu pazaryerlerine kolayca kayıt olabilirsiniz.

·Şahıs şirketleri sanal pos kullanabilir.

·Bu sayede kredi kartı ile satış yapabilirler.

·Şahıs şirketleri normal fatura ve e-fatura kesebilir.

·Eğer gerekirse, şehirlerinin ticaret odalarına kaydolabilir.

·Şahıs şirketleri, bankacılık ve borsa alanları dışında, e-ticaret / e-satış dâhil tüm sektörlerde faaliyet gösterebilir.

Şahıs Şirketi Kurmak için Mali Müşavir Tutmak Gerekir mi?

Şahıs şirketi kurmak için mali müşavir tutmak zorunda değilsiniz, ancak kuruluştan sonraki pek çok muhasebe işlemi için tutmanız önerilir.

Şahıs Şirketi Nasıl Kurulur ve Açılır?

2019 yılı itibariyle, şahıs şirketi kurmak için tüm işlemleri e-devlet üzerinden çevrimiçi / online yapabilirsiniz. Veya en yakın vergi dairesine gidip hızlıca kaydolabilirsiniz.

Kuruluş işlemlerini de mali müşavir aracılığıyla yapmak isterseniz, müşavirle anlaşma yapmalı ve ona vekâletname vermelisiniz.

·Şahıs Şirketini (E-devlette) Online Olarak Kurma

1. İş yeri adresinizi belirleyin.

Adresiniz; dükkân, ofis, sanal ofis ya da home office / ev adresi olabilir. İş adresinizi gösteren kira sözleşmesi ya da tapu fotokopinizi hazırlayın.

2. Kuruluş işlemlerini yürütebilmesi için, size en yakın noterden mali müşavir vekâletnamesi çıkarın. (Eğer mali müşavir aracılığıyla yapacaksanız / Koronavirüs salgını nedeniyle daha sonra da çıkarabilirsiniz.)

3. Devletin resmi İnteraktif Vergi Dairesi’ne kayıt olun.

4. Kayıt işlemi sırasında paylaşılan taahhütnameleri dikkatlice okuyun ve şifrenizi oluşturun.

5. Vergi levhanızı çıkarmak için site sizi yönlendirecek ve kayıt bildirim işlemi tamamlanmış olacaktır.

6. Bildirimden sonraki ortalama 1 iş günü içinde işletme adresinize yoklama için gelinecektir. Bu zaman, önceden SMS ile bildirilir.

7. Yoklama sonrası başvurunuzun onaylanmasıyla resmi şirket kaydınız oluşturulmuş demektir.

8. Ardından faturalarınızı bastırıp satış yapmaya başlayabilirsiniz!

·Vergi Dairesine Giderek Şahıs Şirketi Kurma

Genelde çevrimiçi kuruluştan önce tercih edilen şahıs şirketi kurma şeklidir. (Koronavirüs salgını azalana kadar bu yöntem önerilmiyor.)

1. İş yeri adresinizi belirleyin.

Adresiniz; yine dükkân, ofis, sanal ofis ya da home office / ev adresi olabilir. Kira sözleşmesi veya konut size aitse tapu fotokopisini yanınızda bulundurun.

2. Kuruluş işlemlerini yürütebilmesi için, noterden mali müşavir vekâletnamesi çıkarın. (Eğer mali müşavir aracılığıyla yapacaksanız / Koronavirüs salgını nedeniyle daha sonra da çıkarabilirsiniz.)

3. Size en yakın vergi dairesine nüfus cüzdanınızla beraber gidip Şahıs Şirketi Kurma / Şahıs Firması Kurma / Şahıs İşletmesi Açma ya da Gerçek Kişi Mükellef Kaydı Yaptırma işlemi için geldiğinizi belirtin.

4. Kaydınızı yaptırdıktan ortalama 1 iş günü sonra, vergi dairesince görevli kişiler iş adresinizi ziyaret edecektir.

5. Yoklama sonrası başvurunuzun onaylanmasıyla resmi şirket kaydınız oluşturulmuş demektir.

6. Ardından faturalarınızı bastırıp satış yapmaya başlayabilirsiniz!

Not: Şahıs şirketi kurarken ticaret odasına başvurmak zorunda değilsiniz. Eğer ileride gerekirse, şehrinizin bağlı olduğu ticaret odasına kayıt olmalısınız. İstenen belgelerin çoğunluğu aynı olmakla birlikte, şehirden şehre değişebilir. Örneğin İstanbul için İTO’nun Gerçek Kişi Kayıt İşlemi (Şahıs Firması) sayfasına, İzmir için İZTO’nun Şahıs İşletmeleri sayfasına bakabilirsiniz.

Şahıs Şirketi Kurmak için Gerekli Belgeler / Evraklar 2021

Şahıs şirketi kurmak için gerekli belgeler sadece 2 tanedir:

· Kira kontratı ya da tapu fotokopisi

· Nüfus cüzdanı

Eğer mali müşavirle çalışacaksanız:

· Mali müşavir vekâleti ve

· İmza beyannamesi

Şahıs Şirketi Vergi Dilimleri 2021

Şahıs şirketleri, Türk Ticaret Kanununa göre gelir vergisine tabidir.

2021 yılı Şahıs Şirketleri gelir vergisi dilimi ve vergi oranlarıysa şöyledir:

§  22.000 TL’ye kadar: %15

§  49.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.300 TL, fazlası: %20

§  120.000 TL’nin 49.000 TL’si için 8.700 TL, (ücret gelirlerinde 180.000 TL’nin 49.000 TL’si için 8.700 TL), fazlası: %27

§  600.000 TL’nin 120.000 TL’si için 27.870 TL, (ücret gelirlerinde 600.000 TL’nin 180.000 TL’si için 44.070 TL), fazlası: %35

§  600.000 TL’den fazlasının 600.000 TL’si için 195.870 TL, (ücret gelirlerinde 600.000 TL’den fazlasının 600.000TL’si için 191.070 TL) fazlası: %40

Şahıs Şirketi Kurma Maliyeti 2021

·İmza beyannamesi: 100 TL

·Mali Müşavir Vekâleti: 150 TL

·Şirket Kuruluş Servis Bedeli:  250 TL

·Vergi Dairesi Sözleşme Damga Vergileri: 50 TL

Şahıs şirketi kurma maliyeti, yaklaşık 550 TL – 600 TL aralığındadır.

Şahıs Şirketi Giderleri / Masrafları 2021

Belgeler

·Fatura, irsaliye, gider makbuzu basımı

·Kaşe

Stopaj

·Kiracıysanız, kiranın %25’i stopaj bedelidir. 3 ayda bir toplu olarak ödenir.

·Tapu sahibi veya sanal ofis kullanıcıysanız stopaj ödemezsiniz.

Beyannameler

·Aylık KDV beyannamesi

·3 ayda bir muhtasar beyannamesi

·3 ayda bir Geçici Vergi beyannamesi

Muhasebe

·2021 yılı mali müşavir (muhasebeci / SMM) ücretleri ilden ile değişir.

·Defter tasdik ettirme yükümlülüğü, 2019’dan itibaren kaldırılmıştır.

·Yazar kasa (gerekirse)

·Ticaret odasına kayıt (gerekirse)

Stok Kontrol Yöntemleri

stok kontrol yöntemleri

Stok kontrol yönetimi, sağlıklı bir ticari faaliyet işleyişi için büyük önem taşıyan adımlardan biridir. Yeterli miktarda ürün stoklamak, bunun devamlılığını sağlamak, stokların giriş – çıkışlarını yönetmek, saklanma ve taşınma koşullarını ideal bir seviyede tutmak, stok kayıtlarını doğru bir şekilde tutmak gibi hassas aşamaları vardır. Ürün sayısı arttıkça hassasiyet de artar.

E-ticaret yaparken stoklarınızı kontrol edebileceğiniz bir sisteminiz olmalıdır. Küçük veya orta ölçekte bir firma bile olsanız,  stokları manuel olarak kontrol etmek pek çok soruna yol açacaktır. Stokları satış verilinizle karşılaştırmalı, ne miktarda tutup ne kadar artırabileceğinizi öngörebilmelisiniz.

Bu yazımızda sizler için e-ticarette stok kontrolü nasıl yapılır; malzeme kontrolü nedir, güvenlik stoğu nedir, stok kontrolü nedir, envanter kontrolü nedir ve satışlarla ilişkisi nasıldır, ideal stok yönetimi nasıl yapılır sorularını yanıtladık.

E-ticarette stok kontrol yöntemleri nelerdir?

E-satış yapan firmalar, eğer dropshipping yapıyorlarsa depo-stok yönetimine ihtiyaç duymazlar, yine de tedarikçi firmayla beraber stok takibini yapmaları gerekir.

Firmalar, e-ticaret yaparken kendi ürünlerini satıyorlarsa stok kontrolü için farklı yöntemleri tercih edebilirler.

Örneğin kendi depolarını tutabilir veya başka bir firmanın deposundan ve stok kontrol yöntemlerinden faydalanabilirler. Kendi yazılımlarını geliştirebilir, stok kontrol yazılımları satın alabilir ya da satışta kullandıkları entegrasyon sistemini stok yönetimi için de kullanabilirler.

Burada 2 yönetim alanı karşımızı çıkar:

* Fiziksel stok kontrolü

* Yazılımsal stok kontrolü

Stok kontrolü / envanter kontrolü, bu iki alanın yönetimidir. Alanların beraber çalışması gerekmekle birlikte kontrol yöntemleri farklılık gösterir. Stok yönetimi, satışları doğrudan etkileyecektir. Kimi zaman satışın yönünü de değiştirebilir. Aşağıdaki rehberimizde yöntemlerin ve satışın sağlıklı işleyişi için neler yapılması gerektiğini bulabilirsiniz.

Ücretsiz Pazaryeri Entegrasyon

1. Fiziksel Stok Kontrol Yöntemleri

Fiziksel Stok Kontrol Yontemleri

·Depo lokasyonunuzu belirleyin

E-ticaret için en önemli noktalardan biri, Türkiye’nin her yerine (hatta gerekirse yurtdışına) kargo gönderimi yapabileceğiniz bir deponuzun olmasıdır. Başta sadece belli bir bölgeye gönderim yapsanız bile satışların büyüyebileceğini göz önünde bulundurarak konum seçimi yapabilirsiniz.

Bir lojistik firmasının deposuyla anlaştınız diyelim, firmanın muhtemelen ana depo ve bölge depoları olacaktır. Satış yoğunluğunuza göre kargo süresi ve maliyetini azaltmak için ürünlerin bir kısmını bölge depolarda da tutabilirsiniz.

·Ürün yapısına göre deponuzu seçin

Ürünlerinizi kendi deponuzda veya depo faaliyetleri yürüten başka bir firmanın deposunda stoklayabilirsiniz.  Soğuk zincir ürünleri satıyorsanız sıcaklıkları ayarlanabilen depolar seçmelisiniz. Değilse; ürünlerin etiketlenme, kolilenme, taşınma, sayılma işlemlerinin zorlanmadan yapılabileceği alanlar tercih etmelisiniz.

Ürünleriniz soğuk zincire dahil olmasa bile deponun havalandırılması, ışık alıp almaması, ürünlerin bekleme konumları gibi etmenler önemlidir. Bu etmenlerin, zaman içinde ürünlere mümkün olan en az yıpranma payına neden olmaları gerekir.

·Elleçleme işlemlerinizi düzenli olarak uygulayın

Elleçleme; ürünlerin kutulanıp, kolilenip, etiketlenmesi ve satışa hazır stoklara dönüştürülmesidir. Tedarikçiden temin edilen ürünler dökme halde, toplu olarak gelebilir. Bunlar ham stoklardır. Ham stokların belli bir kısmı ayrılır ve elleçlenmiş şekilde depolanır.

Elleçleme işlemi için düzenli olarak malzeme kontrolü yapılmalıdır. Yeterli kutu, koli, etiket var mı, bu malzemeler üzerinde yenilenmesi gereken bir bilgi var mı, kontrol edilmelidir.

·İlk giren ilk çıkar (FIFO) prensibini uygulayın

Eğer son kullanma tarihi olan bir envanteriniz varsa FIFO (First In First Out) prensibini uygulamak zorunludur. Deponuza önce giren ürünlerin çok büyük ihtimalle son tüketim tarihleri de daha önce olacaktır.

Ürünlerinizin son kullanma tarihi olmasa bile yıpranma payı unutulmamalıdır. Kutularda bekleyen, satışa hazır ürünler herhangi bir müdehale olmasa da zaman içinde yıpranabilir. Bu yüzden ilk giren ürünlerin elleçlenip satışta ilk çıkarılacak ürünler olmaları gerekir.

·Hasarlı ve tarihi geçmiş ürünleri belirleyin

Stoktaki ürünlerinizin düzenli olarak fiziksel kontrolleri yapılmalıdır. Kontroller sonrasında hasarlı olanlar ayrılmalıdır. Hasarlı ürünler, eğer kutu değişimi gibi bir işlemle düzeltilemiyorsa hasarlı stok olarak kaydedilmeli ve satış stoğundan çıkarılmalıdır. Bu ürünler promosyon olarak dağıtılabilir.

Ürünlerin LOT numaraları son tüketim tarihlerini belirtir ve LOT numaralarına göre çıkış yapılması gerekir. Bu, çoğunlukla FIFO prensibine uyacaktır. Bazense daha önce tedarik edilen ürünlerin LOT numaraları daha geç bir tarihi gösterebilir. Bu duruma dikkat etmek gerekir.

Kontrollere rağmen kullanım tarihi geçmiş ürünler çıkabilir. Bunlar da satış stoğundan ayrılmalıdır. Tüketim tarihi yaklaşan bir ürün de promosyon olarak gönderilebilir.

·Stok sayımınızı düzenli olarak yapın

Fiziksel stok sayımı, stok kontrolünün en gerekli adımlarından biridir. Stok sayınız çok fazlaysa tabii ki bu sürekli yapılacak bir işlem olamaz. Bu nedenle belirli periyotlarla; örneğin ayda bir, 6 ayda bir, yılda bir gibi stok sayımı yapılabilir.

Geniş bir envantere sahipseniz, ürün bazlı satış grafiklerine göre tüm stokları saymak yerine bölüm bölüm sayım işlemini yapabilirsiniz.

Eğer bir stok entegrasyon sistemi kullanıyorsanız, bu süreci çok daha zahmetsiz ve profesyonel olarak yürütebilirsiniz.

2. Yazılımsal Stok Kontrol Yöntemleri

Yazilimsal Stok Kontrol Yontemleri

·Stok kontrol program veya yazılımları kullanın

Fiziksel stok kontrol yöntemlerinde saydığımız her adım, bir yazılımla desteklenmediği sürece yetersiz kalacaktır. Satış ve stok yönetimi için ikisinin beraber yapılması gerekir.

Satış kaydı tutarken ve elinizde ne kadar stok bulundurmanız gerektiğini hesaplarken, ürün entegrasyonu gibi bir program desteği almalısınız. Aksi takdirde, her seferinde fiziksel sayım yapamayacağınız için kalan stoğu yanlış hesaplayabilirsiniz. Bu da satış yönetiminde birçok hataya ve bölge satışlarınızı karşılayamamanıza neden olabilir.

Satış yapmaya başlamadan önce stok durumunuzu elektronik bir sisteme girmeli ve takip eden süreçler boyunca bu sistem üzerinden yönetebilmelisiniz.

·Dönemsel stok seviyenizi belirleyin

Satışlarınızla beraber değerlendirerek dönemsel stok seviyeleri hesaplamalısınız. Depoda bulundurmanız gereken aylık minimum stok miktarı ve yıllık maksimum stok seviyesini belirlemelisiniz.

Eğer bir ürünü 1 ayda tedarik edebiliyorsanız, deponuzda bulundurmanız gereken minimum ürün miktarı ortalama 1 aylık satışınız kadardır. Bu miktara emniyet stoğu da denir. Tedarik zincirinde gecikme ihtimali varsa miktarı artırabilirsiniz.

·Stok giriş – çıkışlarınızı kontrol edin

Stok girişleri tedarik ve iadelerle gerçekleşir.

Stok çıkışları ise satış, promosyon çıkışı ve ölü stok (hasarlı / SKT’si geçmiş) ayrımı ile.

Tüm giriş-çıkışları takip edebiliyor ve doğru bir şekilde kayıtlarını tutabiliyor olmalısınız.

·Net stok kodları kullanın

Stoklarınızı basit ve net kodlarla kaydetmelisiniz.

Örneğin satışa hazır olmayan A ürününü HAM-A, elleçlenmiş ürünü EL-A, hasarlıları HAS-A gibi kodlayabilirsiniz.

·Stok yenileme periyotları belirleyin

Bu bölüm satış yönetimiyle beraber yapılmalıdır. Satış büyüklüklerinize göre deponuzda bulundurmanız gereken ürün çeşidi ve miktarını hesaplayabilmelisiniz.

E-ticarette Stok Kontrol Yönetimi ve Satışlar

E-ticaret stok ve satış yönetiminde ilk adım, tedarik edilecek stok miktarını belirlemektir. İlk seferinde henüz satış grafiğinizin nasıl ilerleyeceğini bilmediğiniz için kontrollü alım yapılmalıdır.

İlerleyen zamanlarda alınması gereken stok miktarını toplanan datalara göre belirlersiniz.

Yaptığınız satış ve sipariş analizleri, bölgesel satış grafikleri, sıcak satış zamanları; en çok alım yapan müşteri, bölge, ürün çeşidi gibi bilgileri toplamalı, analiz etmeli ve raporlamalısınız. Bu size takip etmeniz gereken satış haritanızı çıkaracak ve yeni stratejiler geliştirmenizi sağlayacaktır.

Satış hacminiz arttıkça minimum stok seviyenizi de artırabilir, ürün çeşidinizi geliştirebilirsiniz.

Nesatılır.com, ücretsiz pazaryeri entegrasyon hizmeti ile size büyük bir avantaj sağlar!

Ücretsiz Pazaryeri Entegrasyon

– Nesatılır.com pazaryeri entegrasyonu sayesinde tüm stok, satış ve sipariş sürecini tek bir panel üzerinden yönetebilirsiniz.

– Hangi bölgeye ne kadar gönderildi, satış frekanslarına göre elinizde bulundurmanız gereken minimum stok miktarı nedir, hangi barkod numaralı (MPN GTIN kodlu) ürünler satıldı ve yeni stok görünümü nedir, 1 ay sonunda tahmini stok sayınız ne olacak gibi pek çok çalışmayı entegrasyon verilerinizle yapabilirsiniz.

– Sadece Nesatılır pazaryeri entegrasyonun sunduğu özel satış analizleri ve grafiklerine ulaşabilirsiniz.

– Ürün, bölge, müşteri; ay, gün, hatta saat bazlı satış frekanslarını takip edebilirsiniz.

– Tamamen ücretsiz olan entegrasyon üyeliği ile stok kontrol maliyetlerinizi düşürebilirsiniz.

Siz de ücretsiz pazaryeri entegrasyonuna kaydolarak Nesatılır.com’un sağladığı birçok avantajdan faydalanabilirsiniz!

E-Ticaret ve Koronavirüs

Bu yazımızda sizlerle E-ticaret işiniz için koronavirüs ile ilgili olumsuz durumlarla nasıl başa çıkacağınız ve bu konuda izleyeceğiniz yol hakkında ipuçlarını paylaştık.

Koronavirüs nedir?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığından SARS-CoV gibi daha ciddi hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir.

Enfeksiyon belirtileri arasında solunum semptomları, ateş, öksürük ve solunum güçlüğü bulunur. Daha ciddi vakalarda pnömoniye (zatürre), ciddi akut solunum sendromuna, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme neden olabilir.

Koranavirüs ve küresel bazda etkileri

Şimdiye kadar koronavirüsün (küresel) e-ticaret için birçok etkisi olmuştur . Çin’deki bölgeler karantinaya alındığı için ulaşım yolları kesintiye uğramıştır. Depolarda çalışan birçok personel çalışamamıştır. Fabrika kapanışları, sevkiyat kısıtlamaları ile ürünler üzerinde önemli gecikmeler rapor edilmiştir.

Çin’deki üreticilere bağımlı olan birçok satıcı, tedarik zincirleri, pazar sıralamaları ve kârlılıklar üzerindeki koronavirüs etkilerini şimdiden hissetti. Bazı e-ticaret işletmelerinde stoklar ve yeniden stoklamada zorluklar yaşanmıştır. Tüketiciler ise yüksek fiyatlar ve ürün sıkıntısı ile karşı karşıya kaldı.

İnsanların sokakta dışarı çıkma korkusu nedeniyle belirli bir süre mağazaların kapanmasıyla birlikte talep çevrimiçi hale geldi. Salgın, belirli ürünler için daha büyük bir talebi tetikledi . Tüketiciler, tıbbi maskeler, dezenfektanlar, hava temizleme malzemeleri, koruyucu eldivenler ve ilgili ürünleri stoklayarak kendilerini korumaya çalışıyorlar.

E-ticaret satıcıları koronavirüs etkisini azaltmak için ne yapabilir?

E-ticaret satıcıları, virüsün yol açabileceği olası problemlere karşı kendilerini korumak için mümkün olan her önlemi almalıdır, örneğin durumu izlemek ve kendi beklentilerini yönetmek.

Koronavirüs salgınının işletmeniz için ne kadar ciddi olduğuna bağlı olarak, 2020 bütçenizi, hedeflerinizi gözden geçirmeyi ve tahminlerinizi ayarlamayı düşünebilirsiniz. Ulaşılması imkansız hale gelen hedefleri takip etmek bu aşamada doğru değil. Bu, kaynak israfına neden olabilir.

Aşağıda bunun için  nelere dikkat etmeniz gerektiğinin bir özeti verilmiştir.

Tedarik zincirinizi kontrol altında tutun

Coronavirüs endüstrilerdeki tedarik zincirleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Dolaylı olarak tedarikçilerin büyük müşterilerden gelen siparişlere öncelik vermesi gerekebilir. Bu, e- ticaret platformlarındaki küçük ve orta ölçekli  satıcıların sıranın sonuna itileceği ve daha uzun teslimat süreleri ile karşı karşıya kaldıkları anlamına gelir .

Durumu güvenilir haber kaynakları ve doğrudan tedarikçileriniz aracılığıyla izlemek çok önemlidir. Düzenlemeler hakkında (ulusal ve yerel olarak) güncel kalın. Siparişlerinizi ve gönderilerinizi de yakından takip edin.

Tedarikçilerinizle olan ilişkilerinizi güçlendirdiğinizden emin olun. Onlardan alacağınız bilgiler tedarik  akışını korumanıza yardımcı olur. Beklenmedik sürprizler karşısında, tedarik kaynaklarınızla açık bir şekilde konuşmalı  ve sınırlamalar konusunda işbirlik içinde olmayı onlara teşvik etmelisiniz.

Tedarik tabanınızı çeşitlendirmeye ve özellikle Çin ana kaynağınızsa ek tedarikçiler aramaya özen göstermelisiniz. Hindistan, Vietnam, gibi ülkelerden ürünlerinizi tedarik etmeyi düşünebilirsiniz.

Çinli olmayan tedarikçiler ararken alternatif kaynak piyasalarının Çin gibi tüm ürün kategorilerini üretemeyebileceğini unutmayın. Bununla birlikte, belirli kategorilerde bu ülkeler rekabetçi olabilir, bu nedenle bu kategorileri uzun vadede işletmeniz için kaynak oluşturmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, Hindistan ev ürünleri, çevre dostu ürünler, pamuk bazlı tekstil ve kumaş, giyim, deri ve benzeri konularda uzmanlaşmıştır.

Kalite kontrolüne daha fazla dikkat edin

Çinli tedarikçilerle çalışıyorsanız, bazı çalışanlar hastalık nedeniyle fabrikaya geri dönmeyebilir. Bu, tedarikçinizin daha az personel nedeniyle üretimde birikmiş işler ile çalışıyor olabileceği anlamına gelir. Sonuç olarak, bu koşullarla başa çıkmak için, bazı tedarikçiler kalite konusunda köşeye sıkışmış olabilirler. Bu nedenle, kalite kontrolünüzü kontrol altında tutmanız önemlidir.

Envanterinizi güven altına alın

Sevkiyat gecikmeleri, koronavirüs gibi salgınların bir parçasıdır. Bu nedenle, siparişlerinizi planlamak için ekstra özen gösterin. Güvende hissetmek için normalden daha büyük bir miktar satın alım düşünebilirsiniz.

Envanterinizin bitebileceğini tahmin ediyorsanız, satışlarınızı yavaşlatmak için promosyonlarınızı ve fiyatlandırmanızı ayarlayın. Aynı zamanda, mevcut envanterden (etik bir şekilde) karınızı nasıl en üst düzeye çıkarabileceğinizi düşünün.

Sonuç olarak: sakin kalmalı ve devam etmelisiniz

Farklı senaryolara hazırlanın, bu durumla alakalı son güncellemeleri takip edin ve bu durumdan en iyi şekilde yararlanın. Rakiplerinizin aynı şeyleri yaşadığını unutmayın: bu gerçeği empati için kullanabilir, aynı zamanda beklenmedik fırsatlara karşı tetikte de olabilirsiniz.

Türkiye Pazaryerlerinde Satılacak Ürünlerde Rakip Yorum Sayısı Analizi

urun seciminde yorum sayisinin etkisi

Ürünlerin değerlendirilmesindeki tercihim, kişisel fikirlerimizi bir kenara bırakarak tamamen istatistikler üzerinden ilerlemek.

Şimdiye kadar tekrar tekrar uyguladığımız ve her seferinde başarılı olduğumuz taktik, talep olan bir kategoride satan ürünleri tespit etmek ve bu satıcıların yaptığı her şeyi (ürünü, listeyi, resimleri, yıldız ortalamasını, içeriği, dış trafiği vb..) onlardan daha iyi yaparak ürün trafiğini kendimize yöneltmek.

Unutmayalım arkadaşlar ürün seçimindeki kriterler birbirinden bağımsız olarak düşünülemez, bir ürün grubunda yorum sayısı çok ideal ancak satıcı dominasyonu çok olması durumunda gene bizim için ideal bir ürün grubu olmayabilir.

Review (Yorum) Sayısı

Yorumlar sizin listenizde iddaa ettiğiniz özelliklerin ve ürünün kendisinin kullanıcılar tarafından değerlendirilmesidir.

yorum sayisi analizi

Konuların iyi anlaşılması için çarpıcı örnekler kullanmaya gayret edeceğim. Yukarıda satışın yüksek olduğu ürün gruplarından Diş Fırçaları sonuçlarını görüyorsunuz. Bu kategorideki ürünlerin bilinen markalar olmasının yanı sıra (marka etkisini aşağıda işleyeceğiz) aynı zamanda yüksek yorum sayılarına sahipler. Kendi markamı satmayı hedeflediğim bir senaryoda, rakip ürünlerin yorumlarının çok yüksek olması, benim ürünüm kaliteli ve fiyat olarak avantajlı olsa bile müşterilerin rakip ürünlere daha fazla güven duyacağı ve dönüşüm oranımı kötü etkileyeceği anlamına gelecektir.

Bir ya da bir kaç ürünün yüksek yorumlu olması o ürün grubunda satış yapamayacağımız anlamına gelmez. Ancak böyle bir durumda yorum sayısına ulaşamayacağımız rakipleri analizimizin dışında bırakmamız daha doğru olacaktır,

Örneğin incelediğimiz ürün grubundaki dağılımın aşağıdaki gibi olduğunu düşünelim:

urun grubu dagilimi

İlk iki ürünün yorum sayısının yüksek olduğu için hemen bu ürün grubunu incelemeyi bırakmamıza gerek yok, ancak hesaplamalarımızı yaparken, ilk iki ürünü analizimizin dışında bırakarak, yeşil bölgedeki satışların analizini ve bu bölgeye girmek için ne kadar yoruma ihtiyacımız olduğunu inceleyeceğiz.

Tüm bunlara ek olarak ürün gruplarında müşterilerin yoruma verdikleri değer değişebilir. Örneğin basit, düşük fiyatlı ürünlerde satıcılar fiyatı ön planda tutarken, daha yüksek fiyatlı ya da kullanım alanının önemli olduğu ürün gruplarında yoruma daha çok önem verilebilir. Aşağıda NeSatilir’ın Top 100 analizinden yorumun dönüşüm oranları üzerindeki etkisini ve Cep Telefonu kategorisindeki dağılımı görebilirsiniz. E-ticareti ciddiye alıyorsanız ürün seçiminde rol oynayan diğer kriterleri incelediğimiz linkteki yazıyı mutlaka okumanızı öneririm.

satis donusum orani yorum degisimi

top 100 satis ve ciro dagilimi

Müşterilerin E-Ticaret Mağazanızdan Ayrılmasının Nedenleri

Bu yazımızda, müşterilerin satın alma işlemi yapmadan e-ticaret mağazalarından ayrılmasının nedenlerini tartışacağız. Müşterilerinizin deneyimlerini iyileştirmek ve daha fazla satış yapmak için bazı çözümler önereceğiz.

Ücretli Kargo ve Kargolama Süresinin Uzunluğu

Ücretsiz gönderim e-ticaret için altın kural olmuştur ( 10 tüketiciden 9’u, internet üzerinden alışveriş yaparken ücretsiz gönderimin bir numaralı değerlendirme kriteri olduğunu söylüyor ). Ücretsiz gönderimin müşteriler üzerinde psikolojik etkisini ele aldığımızda alışveriş tutarlarında belli bir eşik atlamalarına motive eden bir unsur olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Müşteriler ayrıca  ürünün kargolanma hızını göz önünde bulunduruyor ve siparişlerinin hızlı teslim edilmesini istiyorlar. Bu yüzden gün içinde gönderim veya aynı gün gönderim teklifinin, müşteriler için büyük bir teşvik olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.

Yeterli ürün detayını veya fotoğrafı göstermiyorsunuz

Araştırmalara göre, alışveriş yapanların yaklaşık üçte ikisi alışveriş sepetlerini terk ediyor çünkü “sadece göz atıyor”. Bunun sebebi müşterilerin satın alacakları ürün hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları olabilir.

Müşterilerinizin e-ticaret mağazanızdaki ürünler hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarına emin olmak için açıklayıcı ama kesin kelimeler ve resimler kullanmanız gerekir.

Bir ürün farklı renklerde veya varyasyonlarda geliyorsa, her seçeneğin fotoğrafını ekleyin. Günümüzde kameralar ve görüntü düzenleme teknolojisindeki tüm ilerlemelerle, stüdyo kalitesinde fotoğraflar elde etmek için profesyonel bir fotoğrafçı tutmanıza gerek yok.

Ürün açıklamasında olabildiğince çok ayrıntı verin. Ölçümleri, malzemeleri, dayanıklılığı, orijini gibi özel özellikleri listeleyin.

Karmaşık Ödeme Sistemi

Müşteriler, ödeme aşamasına geldiklerinde açıklayıcı ve güven verici bir sayfa ile karşılaşmak istiyorlar. Ancak ödeme sistemi, ne kadar karmaşık unsurlara sahipse o kadar güvensiz bir hava yaratıyor. Bu durum site tasarımı ile de ilgili olduğu için e-ticaret web sitesini basit ve açıklayıcı tutmak, sepet terk etme oranını düşürmek için önemli bir yere sahip oluyor.

Ödeme sistemi ile ilgili ayrıntıları, pazaryerindeki mağazanızda ya da web sitenizde müşterilerinize sunmak gerekiyor. Bu şekilde akıllarda soru işareti kalmadan alışverişin tamamlanması daha olası bir seçenek oluyor.